“Edirne Hiçbir Şeye Vermediği Desteği Bize de Vermedi”


Mimar Sinan Spor Salonu’nda Edirne Belediyesi Edirne Spor Başkanı Murat Boyacıoğlu, Genel Menajer Sanem Helvacıköylü, Coach Ender Ünlü’nün katılımıyla bir basın toplantısı gerçekleştirildi. Boyacıoğlu’nun bir çok kişi ve kuruluşu zan altında bırakabilecek ifadelerle dolu olan konuşması konuyla ilgili Edirne kamuoyunda oldukça tartışma yaratacak gibi.

Boyacıoğlu’nun federasyon, hakemler ile imalı sözleri ve başka kulüplerin bir birlerine maç satmalarıyla ilgili sözleri de basketbol kamuoyunda oldukça yankı bulacağa benziyor.

Edirnespor Kulüp Başkanı Boyacıoğlu, takımın bu maddi durum sebebiyle diğer takımlarla yarışmaya gücünün yetmediğini ve düşmanlarının çok olduğundan şikayetçi oldu. Boyacıoğlu, “Diğer takımlara göre düşük bütçelerle yarıştığımız için maalesef bu işi sonlandıramadık. Geçen seneki başarıdan sonra bu sene başarılı olduğumuz ligde, Türkiye Kupası’nda Çeyrek Final, Avrupa’da Son 16′ya kaldık. Maalesef küçük bütçeli takımların düştüğü hataya düşerek biz de kendimizi fazla zorladık. 3 kulvara da gücümüz yetmeyince, ligdeki güzel günlerimiz geride kaldı. İşin şu anki acı kısmı ise; Edirne Belediyesi Edirne Spor bünyesinde çalışan 20 kişi, yani bizim ‘çekirdek ailemiz’ diye adlandırdığımız çalışanlarımız yapacak bir görevleri kalmadığı için işlerinden ayrıldılar. En önemli üzüntümüz bu oldu. Biz bu ekiple uzun yıllar görev yapmak istiyorduk ama maalesef şartlar yetmedi. Hepsine emeklerinden dolayı teşekkür ediyoruz. Küme düşmemize istekleriyle, beddualarıyla, temennileriyle en önemlisi destekleriyle sebep olan tüm düşmanlarımıza selam olsun! Böyle bir aileyi dağıttıkları için kına yaksınlar!” dedi.

Boyacıoğlu iddialarına devam ederek “Ama maalesef Edirne zaten yükselen değerleri aşağı çekmek için birebir olduğumuz için her dakika çalışabiliyor arkadaşlar. Şimdi bu konuyla ilgili söyleyebileceğim ikinci nokta; Evet bize maçlarda gelip burada Edirne Belediyesi Edirnespor Kulübü’nü seyrederken Galatasaray’ı, Fenerbahçe’yi, Beşiktaş’ı ve Türkiye’nin güzide kulüplerini seyreden insanların artık hafta sonu neyi seyredeceğini ben gerçekten çok merak ediyorum. Buralarda olabilmek bir şerefti. Biz bu şerefe hasıl olduk. İnşallah bundan sonraki yöneticiler hangi branşta olursa olsun buralara çıkarlar. Buralarda bir Edirne takımını da görmek bize mutluluk verir.

Edirne’mizin hiçbir şeye vermediği desteği biz basketbola da vermediğini zaten biliyoruz. Bu konuyla
ilgili önemli bir parantez açıp Belediye Başkanımız Recep Gürkan’a, Başkan Yardımcımız Çiğdem Gegeoğlu’na ve Başkan Yardımcımız Selçuk Çakır’a sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Onların kanalıyla bizlere destek olan Edirne Belediyesi’nin tüm fertlerine teşekkür ediyorum. Bunun dışında da teşekkür edebileceğim başta Ekol Hastanesi ve bizim yönetim kurulu üyemizde olan Tuncay Çağlar hocama sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Çünkü bizim sağlıkla ilgili tüm sorunlarımızı çözdüler.Takımımızın bu konuda en ufak bir sıkıntısı olmadan bugüne kadar geldik.

Başarı mı bekliyorsunuz? Evet kulüpten başarı bekliyorduk ama paranın olmadığı yerde başarının olamayacağını da bilecek kadar akıllı bir yöneticiyim. Bana sordukları zaman durumunuz nasıl diye, insanlara sade şunu söyledim; Takımımızdan 5 tane kız satarak, paralarından artırarak başarı gelmez. Beş kızı satıp yerine bir kızı alabiliyorsanız bu Edirne’nin ayıbıdır dedim. Bu konuyla ilgili destek veremeyenlere kızmamın nedeni de buydu. Biz son Edirne’den maça gittiğimiz zaman Kayseri’ye, Amerikalı oyuncumuz Dolson’ın da olmamasından dolayı alt yapımızdan 3 tane kızımızı kadromuza kattık ve mücadelemize öyle devam ettik.

Tabii saymakla eksiler bitmez ama sizi bulmuşken bunları sayıyoruz, evet saydığımız söylediğimiz küçük ailenin yanı sıra bizim alt yapılarda 4 tane de takımımız vardı. Maalesef bu takımlarda oynayan insanların da antrenörleri de dahil olmak üzere çocuklarımızın da önüne hedef koyabilecek bir organizasyonumuz artık yok, artık bu çocuklarımız da hedef olarak neyi hedef almak isterlerse o hedeflerde yürümekte serbestler.

5 sene önce kurduğumuzda ilk maça çıktığımı hatırlıyorum 4 tane seyircim vardır. Çeşitli yerlerde posterleri görürsünüz, formaları görürsünüz, güzel günlerdi. Oralardan buralara geldik, Avrupa Kupası oynadık. O bizi eleştiren arkadaşlar buradan kendilerini kaldırıp İstanbul’a gidemiyorken biz bu kulüple Sibirya’ya gittik. Maalesef bunun da değerini bilemeyecek kadar aciz insanlar topluluğu olan insanlar var. Hep ‘O Sene Bu Sene’ diyen insanlar var. Değerleri, kendilerine göre bir değer kattıklarını sanan insanlar var. Ama bir değeri kaybetmenin sıkıntısını ileriki günlerde daha iyi anlarlar. Çünkü hafta sonları burada tribünleri dolduran 1500 kadar seyirci artık nereye gidecek ben bilmiyorum. Tabiiki seyredecekleri bir şeyler bulacaklar ama hangi ligde, hangi oyuncuları seyredeceklerini ben bilemiyorum. ABD Milli Takımı’ndan bir oyuncu mu seyrederler yoksa Bölgesel Lig’den bir oyuncuyu mu seyrederler, yoksa beni mi seyrederler, ben de gelecek sene bölgeselde erkek takımı kurmayı düşünüyorum. Hem oynayacağım hem kaptanlığını da ben yapacağım, beni seyretmeye bekleriz o çekemeyen arkadaşları.

Sezonun başından beri zor günler geçirirken şehirler arası turlarımızda başka takımlarla yüzleştik, hep başka yöneticilerle konuştuk. Bir Kayseri takımının bütçesi 5 trilyon (5 Milyon) olduğu yerde, bir Fenerbahçe’nin bütçesinin 8 trilyon olduğu yerde biz 1,5 trilyonluk bir bütçeyle savaşımızı maalesef bu kadar verebildik. Buralara gelene kadar yaşadıklarımızı ailemizden, çoluğumuzdan, çocuğumuzdan uzak kaldığımız noktaları es geçerek onların da hakkını yediysem onlardan özür diliyorum, onlardan da helallik istiyorum.

Ama bu işi bırakacağımı daha önce açıklamıştım. Bu işi bırakırken de yapmaya hedefi olanlarla oturur şartlarımızı konuşuruz demiştik, bunun şartı şurtu da kalmadı. Konuyla ilgili başında da söylediğim gibi bir arkadaşım aradı, hani şampiyon olduğunuzda Edirne’ye gelirken meşale yaktık sizi bekliyoruz diyorlardı, şimdi dedi ki, kınaları çıkardık kınalar hazır dedi. Ben de dedim o arkadaşlara kınaları dağıtırsın.

Tabii yine de sevgi saygı çerçevesinde bu bir Edirne takımıydı. Kimseyi kırmadan buralara kadar geldik. Ama bundan sonra ben de normal bir vatandaş olarak söylenenlere cevap verme özgürlüğüne sahibim. Daktilomuz, bilgisayarımız önümüzde istediğimiz insana cevap verme özgürlüğü bizde de artık var. Bizde bu konuyla ilgili biz de özgür insanlar gibi özgür irademizi konuşarak, bu laptoplarla, daktilolarla cevap verebiliriz.

Kulübün kurulduğu günden bu yana bana destek olan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Köstek olanlar da Allah yolarını açık etsin. İnşallah bundan sonra ki günlerde mutlu olurlar. Ama olabileceklerini zannetmiyorum, işleri savaştır çünkü onların. Sanem hocama çok teşekkür ediyorum. Ender hocama çok teşekkür ediyorum. Çünkü zor günlerde biz yine beraberdik. Bozulmadık. Bundan sonra ki hayatımızın hiçbir noktasında da ne eski hocalarımla olduğu gibi, ne Ender hocamla olduğu gibi en ufak bir sorun olmadan hayatımızın her noktasında devam edeceğiz. Zaten Sanem bizim Edirneli kardeşimiz arkadaşımız olduğu için elimizden gelen her türlü yardıma ihtiyacımız olduğu zaman bir birimize koştuğumuz gibi bundan sonra da koşmaya devam edeceğiz.

Buraları bütçe olarak hak etmediğimizi sezon başında yaptığımız toplantılarda söylemiştim. Ama maalesef bundan sonra ki noktalarda daha böyle az bütçelerle Edirne’deki kulüpleri seyretmek zorunda kalacağız. Basına, sizlere bize her zaman destek olduğunuz için sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Maalesef ve maalesef sizlerinde bu saatten sonra bizlerle ilgili yazabileceği bir şey kalmaması da Edirne’de en yüksek noktada savaşan kulübümüzün olduğu gibi kulüp olmayışı da bizi üzüyor. (ETV Muhabiri Seyide Esen’e hitaben) Ama Seyide hanım siz istediğiniz zaman bizimle röportaj yapamayacaksınız, televizyonunuza da çıkamayacağız. Sizlere de verdiğiniz desteklerden dolayı teşekkür ediyorum.

Güzel günlerde inşallah Edirne Edirnespor’un yanında olur.

Tabii ki çok büyük bir teşekkürü sona sakladım. Biz taraftarlarımızı ayrı tutuyoruz. Taraftarlarımız bizim kardeşlerimiz, canlarımız, akrabalarımız, ailemiz oldu. Onlara gerçekten teşekkür ediyorum. İnşallah onlar için de güzel kulüpler güzel maçlar, güzel takımlar Edirne’den çıkar. Temennilerimiz bunlar. Verdiğiniz destekler için teşekkür ederim.

Basın mensuplarının soru bölümünde bir basın mensubunun “Takımın düşmesinde ana sebep düşük bütçe öylemi?” sorusuna Murat Boyacıoğlu “Tabi tabii öyle” cevabı verirken bir başka basın mensubunun “Şu Dolson konusunda tam yansımayan içinizde yaşadığınız ya da söylemek istemediğiniz bir şey varmı” sorusuna ise baş antrenör Ender Ünlü “Gizli saklı hiçbir şey yok. Dolson’la çok iyi bir muhabbetimiz vardı genel menajerimizle, kızlarla arası çok iyi idi. Hatta maç öncesi yaptığımız toplantıda ben sormuştum, genel menajerimiz de ordaydı. Hani dedim kızlar canınız mı sıkkın? Bir şey mi var? Aynen şunu söyledi; ‘Koç sadece yenildiğimizden dolayı bir üzgünlüğümüz var. Sadece onunla alakalı. Tamamen konsantreyiz ve önümüzdeki iki maçı alıp biz bu ligde kalacağız’ şeklinde bir açıklaması var. Kaldı ki Hatay maçından sonra hüngür hüngür ağlayan 2 oyuncumuzdan biri Dolson’du. Ama ne olduysa salondan çıkıp eve gitti ve sekiz buçuk ve  sabaha doğru 04.30′mu 5.30’mu  kadar karar verdiği döneme kadar bir şeyler oldu.. Neler olduğunu biz de bilmiyoruz. Gittikten sonra da iletişim kuramadık. Şuan hukuksal olarak davamız devam ediyor.”

Bir başka soru ise “Baştan iyi gidiyordu, Avrupa Kupası falan, sonra düşüş başladı para ihtiyacı falan olup siz o zaman oyuncuları falan mı satmaya başladınız” sorusuna da Ender Ünlü “Yoo. Biz hiç oyuncu satmadık, paraya da ihtiyacı olmadı Edirne’nin. Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde, Süper Lig’den bahsediyorum 14 tane takım var. Düzenli olarak para ödeyen 3 takımdan biri Edirne Belediyesi Edirnespor’dur. Diğer iki takımda Fenerbahçe ve Galatasaraydır, yani Anadolu takımı falan da değil. Oyuncuyla ilgili maddi olarak bir sorun yoktu.”

Bu arada konuşmaya dahil olan kulüp başkanı Boyacıoğlu “Şöyle bir şey söyleyeceğim. Avrupa Ligi’nden ayrılan 2 tane oyuncumuz vardı. Onların maaşları devam etmek zorundaydı. Bir tanesinin Türk lisansı da vardı. Ama bizim bütçemizde olmadığı için onlarla yolumuzu ayırdık. Dila Aşkın gitti yerine Begüm’ü aldık. Ondan sonra ki yapılanmamızda da biz olan önemli oyuncuların paralarını tam zamanında yatırabilmek için de genç oyuncularımıza ve gelecek vaat eden oyuncularımıza süre veremedik, parasızlıktan dolayı satmadık. Sadece kalan arkadaşların parasal organizasyonlarını dürüst yapabilmek için bir yöne girdik. Bu konuyla ilgili en önemli nokta da maalesef ve maalesef kulübümüze Edirne’den hiçbir paranın girmeyişi idi. Yani burada ben son 5-6 hafta konuşmaları yaparken Edirne bir değerini daha yitiriyor, işte bu konuyla ilgili maddi desteğe ihtiyacımız var dediğimiz hiçbir nokta da Edirne’den bir kuruş para girmedi. Yani bakın bu çok önemli bir nokta. Edirne’den bir kuruş para girdi. Bir kuruş. Yani bu konuyla ilgili sıkıntımız hani parasızlıktan değil, olan kızların parasını ödeyebilmek adına onların da paralarını diğer kulüplerden almak üzere yolladık. Ve çok ilginç bir şey var. Kaptan Saynur’a da bir transfer teklifi oldu. Saynur’u verip vermeme konusunda tereddütteydim. Verebiliriz dedim. Adamlarla anlaşmaya geldik. Saynur’un bizden alacağı paralar var. İyi ki Saynur’u son anda biz yollamamışız. Yollasaydık, biz AGÜ maçına Edirneli gençlerle ilk 5 olarak çıkacaktık. Daha büyük skandal olacaktı ama şu ana kadar savaştık, yarıştık.

Şaibelerle ilgili, ligin gidişiyle ilgili, ligde dönen olaylarla ilgili federasyonun tutumuyla ilgili hiçbir şey konuşmadım. Sade kendi sıkıntılarımızı, Edirne’de yaşadığımız şeyleri lanse ettim. Federasyon bazında da , hakemler bazında da, diğer kulüplerin birbiriyle kanka olma, bir bir birlerine maç satma, birbirlerine maç verme istekler, arzular noktasında da bir şey demedim. Bildiğimiz bir şey de var mı? Yani duyduğumuz şeyler var. Kendimiz mücadelemizi yaptık, en ufak bir şaibe olmadan Edirne’de çıkıp maçlarımızı aslanlar gibi oynadık. Ama düştük. Düşüşün nedeni bu.”

Basın mensuplarından gelen bir başka soruya “Başkan tam Olin düştüğü zaman siz bir hamle yapıp buraya kadar getirdiniz. Şimdi dediğiniz gibi bir değer daha kayboldu. Önümüzdeki dönem fırsat, maddi destek bulunursa bir daha bu mücadeleye kalkışır mısınız?” sorusuna Boyacıoğlu’nun cevabı şöyle oldu; “Yani bu mücadeleye kalkışacak arkadaşlar bence olabilir. Kulüpler de olabilir ama benim içinde olduğum kulübün böyle bir enerjisi olduğunu zannetmiyorum. Çünkü en üst noktayı gören bir insanın buralarda tekrar o enerjiyi sağlaması zor olur. Özelikle söylediğim nedenlerden dolayı bu enerjinin ben de kaldığını zannetmiyorum.Tekrardan bu mücadeleye kalkışacak insanlar çıkabilir. Ancak benim içinde bulunduğum yönetimin tekrardan böyle bir mücadeleye enerjisi olduğunu düşünmüyorum.  Çünkü en üst noktayı gören bir insanın buralarda tekrardan o enerjiyi sağlamasını zor olarak görünüyor. Sezon başından beri 35 maç oynadık. Bu oynadığımız 35 maçtan 18-19 tanesi deplasman maçıydı. Eşimden ve çocuklarımdan da helallik istiyorum. Onları bırakarak Sibirya, Fransa, Kayseri gibi deplasmanlara takımın başında kimse yokken, takım kalmasın, kızlar yalnız kalmasın diye gittim. Bir daha böyle bir enerjinin bende olabileceğini zannetmiyorum. Tabii ki ekonomik nedenlerden dolayı  bizim yöneticilerimiz, tabii kalan yöneticilerimiz, bazı arkadaşlarla yolları ayırdık anlaşamadığımızdan. Kalan yöneticilerimizde de bu enerjinin olabileceğini düşünmüyorum. Benim yaşadıklarımı birebir görüyorlar.  Maçlardan sonra sosyal medyadan eleştirmek kolay oluyor da, bu 25 saatlik deplasmanları otobüs üzerinde gitmek biraz zor oluyor. . Geldikten sonra Sanem’i aradıktan sonra 3 gündür hasta yattığını, ben de 2 gündür hasta yattığımı biliyorum. Kızlar antrenmana giremiyorlar. Gerçekten kolay işler değil.”dedi.

“Edirne’den de düşmanlarımız var dediniz. Kim ne için istesin Edirnespor’un düşmesini? Biraz açabilir misiniz” sorusuna ise Boyacıoğlu’nun cevabı şöyle oldu; “Tabii açabilirim. Para bölünmesin diye istememişlerdir. Kendi menfaatlerine ters düşmüştür. (Gazeteci soruyor; Başka spor kulüpleri yani?)  Başka spor kulübü demiyorum insanlar diyorum. Destek olmayanların niye bize destek olmadığını. Başka taraflara niye daha fazla destek olduklarını, nasıl zorlandıklarını, nasıl o işlere yönlendiklerini, bunlar bizim kendi davamız değil. Biz sadece sonuca bakarız. Sonuç kısmıyla ilgili ben kulübüme giren paraya bakarım. Benim karşıma çıkarılan güçlüklere bakarım, konuyla ilgili yorum yaparım. Ben bu yorumları bu yüzden yapıyorum. Yazılanlar, çizilenler tabii ki bizi etkiliyor. Bizler de insanız. Ama biz bugün ki yerimizde bir kulüp başkanı olarak bunlara hiçbir şekilde cevap vermedim. Ama bundan sonra ben de artık bu kulübün, birinci ligde, süper ligde olmadığımıza göre biz de zamanı geldiğinde yazmasını biliriz. Yazarız yani. Biz de insanız bunlara karşılık veririz”.

Gelen bir diğer soru ise şöyleydi; “Birinci lig ile ikinci lig arasında oyuncuları tutma açısından maddi olarak çok büyük fark var mı. Mesela çok süre almayan oyuncular seneye kalacak mı? Nasıl olacak” Boyacıoğlu’da bu soruya karşılık şunları söyledi “Bizim kontratlarımız birer senelik. İnsanların bize yaptığı eleştirilerden bazıları bunlar oluyor. İşte geçen sene Harding’i tutmamışız, Colemann’ı tutmamışız. Tabii Coleman’ı tutmadık, Bizde 80 bin dolara oynarken şimdi 250 bin dolara oynuyor. Harding biz de 120 bin dolara oynarken bu sene Kursk’a gitti 600 bin dolar. Biz tutamadık. Niye tutamadığımızın nedeni ekonomik nedenler. Bizim alt yapılarımızdan yetişen çocuklarımızın yetişme süreçleri biraz daha var. Bu arkadaşlara hedef olarak biz buraları tutuyorduk. Keşke bu arkadaşlarımız gelseydi de 4-5 tane Adana Botaş emsali oyuncularımız bizim birinci ligde olsaydı, ama olamadı. Ama 4 tane alt yapılarda takımımız bizlere yardım eden fahri olsun, çalışanımız olsun bu konudaki insanlar herkes askıda. Bizim sözleşmeli oyuncumuz yok. Sadece sözleşmesi olan tek oyuncumuz kaldı o da Dolson. Bunun da FIBA ve TBF nezdinde davaları sürüyor”

Sosyal Ağlarda Paylaş

Share to Google Plus
Subscribe to Comments RSS Feed in this post

2 Responses

  1. Vurdumduymaz-Etliye sütlüye karışmayan-Zora gelemeyen-Yatmaya alışmış -Hiçbir zaman birayaya gelip tek yumruk olamayan Edirne halkı ve Edirne insanı varken daha fazla başarılı olmamız sözkonusu değildi,1. ligler bizim neyimize herkes kahve önünde oturup ömrünü çürütmeye devam etsin şimdi yakışır Edirneme ve İnsanına

  2. Gene aynı şeyler oldu aynı olinin durumuna düşüldü kardeşim planlamalarınızı yapın hedefinizi koyun bütcenizi belirleyin maddi olarak kesin destek alabileceğiniz belirleyin sonra kendi paranızı ortaya koyun birinci liğde kaç paraya orta halli bir takım yaratılır ona bakın vesonra kiminle görüşüyorsanız hoca olarak bütcenizi ve hedeflerinizi anlatın baktınız olmuyor ben en iyisi bir iki yıl daha 2 liğde kalayım maddi olarak alt yapıyı güçlendirerek sonra 1 liğ hedefiyle yola çıkarsınız şimdi 4 sezonda liği bitirdiniz şimdi bundan sonra ne olacak diyorsunuzki başkaları devam ettirsin bence bundan sonra olin gibi bu kulübün kapısına kilit vurulur

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*