Galatasaray Medical Park Savaşarak Kaybetti


Turkish Airlines Euroleague’deki temsilcimiz Galatasaray Medical Park, Abdi İpekçi Spor Salonu’nda ağırladığı Barcelona Regal’e 70-66 mağlup oldu.

Yaklaşık 11 bin kişinin izlediği bu zorlu maçta sarı kırmızılar müthiş bir mücadele sergilerken temsilcimizde Lucsa Andric 17 sayı ile mücadele etti. Konuk ekipte Erazem Lorbek 14 Navvaro da 12 sayı ile mücadele etti.

Sarı kırmızılılar mücadeleye Songalia’nın basketiyle başladı. Barcelona ise bu baskete Navvaro ile cevap verdi. 3 sayılık atışlarda isabet bulamayan temsilcimiz karşısında İspanya ekibi skoru 2-6’ya getirdi. Zorlu maçta dördüncü dakika ise konuk ekibin 5-7 üstünlüğü ile geçildi. Galatasaray Medical Park, Andric’in basketiyle skorda eşitliği yakaladı (9-9). Pota altından etkili olan sarı kırmızılar Andric’in basket-faulden bulduğu sayı ile maçta 14-13 üstünlüğü ele geçirdi. Dış atışlarla üstünlüğü yeniden ele geçiren Barcelona’ya Ender ve Tutku ile cevap veren Galatasaray Medical Park skoru eşitledi ve ilk periyot 19-19 eşitlikle tamamlandı.

İkinci periyoda etkili başlayan Barcelona Regal üst üste basketlerle 6-0’lık (19-25) bir seri yakaladı ve Oktay Mahmuti mola aldı. Hücumda etkisiz kalan temsilcimiz rakibinin basketlerine engel olamayınca 14. Dakikada fark 11 sayıya çıktı (19-30). Galatasaray Medical Park ilk basketini ise Shipp ile elde etti. Konuk ekip periyotta son 4 dakikaya ise 25-33 önde girdi. Rakibi karşısında istediği sayıları elde edemeyen sarı kırmızılı ekip, savunmada da bu bölümde etkili olamayınca fark 10 sayıya çıktı (27-37). Farkı daha da açan Barcelona Regal soyunma odasına 29-44 üstün gitti.

İkinci devreye temsilcimiz Furkan Aldemir’in basketiyle başladı. Dış atışlarla etkili olmaya devam eden Barcelona Regal, Navvaro’nun da basketiyle farkı 16 sayıya çıkardı ve skor 34-50 oldu. Sayılar bulmaya devam eden Katalan ekibi son beş dakikaya girilirken farkı 20 sayı yaptı (36-56). Shumpert, Andric ve Lucas’ın basketleriyle sarı kırmızılılar skoru 43-56’ya getirirken Barcelona Regal mola aldı. Son 2 dakika 40 saniyeye girilirken Lucas farkı 13 sayıya indirdi (45-58). Temsilcimiz Ender Arslan ile basket bulurken son periyoda konuk ekip 48-61 önde girdi.

Final periyoduna Galatasaray Medical Park, Andric’in ve Furkan’ın faul atışlarından bulduğu basketlerle başladı ve skoru 52-61’e getirdi. Zorlu maçta sarı kırmızılılar istediği basketleri bulamazken son beş dakikaya ise 10 sayı geride girdi (54-64). Taraftarının yoğun desteği ile temsilcimiz Lucas ve Andric’in basketleriyle son 3 dakika 12 saniyeye girilirken farkı 6 sayıya indirdi (58-64). Jaka Lakovic maçtaki ilk sayısını bulurken skoru da 60-64’e getirdi. Son dakikaya girilirken Lorbek’in basketi farkı yeniden açtı. Nefes kesen maçta Andric’in basket-faulü ile farkı 3 sayıya indirdi (65-68). Son 10 saniyeye girildiğinde Lakovic faul atışlarıyla skoru 66-68’e getirdi. Huertas’ın faul atışıyla farkı 4 sayıya çıkartan Barcelona Regal karşılaşmadan 66-70 galip ayrıldı.

SALON: Abdi İpekçi Spor Salonu

HAKEMLER: Sasa Pukl, Robert Lottermoser, Boris Shulga

GALATASARAY MEDİCAL PARK (66): Joshua Shipp 9 (6 ribaund, 2 asist), Jaka Lakovic 3 (2 ribaund, 2 asist), Preston Shumpert 7 (4 ribaund, 2 asist), Tutku Açık 4 (3 asist), Luksa Andric 17 (3 ribaund), Zaza Pachulia 2 (1 ribaund), Furkan Aldemir 6 (2 ribaund), James Lucas 8 (4 ribaund, 2 asist), Darius Songalia 2 (2 ribaund), Ender Arslan 8, Cevher Özer (4 ribaund),

FC BARCELONA REGAL (70): Victor Sada 3 (1 ribaund, 2 asist), Marcelinho Huertas 9 (4 ribaund, 4 asist), Juan Carlos Navvaro 12 (1 ribaund, 2 asist), Fran Vazquez 3 (3 ribaund), C.J. Wallace 9 (2 asist), Boniface Ndong 2 (4 ribaund), Erazem Lorbek 14 (2 ribaund, 1 asist), Chuck Edison 8 (4 ribaund, 2 asist), Pete Mickeal 10 (5 ribaund),

1.PERİYOT:19-19
2.PERİYOT:10-25
3.PERİYOT:19-17
4.PERİYOT:18-9

 

Sosyal Ağlarda Paylaş

Share to Google Plus
Subscribe to Comments RSS Feed in this post

9 Responses

  1. G.Saray MP bütün gücünü, kapasitesini ortaya koydu. Barcelona Regal ise sıkmadan sadece uzaktan şut ve faul atarak maçı kazandı. Çaresizlik kötü birşey. Ne yaparsan yap kazanamayacağın belli.
    Hal böyleyken; “yenildik ama 20 sayı farkı 4′e indirdik” diye sevinmek ise basketseverler olarak bizlere 70′lerin 80′lerin Türk milli takımının durumunu hatırlatıyor.

    • Burada bir sevinme yok. Burada anlatılmak ve dikkat çekilmek istenen nokta maçtan kopmadan, yüreğini koyarak mücadele edebilmek. Hani bir çok takımın yapamadığı şey. Ayrıca Barca sıkmadı kendini demek biraz insafsızlık. Bunu Fenerbahçe Ülker maçları içinde söylebilirsen eğer inandırıcı olursun sevgili basketsever. Bence Galatasaray Barca ile arasında kalite farkı olmasına rağmen özellikle ikinci yarı sonuna kadar savaştı ve kaybetti.

  2. FB Ülker ve Mlli takım da dahil olmak üzere her takımı fazlasıyla eleştiriyorum.
    Örnek: Daha 3 gün önce “Süper Telekom” yazınızın altına Telekommu süper yoksa Fenerbahçe ülker mi çok kötü diye okuyucu yorumu yazdım siz de yayınladınız:)

    Eurolig tarihinde kazanan takımlara bakalım. Orada sadece Yunan ve İspanyol takımlarını görmüyoruz. Avrupa basketbolunda söz sahibiyim diyen her ülke çıkmış en az 1 defa final oynamış.
    Bizim kulüpler ise bırakın finale çıkmayı final-4 e bile kalamıyorlar.
    Hani Avrupanın en pahalı 3. ligi Beko Basketbol ligiydi… Bunda bir gariplik yokmu? Bu kadar maddi yatırımın karşılığı evet yenildik ama farkı 20 sayıdan 4′e düşürdük tesellisi mi olmalı?

    Eğer 1 milyon bütçeli Olin Edirneden bile insanlar play-off a kalmasını bekliyorsa sadece tek bir oyuncusu bile 2-3 milyon euro olan takımlardan da fazlasını beklemek hakkımızdır.

    Habere yazdığım yoruma gelince; sizin yazınızda “savaşarak kaybettik” diyor ki bu doğru. Ben de zaten okuyucu yorumumun ilk cümlesinde GS bütün gücünü ve kapasitesini ortaya koydu diyorum.

    Benim yazınıza tek ilavem iki takım arasında çok büyük kapasite farkı var. Bu gece Barca normal oyununu oynadı ve GSMP savaştı sonuç bu… Ya Barça savaşıp GSMP normal oyununu oynasaydı kaç sayı fark olurdu…

    Saygılarımla

    • Yazınızın bir çok bölümüne imzamı atarım. Benin öne çıkarmak istediğim “Sahada savaşabilmek. Teslim olmamak. Takımlar arasında güç ve mantalite farkı olsa da havlu atmamak”. Evet dediğiniz gibi neden final oynayamıyoruz? Neden kupayı bir takımımız kazanamıyor? Bu soruların cevapları aslında her şeyi aydınlatacak. Bu arada tüm yorumların ve siteye katkıların için teşekkürler.

  3. Sevgili basketsever; bakıyorumda Galatasaray için kullanılan küçüçük bir övülme sözü bile zorunuza gider olmuş yoksa bunda sezon başı bize kaybettiğiniz Cumhurbaşkanlığı kupası’nın acısımı var hala:)

    Unutmayınızki Galatasaray ilk defa kupa 1 de mücadele ediyor,ilk sene mücadele eden bir takım için bunlar çok büyük başarılar bence ama görmeyi bilene tabiiki.Sizin fener,gidip sıradan bir İtalyan takımı olan Cantuyu ecel terleri dökerek zordan yenerken,bizim Galatasarayımız şuan Avrupanın 1 numaralı takımı olarak kabul edilen Barcelona’yla başa baş mücadele ediyor….

    Bu hazımsızlığım,bu kabulsüzlüğün nedeni ne olaki?biz ise Galatasaray taraftarı olarak,fener Barcelonayı yenince bundan keyif alıyoruz mutlu oluyoruz,işte Galatasaraylı olmanın farkı bu,her kula nasip olmaz………..

  4. @Levent bey
    Asıl size bu güzel site için teşekkürler :) )

    @Semih
    Sevgili arkadaşım okuduğunu anlamadan şaka gibi bir yorum yazıp hazımsızlıkla suçlamışsın. Madem ki GS taraftarısın ve GS taraftarının bir farklılığı var, ben sana cevap vermiyeyim de sadece bana sorduğun soruyu sana iade edeyim:)

    Geçen yıl Olin Edirnemizle birlikte 3 defa İstanbul deplasmanına gittik. (Sıkı bir Olin taraftarı olduğun için muhtemelen sen de varsındır).
    Sinan Erdem’de devre aralarında rakip takım taraftarlarıyla aynı büfeden alışveriş yapıp çay içtik.
    Akatlar da kazanmamıza rağmen bir-iki küfürlü tezahürat işitmek dışında elimizi kolumuzu sallayarak Kolaturka Arenadan ayrıldık.

    Ama çok övdüğün ve farklı dediğin GS taraftarı; Abdi İpekçi’de kazandığımız için kapıları tuttu. Bir saat boyunca salondan çıkartmadılar bizi. ACABA BU HAZIMSIZLIĞIN BU KABULSÜZLÜĞÜN NEDENİ NE OLAKİ???????

    Önce aynaya bakıp sonra yorum yazmak gerekir. Yoksa bu güzel siteyi taraftar forumuna çevirmiş oluruz.

    Sevgiler

  5. sevgili basketsever;

    ben olaya Galatasaray-Fenerbahçe taraftarlığı açısından baktım,sen gitmişsin Olin maçlarına getirmişsin olayı bunla ne alakası var?ben Barcelona maçları açısından değerlendirdim sen gitmişsin Olin maçından örnek vermişsin,ben sadece senin Galatasarayın Barcelona maçındaki oyununu niye hazmedemedin,Galatasarayın savaşması 12 bin seyircisi ile seni niye rahatsız etti,buna takıldı kafam;başka maçlardan örnek verirsek işin içinden çıkamayız;mesela adama sorarlar benim başkanım maç esnasında şefer tribününde otururken senin değerli Aziz başkanın şuan nerede diye:) ?

    neyse daha fazla uzamasın tabii ki konu ama Galatasarayın Euroleague’te bu sene ilk defa mücadele ettiğini,ilk defa böyle bir deneyim yaşadığını unutmayalım,fener Barcelonayı gecen sene yendiğinde ben Galatasaraylı olarak çok sevinmiştim mesela,bunun altını tekrar çizeyim…

    • Sevgili 6saraylı kardeşim,

      Kusura bakma, sana biraz haksızlık ettim.
      Çünkü sen basketbola yıllardır “trişka” diye bakıp, bütçeden kesen bir kulübün taraftarısın.
      Tabiki bu durumda Barcelona’ya az farkla yenilmeniz bir tarihi başarıdır.
      Yenilginizle gurur duydum! Bunun için seni tebrik edeyim de bari artık için rahat etsin…

      FB-GS arasındaki derbi maçlarda genellikle GS’nin ezici bir üstünlüğü (!) olduğu için de konuyu özellikle Olin maçına getirdim. Bunun için de anlayışına sığınıyorum. :)

      Senin başkanın şeref tribününde otururken, Aziz Yıldırım içeride. Bu konuyu da mevzuya iyi bağlamışsın. Ama ne yaparsın taşları bağlamışlar ama köpekler serbest dolaşıyor :)

      • Sevgili Basketsever, sevgili Semih ! Aranızdaki polemik devam ederse artık amacını aşmış olacak ve ..dik yarışına dönecek. Bu sitenin amacına da uygun düşmeyecek. Tadında bırakmak lazım. Aynı konuyla ilgili yorum yaparsanız yayınlamayacağım. Umarım anlayışla karşılarsınız. İkinizin de daha başka konularda çok daha güzel yorumlar yapacağınızı biliyorum ve bekliyorum