Bir Hakem Yazısı (11 Farkı Bulalım)

Edirne’nin işgalden kurtuluş yıldönümünde Mimar Sinan Arena’da Türk ve Avrupa Basketbolunun marka isimlerinden Anadolu Efes’i ağırladık…Maç öncesi Edirne’ye gelen az sayıda Efes taraftarı Olin Edirne taraftarları ile buluşup dostluk pekiştirdi.

Salona girdiğimizde ise yoğun !! güvenlik önlemleri ile karşılaştık…Hatta pota arkası tribünü çevreleyen polislerden bazıları kombine bilet sahiplerinin yerine oturuyor, uyarılara rağmen kalkmak istemiyordu.

Gelelim maça…

Aslına bakarsanız Efes’e yenilmek beklediğimiz sonuçtu…Maçın başlamasına az bir süre kala tribünlerdeki boşlukları bu beklentiye ve aynı saatlerde oynanan Edirnespor GK maçına bağlıyorduk ki kısa bir sürede o boşlukların da dolduğunu gördük…

Maça Olin ve özellikle de Art beklediğimizden iyi başlarken, ne yazık ki hakemler  beklediğimizden de kötü başladı…Artsiom Parakhouski’ye henüz 2. dakikada 2 faul çalınmıştı ki ikincisi kesinlikle faul değildi ve verilen basketfaul kararı nedeniyle fazladan 1 sayı yazıldı Efes hanesine…

Oyuna girdikten sonra 3 dakika içinde arka arkaya 4 faul alıp rotasyon dışı kalan ve bir daha oyuna girme şansı da bulamayan Berkay Candan’a çalınan ilk faulde hiç temas yokken düdük geliyor ve Kerem Gönlüm iki atışın birini sayıya çeviriyordu…Fazladan 1 sayı daha…

Berkay’ın üçüncü faulünde ise Lucas’a küçük bir temas var ama bu temasın bırakın dengesini bozmasını, Lucas temasın farkında bile değil…Hiç bir yerde çalınmayacak kadar basit bir faul ve Lucas serbest atışlardan 2 sayı buluyor…

Hele ilk çeyreğin sonunda Efes hücumunun bitmesine 1 saniye kala ve potanın çok çok uzağında Murat Biricik Ratkovica’ya öyle bir faul çalıyordu ki tribünler daha fazla dayanamıyor, “rezalet…rezalet” nidaları yükseliyordu…Bu faul düdüğü de Kerem Tunçeri’nin serbest atıştan bulduğu 2 sayıyla neticelendi.

İkinci periyodun ikinci dakikası yeni dolmuştu ki Murat Biricik’in Parakhouski’ye çaldığı 3. Faul Semih Erden dahil herkesi şaşkına çevirdi…Biricik burada Art’ın dizini çıkardığını işaret ediyordu…Fakat ne salonda ne de ekran başında, üstelik yavaşlatılmış çekimlerde dahi o “çıkan” dizi gören olmadı…

Devrenin bitimine iki dakika kala Semih Erden’in pozisyonunda pota arkası tribün topluca “hatalı yürüme” işareti yaparken, coach Gökhan Taştimur “hatalı yürüme dansı” yla adeta kendini kaybederken orada bulunma sebebi o hatalı yürümeyi görüp düdük çalmak olan hakemler devam diyor ve Semih Erden 2 sayı daha buluyordu…

Son çeyreğin tam yarısında Christos Tapoutos’a çalınan Yücel Çilingir faulünde hiçbir temas yoktu…Hadi bu neyse derken bitime 3.50 kala Parakhouski’nin çembere doğru inişe geçen topuna Semih Erden’in müdahalesinin sayı olması gerektiğini o salondaki herkes çok iyi biliyordu ya sadece 3 kişi görmüyordu ve en görmesi gereken yerdeki kişi yine Yücel Çilingir’di..! Olin bu kararla 2 sayıdan oluyor, itirazlar, şaşkınlıklar arasında hızla hücuma çıkan Efes bir de faul kazanıp 1 sayı da öyle buluyordu…

Bu anlarda inanılmaz bir tepki oluşurken Edirne seyircisinin bu şartlarda taşkınlık yapmaması, kötü tezahüratta bulunmaması takdir edilmeli…Oldukça yoğun şekilde protesto sonrasında Yücel Çilingir Semih Erden’e öyle bir faul çaldı ki tam bir günah çıkarma düdüğüydü bu…

Sonuç olarak son bölümde Sinan Güler’in arka arkaya 3 hücumda 6 sayısı ve her iki Kerem’in serbest atış sayılarıyla Efes 72-66 kazandı…Maç boyunca hiç 6 sayıya çıkmayan fark maç sonunda skorboarddaydı…

Olin Edirne taraftarı her iki takımı alkışlarla, hakemleri ise protestolarla soyunma odalarına gönderirken kaçan galibiyetin burukluğu, hakemlerin kötü yönetimin kızgınlığı ama takımının mücadelesinden duyduğu memnuniyetle, karışık duygular içinde salonu boşalttı.

Yazının içinde koyu yazılı rakamları toplayıp (11) bir takım hesaplar yapmak mümkün elbette… Ama hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini biliyoruz… Sadece yanlış kararların bir maçı nerelerden nerelere götürebileceğini göstermek istedik…

Taraftara gelecek haftalar için umut veren birkaç hususla yazımızı bitirelim…

Öncelikle Christos Tapoutos’un ve Artsiom Parakhouski’nin performansları ve daha da önemlisi arzulu oyunları dikkat çekiciydi…

Seyirci desteği ve baskısı uzun süre sonra yine bir ara “Salon Yıkılacak” hissi yarattı…

Gökhan Taştimur’un kenardaki görünümü, heyecanı, maçı yaşayışı  eski günleri anımsattı…

Sosyal Ağlarda Paylaş

Share to Google Buzz
Share to Google Plus

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*