AYNA AYNA SÖYLE BANA

İlk köşe yazımızın başlığı “ilk yarı karnesi” olduğuna göre

Sezon sonuna da bir “yıl sonu karnesi” yakışırdı elbet.

Fırsat olmadı.

Sınıfın tamamı başka okullara nakil oldu.

Karneler de elimizde kaldı.

Veremedik.

Şaka bir yana,

Geçen yılın çaylak seyircisi idik.

Oyuncularımıza gönülden bağlandık.

Sezon sonu acı gerçekler ile yüzleştik.

Yuvadan uçup gitti hepsi.

Taraftarın sevgisi gönülden.

Oyuncular için ise basketbol ekmek kapısı.

Yadırganacak bir şey yok.

*******

Yıl boyu oyuncularımızı yazdık çizdik.

Ve teknik kadromuzu.

Şimdi narsizm zamanı.

NBA deyimi ile çaylak oyuncudan,

Basketbolde ilk yılını tamamlayan taraftardan bahsetme zamanı.

Çaylak sezonunun acemiliklerini bir yana not etmekle beraber,

Sınıfını geçti taraftar.

Hem de nasıl geçmek.

Basketbol camiasının büyük kısmının ittifakı ile yılın taraftarı seçilerek.

Playoff uğruna akıl almaz çirkinlikler ve nahoş organizasyonlar yapan, ceplerine harçlık koymak dahil her türlü maddi imkanı sağladığı halde Edirne’ye sadece seksen taraftar getirebilen Banvit’e karşılık Bandırma’daki iki maça Olin Edirne taraftarları yaklaşık beşyüzer kişi ile akın etti.

Son Banvit maçından molalardaki, feribotlardaki şarkılara, marşlara, tezahüratlara tanık olanların Olin’in elendiğini öğrendiklerinde suratlarında oluşan şaşkınlığa gülümseyerek döndü taraftar…

Evet sayısal açısından Beko tarihine ilkleri yazdırdık.

Rakip kulüp yöneticileri salonlarında bu yoğunlukta rakip taraftar görmediklerini ifade ettiler.

Bir ya da iki otobüs ile gidilen maçlarda bile rakip seyirciyi susturmayı başardık.

Nicelik böylesi idi.

Ya nitelik ?

Farkı yaratan asıl oydu işte !

Deplasmanlara yaşlısı, çoluğu çocuğu ile ailece giden böyle bir taraftar profili yoktu ülkemizde geçtiğimiz sezona kadar. Hiç olmamıştı !

Bu taraftar profilini basketbolün duayeni Yalçın Granit üstat bile iki kez köşesine konuk etti. Deplasmanlara giden bayan taraftarlarımızdan, genç kızlarımızdan sitayiş ile söz ederek teşekkür etti.

O taraftar ki elli kişi ile Erdemir deplasmanını bayram yerine çevirdi. Aliağa’lıları kendilerine hayran bıraktı. Her deplasmanda rakip takımı alkışladı. Hemen herkesin takdirini kazandı.

Bu arada atlamadan. Her gittiği deplasman kentinin tadını çıkarmasını da bildi !

Bu deplasman kahramanları kimler mi ? Hay hay.

Soyisimlerini veremeyeceğim yalnız saymaya çalışırken. Tanıyan tanıyor onları zaten!

Aslan payı elbette “Mimar Sinan’da Küfüre Hayır” gurubundan Tacettin ve Dilek çiftinin. Araç temininden, afiş basımı ve dağıtımına, deplasman turlarının satışından turların düzenine kadar başkomutanımız Tacettin arkadaşımız ve yaveri Dilek Hanım idi. Bendeniz ise naçizane deplasman turlarının facebook ve yazılı basın yolu ile tanıtımı ve duyurulmasında katkı sağlamaya çalıştım.

Ve küfüre hayır grubunun yönetici kadrosundan Çağatay, Aslı, Zehra, Fatih, Sercan, Kaan, Serenat, Cihan, Sercan, Emine, Erhan, Özlem, Berker, Özkan, İlteber, Melis, Tamer Yılmaz, Atahan, Berk, Ertuğrul, Serap, Güney ve grubun diğer çilekeş müdavimleri (Genç 22’liler basketbol tayfasının hemen hepsi aynı zamanda bu grubun da üyesi olduklarından onları ayrıca belirtmiyorum) Pelin, Selin, Murat Can, Yasin, Ekrem, Erkan, Ercan, Serhat, Ömür, Berker, Emir, Mahir, Hakan, Zerrin, Serhan, Sertaç, Barlas, Ayşen, Şükrü, Seher, Namık, Kadir Ozan, Semih, Bilge, Duru, Egemen, Levent, Ayça, Önder, Bahar, Murat, Birgül, Umut, Muzaffer, ‘Büyücü’ Firuzan Teyze, ….……. makaleyi yazarken aklıma gelmeyip düzeltirken hatırlayıp ekleyeceklerim, isimlerini bilmeyip yüzleri ezberimde olanlar ve burada sayamayacağım diğer tüm kahramanlar.

Bu kahramanların kimisi pankartları sırtladı, kimi forma sattı, kimi muavinlik yapıp çay dağıttı. Ama her biri Olin Edirne’nin oluşturduğu o güzel deplasman renginin katmanlarından biri oldu. Arkadaş oldular. Paylaştılar. Birlikte sevinip, beraber eğlendiler. Çok çok çok büyük bir aile oldular.

********

İşte bu şampiyon taraftar, sezon sonrası bir aylık süreçte yaşananlara kahroldu.

Olin Edirne başantrönörü Gökhan Taştimur’un tek bir lafı ile sezonun başlamasına üç ay ve takımın kadrosunda bir evet evet sadece bir oyuncu varken koşup şu yazının yazıldığı an itibari ile beşyüzotuz kombine bilet satın aldılar!

Hem de geçen senenin kombine bedellerinin nerede ise iki katı fiyata!

Son Söz : Bu şehrin büyük adamları taraftarın onda biri kadar duyarlı olsa acep neler olurdu ?

Yazının dağılmayacağını bilsek Erman Kunter’in kasaba takımı Cholet’nin sponsor sistemini buraya kısaca aktarmak isterdik neler olabileceğini göstermek adına.

Onu da yeni kurulan “Edirne Basketbol Taraftarları Derneği” ile birlikte başka bir yazı konusu yaparız belki.

Şimdilik,

Herkes kalsın sağlıcakla.

Sosyal Ağlarda Paylaş

Share to Google Buzz
Share to Google Plus
Subscribe to Comments RSS Feed in this post

2 Responses

  1. İkinci lig’den çıktığımız sene istanbuldaki final four maçına istanbulda yaşayan ve edirneyle hiç alakası olmayan bir arkadaşımı getirmiştim. Kendisi o gün bugündür Olin Edirnenin taraftarlarına hayran ve istanbuldaki hiçbir maçını kaçırmadı. Umarız iki yıldır yaşadığımız mutluluklar bu yıl da devam eder.

  2. Bir OLİN kombineli taraftar olarak; bütün yazdıklarınıza gönülden katılıyor, durumu bu kadar güzel bir yazıyla özetlediğiniz, aklımızdan geçenleri söylediğiniz için sizi tebrik ediyor benzer yorumlarınızı canıgönülden bekliyoruz .

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*