Günaydın

Beko Basketbol Ligi 14.haftasında Olin Edirne ile Tofaş karşılaştı.Uzatmaya giden maçta Tofaş, Olin Edirne’yi 74-73 yenerek 6.galibiyetini alırken Olin Edirne 14 maçta 11 mağlubiyet aldı.Geçen haftada bahsettiğim gibi bu maçı Olin Edirne’nin kazanmasını beklemiyordum.Ancak açıkçası böyle bir maç olacağını da düşünmemiştim.Olin Edirne’li oyuncuların maçın genelinde verdikleri mücadeleyi taktir etmemiz gerekir.Hele ki böyle bir şehir ortamında bütün tartışmalara rağmen iyi iş çıkarttılar.Biraz şans da yanlarında olsaydı Olin Edirne kazanabilirdi.

İlk devre bitmek üzere,sadece tek bir maç kaldı o da deplasmanda Fenerbahçe Ülker maçı.Galibiyet şansı çok çok düşük olduğu için ilk devreyi 3 galibiyet ile kapattığını varsayıyorum Olin Edirne’yi.Geçen sezona döndüğümüzde ise ilk devreyi 4 galibiyet ile tamamlamıştı Olin Edirne.Yani diğer takımları gözönüne tutmazsak şu anki durum geçen seneden daha kötü.Geçen sene deplasmanda Karşıyaka’yı yenerek son anda ligde kalmıştı Olin Edirne.Bu seneki tablo böyle giderse daha kötü sonuçların olacağı anlamına geliyor.Bunu söylerken Olin Edirne’nin rakipleri Antalya BŞB ve Hacettepe’nin yaptığı transferleri ve oynadıkları oyunu da gözönünde tutarak söylüyorum.Bu hafta Anlalya BŞB son 2 dakikaya önde girmesine rağmen uzatmalara giderek Banvit’e mağlup oldu.Eğer kazansaydı ki bunun için tek bir sayı yeterdi,Olin Edirne daha büyük bir darbe ile karşı karşıya kalabilirdi.Tofaş maçında yanında olmayan şans, o gün Olin için Antalya’daydı.

Gerçekçi olursak Ratkovica ve Yunus Emre Sonsırma bu lig için yeterli iki guard diyemeyiz.Bu hafta verdikleri mücadele için onları tebrik etmek lazım ancak lig için yeterli olduklarını düşünmüyorum.Çünkü rakip takımların bu mevkilerde iyi oyuncuları var.Bu söylemlerimden, artık ligin Olin Edirne için 3 takımdan oluştuğunu söyleyebiliriz.Alttaki takımlardan Hacettepe’ye karşı ikili averajda öne geçmesi çok zor görünüyor.Diğer takım Antalya BŞB ise Olin Edirne’nin içeride yendiği takımlardan birisi.Bu konuda ise avantaj Olin Edirne’de.Tüm bunları hesaplamak için erken değil aksine geç kalınmış vaziyette.Zaten Olin Edirne’yi bu hale getiren düşünceler de ”daha erken erken,bir şey olmaz,bu sene Play-Off’dayız,herkes rahat olsun,hiçbir sorun yok,her şey olunda” tarzında düşüncelerle taraftarı büyük beklenti içine sokup bu da yetmezmiş gibi yapılan hatalardan ders almayarak kötü gidişe bir türlü dur demeyerek gelinen nokta.Artık her hafta aynı şeyleri yazmaktan ben bıktım açıkcası.Olay her hafta dönüp dolaşıp aynı konuya geliyor.Sezon başında ki planlarla şu an olunan yerdeki farkı görmek gerekiyor artık.Bunu haftalardır köşemde yazıyorum.Sizleri de sıktığımın farkındayım ama göz göre göre hiçbir şey yapılmaması her gelişmenin,her maçın önüne geçiyor benim gözümde.Bu nedenle de her hafta aynı yazıyı yazmak zorunda kalıyorum.Buna, artık çok sıkılsamda yapmaya devam edeceğim.Çünkü biliyorum bir gün bu yazıyı tekrarlamak zorunda kalmayacağım.Belki buna Olin Edirne Play-Off’lara katıldığında belki de TB2L’de iken son vereceğim ama biliyorum bir gün bitecek bu yazının devamı.Bu yüzden ben hala bekliyorum.Beklemeye de devam edeceğim.

Taraftar arasında ise birçok görüş ayrılığı var,olması gerektiği gibi.Kimileri Gökhan Taştimur’u istemiyor,kimisi kalsın diyor,kimisi istifa etmeli,kimisi görevinden alınmalı diyor,kimisi Edip bey ne yapıyorsa doğrudur diyor.Bu görüş ayrılıkları elbet olacaktır.Burada ki konu, bu görüş ayrılıklarına karşı herkes saygı göstermelidir.Herkes görüşlerini hakaret ve saygısızlık olmadığı sürece özgürce söylemelidir.Kimse kimseyi bu konuda ikna etmeye de çalışmamalıdır.Burada unutulmaması gerek nokta herkes ne düşünüyorsa, Olin Edirne’nin iyiliği için düşünüyor.Tüm taraftarlar bağlı olduğu takımın iyiliği için konuşuyor.Bu nedenle ”sen benim gibi düşünmüyorsun bu nedenle sen benim muhatabın değilsin” tarzındaki düşünceler oldukça yanlış.Bu konu üzerinden de kişisel çekişmeler tekrar tekrar gündeme gelmemelidir.Olin Edirne taraftarları arasında önceden de ayrılıklar meydana gelmişti ancak bu dönemde de bu tür ayrılıklar,küslükler sık sık olmaktadır.Bu nedenle tüm taraftarların görüşlerini dikkate alarak bölünmeler engellenmelidir.Ancak bunu yaparken tek tip düşünce değil birbirinden bağımsız birçok düşüncenin ışığında bu gerçekleşmelidir.

Herkes herkese karşı şirin gözükmek isteyebilir.Buna bazı insanlar inanır bazıları da inanmaz.İnanmayanlar genellikle seni tanıyanlar olur ve bu nedenle inanmıyordur.Düşünür,geçmişi düşünür,kafasında tartar,tartışır.Artık gerçeği daha rahat görür.Bazı zamanlar olur insan düşünmeden doğruyu bulur.Çünkü tek tip düşüncesinin kurbanı olmak istemez.Ani karar vermesi gerekir.Hangisinin daha hayırlı olacağını bilemez.Bunu yaptıktan sonra düşünür ve o zaman doğruyu bulur.Bunu görerek öğrenir.Ancak şu anda Olin Edirne ikisini de yapmıyor.Hareketsiz kalmaya devam ediyor.Bundan memnun olanlar da var,”bir bildikleri vardır” diye düşünenlerde var.”O ne yapıyorsa doğrudur,o olmasaydı Olin Edirne olmayacaktı” diyenler de çok var.Evet Olin Edirne,Edirne için çok önemli ancak bazı şeyler bundan da önemli.Çocuklar doğduktan sonra sadece anneleri ve babalarına ait olmazlar.Artık onlar toplumun da çocuğu olurlar.Şunu söyleyebilir misiniz? ”Çocuk benim çocuğum, ister öldürürüm ister süründürürüm.” İşte bu düşünce ile sanki her şeyi yapmak herkesin elindeymiş gibi düşünüyoruz.Aslında öyle değil.Eğer o çocuğa bir şey olursa onun sorumlusu onun annesi ve babasındadır.Bunu da görüp ayıplayacak kişi toplumdur yani Edirne halkıdır.Çocuğuna zarar vermek istiyorsan bunu iki şekilde yapabilirsin.Ya bir hareketinle bunu yaparsın ya da yapman gereken bir şeyi yapmaman sonucu çocuğuna zarar verirsin.Bu ikisi arasında ise sonuç açısından hiçbir fark yok.İş dönüp dolaşıp yine topluma gelir.İnsanlar üzülür ama gerçek sorumlu belirlidir.Güzel bir uykuya daldırıp onu uyandırmak ona ne kazandırır? Sadece geçirdiği süre içerisinde mutlu olmasını sağlarsın ama uyandığında daha da mutsuz olur.Eşşeği önce kaybettirip sonra buldurmak o an için sana mutluluk verse de düşündüğünde, kazandığın hiçbir şey olmadığını anlarsın.Sana söylenen tek şey ise ”Günaydın” olur.

Ozan Dalgıç

Sosyal Ağlarda Paylaş

Share to Google Plus

Comments are closed.