Doğal Bir Sonuç

 

İki maçta da yenilmiş ve artık yenmesi gereken bir takım ile karşılaştı Olin Edirne.Her yönüyle moral bozucu ve kötü bir maç oldu Olin Edirne için.Hafta içinde edirnebasket.com’da yaptığım analizde de belirttiğim birçok konuyu bugün sahada gördük.

 

Öncelikle belirtilmesi gerek husus yapmaya çalışılan savunmanın bir türlü oturtulamaması.Maça genel bir açıdan bakıldığı zaman; Hacettepe’nin attığı her üçlüğün girdiği ve Olin Edirne’nin ise bugün kötü gününde olduğunu söylenir.Ancak durum öyle değil.Hacettepe Üniversitesi Olin Edirne’ye ilk periyot 30 sayı olmak üzere tam 81 sayı attı.Bunun sadece 27 sayısı üç sayı atışlardan geldi.Diğer tüm sayılar pota altından,özellikle Glover’dan geldi.Yani sadece dış şutlar değil pota altı savunması da çok kötüydü bu akşam.Özellikle Parakhouski hücumda etkili olsa da savunma da yokları oynadı.Boy olarak üstün olduğu rakipleri karşısında savunmada bir türlü konsantrasyon olamadı ve Glover karşısında kötü bir oyun sergiledi.Savunmadan devam edersek,bugün sadece Parakhouski değil David Jelinek ve Mehmet Yağmur’da istediklerini yapamadılar.Özellikle belirttiğim Eldbridge ve Glover ikili oyunlarına özellikle ilk yarıda bir türlü çözüm üretemedi Olin Edirne.İlk çeyrekte yenilen 30 sayının büyük bir bölümü pota altında boşboş olan veya Eldbridge’nin içeriye penetreleri sonucu geldi.Berkay Candan aldığı kısa süre içerisinde ise hiç varlık gösteremedi.Özellikle Gökhan Taştimur onu savunmada gereken sertliği göstermesi için oyuna alsa da o da çare olamadı.

Savunmada daha söylenmesi gereken çok şey olsa da bunun genel ve tek bir nedeni ne diye düşünürsek,Olin Edirne’nin rakibini küçümsemesi ve yeterince rakibe saygı göstermemesi diyebiliriz.Geçen hafta Anadolu Efes karşısında fark yiyen bir Hacettepe izlemiştik.Her yönüyle dikkate alınmaması gereken bir maçtı.Oysa Hacettepe Türkiye Kupasında iki galibiyet alarak son 8′e kalmış bir takımdı.Basit bir galibiyet olmayacağını bilmesi gerekiyordu Olin Edirne’nin nitekim bunun sonucunda da farklı bir şekilde mağlup oldu.Zaten sayı atmakta sıkıntı çeken bir takım olarak,savunma da iyi yapılmaz ise bu tür sonuçlarda doğal olacaktır.”Savunma takımı” dediğimiz olgunun da bu tür bir riski olduğunu da unutmamak gerekiyor.Eğer o gün karşınızda iyi bir savunma var ise ve serbest atışlarda da gününüzde değilseniz farklı mağlubiyet kaçınılmazdır.

Hücum konusunda ise dış atışlardaki düşük yüzdeden ziyade bahsedilmesi gereken birçok önemli konu var.Özellikle maç boyunca Parakhouski ve Davud dışında üçüncü bir alternatif bulamadı Olin Edirne.Özellikle David Jelinek insiyatif alması gereken yerlerde ortalıkta yoktu.Ayrıca şutları da bugün etkili olamadı.En kritik yerlerde kahraman olmak fırsatını değerlendiremedi.Özelikle üçüncü periyotta Hacettepe’nin skor sıkıntısı çekmesi fırsatını bir türlü değerlendiremedi Olin Edirne.Farkı tek haneli rakamlara indirme şansını yaptığı basit top kayıpları ile kaybetti.Hücumda bir çok pozisyonda takım durdu ve birebirlerle skor üretmeye çalıştı.Bunda da Mehmet Yağmur ve Bekir Yarangüme başarılı olamadı.Özellikle Bekir Yarangüme dışarıda şut kullanabileceği pozisyonları değerlendirmeyerek içeriye penetre etmeyi tercih etti.Bunda da rakibin iyi close out yapması etkiliydi.Ayrıca bunun altında da psikolojik olarak bir süre sonra şutları girmemesi sonucu ortaya çıkan potaya gitme dürtüsü vardı.

 

Pota altında belki de hiçbir maçta böyle bariz fiziksel üstünlüğü elinde bulunduramayacak Olin Edirne.Gökhan Taştimur bunu gördüğü için topların hep pota altına inmesini istedi.Bu doğruydu çünkü Davud ve Parakhouski fiziksel olarak rakiplerinden oldukça iyi durumdaydılar.Davud potaya gittiği her pozisyonu bitirdi, Art ise sadece bir kere sayı bulamadı.Ancak yapılan yanlış ise bir B planının olmaması.Evet, rakibin açığını buldunuz bunu değerlendirmek için topu pota altına indirdiğiniz.Bunu gören rakipte hemen Art’a veya Davud’a yardım getirdi.Bunun sonucunda Olin Edirne ne yaptı? Yardım gelen tarafa bir türlü topu ulaştıramadı.Yani içerideki oyuncu içeride yalnız kaldı.Dışarıda savunma yapılan oyunculara pas atmak zorunda kaldı.Yani yardım savunmasına bir türlü çözüm bulamadı.Oysa rakip, hep en skorer oyuncu David Jelinek’ten yardım getiriyordu.Dip köşede boş kalan Jelinek’e top bir türlü ulaştırılamadı.Bunu üçüncü periyotta yapmaya çalışsa da Olin Edirne bir türlü tam anlamıyla başaramadı.Boş oyuncuyu dışarıda bir türlü topla buluşturamadı Olin bunun sonucunda da böyle bir skor oluştu.Yani Gökhan Taştimur’un Art’tan başka bir B planı olsaydı ve bunu uygulayabilseydi durum çok farklı olabilirdi.Ayrıca 3. periyotta zor duruma düşen ve oyunun üstlüğünü eline geçiren Olin Edirne bir türlü oyuna tam anlamıyla ağırlığını koyamadı.Savunmada taşlar yerine oturdu gibi olsa da hücumda yine çalınan toplar sonrası dengeli hücum edilemedi ve fırsatlar değerlendirilememiş oldu.

Değinilmesi gereken diğer önemli konu ise serbest atış yüzdesi.Bu alandaki istatisliği iyi aklınızda tutun çünkü bir daha zor görülebilecek bir olay yaşandı Edirne’de.Ne yazık ki böyle bir oranla (%15) tarihe geçmiş olabilir Olin .Bunun altında yatan nedenler ne olabilir diye düşündüğümüzde; tekrar başladığımız yere yani takımda oluşan rahat hava ve belki de Türk basketbolunun genel bir sorunu olan serbest atış çalışmama hastalığı geliyor aklıma.Hurşit Baytok hocamın söylediği gibi;Türkiye’de serbest atış sadece antreman sonlarında laubali bir şekilde önemsenmeden oyuncunun tek başına çalıştığı bir şey olarak görülüyor.Oysa diğer Avrupa ülkelerinde durum böyle değil.Türk basketbolunun genel sorunu olan bu durum yani aslında çalışmamaktan kaynaklanıyor. Ribaund konusunda da sıkıntılar devam ediyor.Fizik olarak üstün olduğun bir takımdan daha fazla ribaund alamamak ise çok ilginç.

Maça tam olarak çalışmadan çıkan ve hem taktik hem de psikolojik hazırlığı yapmayan bir Olin Edirne izledik.Hiçbir şekilde oyuncular maçın içine giremediler.Bunun sonucunda da böyle bir skor oluştu.Yani bu doğal bir sonuç.Ben şanssızlık olarak görmüyorum.Bugün Olin Edirne hem savunmada hemde hücumda istediği hiçbir şeyi sahaya yansıtamadı.Bunun nedeni de Hacettepe’nin maçı daha çok istemesi ve galibiyete inanmasıydı.Yapılan yanlışlar umarım artık görülür ve maçlara gerekildiği gibi hazırlanılır.

Ozan Dalgıç

Sosyal Ağlarda Paylaş

Share to Google Buzz
Share to Google Plus

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*