İlk yarı karnesi & İşin sırrı sevgi’ de

Beko Basketbol liginin ilk yarısı Efes Pilsen maçı ile sona erdi. Ama takım ve staff  fiili olarak ancak Telekom maçından sonra devre tatiline girip 4-5 gün dinlenme imkanı bulabilecekler.

Beko sezonu başlarken devreyi yedinci sekizinci sıralarda bitireceğimizi tahmin edebilen var mıydı aramızda ?

Çoğumuz kümede kalmanın başarı olacağını düşünüyorduk.

Ama an itibari ile öyle bir ihtimal yok gibi. Aksine camia playoff hesapları yapıyor.

Neden böyle oldu ? Nasıl oldu ? Hem de bu dar bütçe ve dar rotasyon ile !

Bu işin bir hikmeti olmalı ?

Elbet bilinen faktörler var. Sisteme uygun doğru oyuncu seçimleri, seçilen oyuncuların kalitesi, doğru yönetim, Staffın basketbol felsefesi gibi.

Hepsine tamam. Fakat olayı bu noktalara Edirne halkının takıma ve teknik kadroya olan ilgi ve sevgisi getirdi.

İşin asıl sırrı sevgi de !

Evet basketbolcularımızın hepsi profesyonel. Ama onlar Edirne’ de sporun amatör ruhunu yakaladılar.

Derya Yannier, Özgün Ünver ve Serhan Kavut. Beko ligine çıkmamızda büyük pay sahibi olan basketbolcularımız. Edirne’ den istemeye istemeye ayrıldılar. Kalktılar Ankara’ dan Efes Pilsen maçımızı izlemeye geldiler ! Bir gönül bağları olmasa neden gelsinler ? Efes Pilsen’ in Ankara’ da oynadığı maç mı yok ? Böyle başka bir örnek var mıdır ?

Erdal Bibo. Kurt Basketbolcumuz. Olgun, ciddi bir kişilik ! Mersin B.Ş.B. maçında attığı üçlükten sonraki sevincini gördünüz mü ? Ya da deplasmandaki sevinç gösterilerini ?

Seibutis ile Samardziski neden her maçtan sonra 9/8 oynuyorlar ?

Yakın zamanda buz adamlar Ginevicius ile Doliboa’ ya dikkat ettiniz mi hiç, artık onların da yüzü gülüyor !

Ginevicius’ un kendilerine gösterilen ilgi ve coşku hakkında bir taraftara, tüm taraftarları kastederek sarfettiği söz şuydu: “Manyaksınız siz” !

Dolu tribünler önünde oynamak her basketbolcunun moral motivasyon kaynağıdır. Edirne seyircisi doluluk anlamında Karşıyaka seyircisi ile birlikte ülkenin bir numarası. Bilet fiyatlarının yüksekliğini de nazara alırsak belki de birincisi.

Sporcular dolu tribünler önünde bir başka oynuyorlar. Takımımızın Galatasaray maçı dışındaki maçlarda sergilediği deplasman fobisinin sebebi de bu belki. Galatasaray maçına giden Olin Edirne Basket seyircisinin yoğunluğu da o maçın kazanılmasındaki etkenlerden biri.

Peki ilgi sevgi tamam da, tribün desteği yeterli mi ?

Bunun için biraz daha yol almamız gerekiyor.

Seyircinin adrenalinin artması için bazen Seibutis’ in yahut Gökhan Hoca’ nın el kol işareti yapması gerekiyor.

İlginçtir. Galatasaray maçında ortalığı birbirine katan seyirci Mimar Sinan’ da daha sessiz.

Elbette maç boyu seyircinin gırtlağını yırtmasını kimse beklemiyor. Fakat Galatasaray maçındaki seyirci neden Mimar Sinan Arena’ da yok ?

Her şey zamanla daha da iyi olacak diyelim ve ilk yarı karnelerini dağıtmaya başlayalım.

Fikret Can Akın         : İlk yarı takımın dümenini iyi idare etti. Takımın beyni. Basketbolda bir laf vardır: “Oyun kurucun kadar konuşursun”

Vidas Ginevicius        : Eşinin sağlık problemi nedeni ile zor günler geçirdi. Ama devre sonuna doğru toparladı, takıma katkı verdi. Kendisine ve eşine tekrar geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz

Rahim Rızvanoğlu     : Okula yeni katıldı sayılır. Henüz alışma devresinde.

Renaldas Seibutis       : Takımın penetrecisi. Sevimli çocuk. Lakabı Genç Kurt. Kimseye sormadan takımın liderlik ipini eline aldı. Taraftarın gazı  performansını yükseltiyor. Antalya maçından sonra onun için sağını kapatırsanız biter diye yazmışlardı. O maçtan sonra izlediğimiz maçlardaki sol dripling ile yaptığı penetreler yazanlara kapak olmuştur herhalde.

Erdal Bibo                  : Edirne’ nin gelecekteki başbakan adayı. Aktif sporcu olmasa ilk adım olarak Edirne’ den bağımsız milletvekili adayı göstereceğiz. Öte yandan Büyük Menajer Serdar Yiğitsoy bir gün olur da ben çok yoruldum, artık balık tutacağım derse banko Genel Menajer adayım. Sahadaki Erdal Bibo’ yu ise kimseye anlatmaya gerek yok. Yorgunluktan yıkılana kadar…

Reha Öz                     : Altın kalpli sevecen bir aile babası. İyi adam. Bizdeki izlenimi böyle. Yaşına göre gösterdiği savunma performansı ve kritik üçlükleri ise takımın ilacı.

Ömer Ünver               : Tam ritmini bulamadı. Ama üçlük uzmanımız devreye girdiği maçlarda katkı vermeyi bildi. Gökhan Hocamız maçına göre ona sorumluluk veriyor.

Tufan Öz                    : Hava durumu alarm veriyor dedik, Tufan geliyor dedik ama gecikti. Hadi Tufan atlat artık şu sakatlıkları da kasıp kavur şu ortalığı..

Caner Ercan                : Türk oyuncular arasında favori adamım. Sıkıntılı bir kişilik ama bu kişiliğini sahaya yansıtmıyor. Safi et, hiç sinir yok sanki ! Galatasaray maçında, Efes maçında oyuna girer girmez sallayıveriyor elüstü üçlüğü. Lakabı yüzde yüz Caner. Daha iki-üç sezon önce bölgesel ligde oynayan bir oyuncu için özgüvenin böylesi. Yalnız Mersin B.B. maçı sonunda smaç ile bitirmediği için kendisine çok kızgınım. Paaaat diyorum.

Seth Doliboa              : Devrenin ortalarında Edirne’  de mutlu değilmiş izlenimini edinmiştik. Ama şimdi onunda yüzü gülüyor. O bir uçan adam. Eli sıcak olduğu gün üçlük makinesi.

Ahmet Kaplan                        : Gökhan Hoca onun için soyadı gibi “Kaplan” diyor. Gökhan Hoca’ mızın üzerine söz söylemek bize düşmez.

Davud Kamer             : İkinci devre artık patlama yapmasını ve Peja’ yı daha fazla dinlendirmesini umduğumuz oyuncumuz. Hadi Damat çık artık şu sahneye.

Pregrad Samardziski :  Yabancılar arasındaki kahramanım. Rakiplerin iki üç kişilik pivot rotasyonu ile kırk dakika çarpışan Süpermen. Ben ona “SUPERSAM” diyorum. O sevgi dolu genç bir dev adam. Genç kızlar dikkat ! Kalbi boş.

Ege Taşpınar               : Gökhan Hocanın sağ kolu. Takım ile Staff arasındaki köprü. Takım kimyasının oluşmasındaki baş aktörlerden biri. Onun gibi bir takım kaptanının olması Olin Edirne Basket için büyük şans.

Gökhan Hoca, Ali Hoca ve Erdem Hocalara gelince…. Yedi gün yirmidört saat basketbol ile yatıp basketbol ile kalkıyorlar. Salonun parkelerine kadar her şeyi iş edinmişler. Günlük başarılarla yetinmek yerine Edirne’ ye basketbol kültürünü nasıl yerleştiririz, nasıl basketbol şehri yaparız, altyapıyı nasıl kurarız, yeni salonu nasıl yaptırırız derdine düşmüşler.

Onlara karne dağıtmak haddimize değil. Ama bazı dilek ve temennilerimizi dile getirmemizde sakınca yoktur herhalde.

Gökhan Hocam mağlubiyetlerden sonra üzülmek yok artık, taraftarlar olarak yasaklıyoruz. Birde şu diyetin neticelerini görmek istiyoruz artık yavaş yavaş.

Ali Hocam, Ginevicius ile Doliboa’ yı bile güldürmeyi başardık ta bir sizin gülen yüzünüzü göremedik. Keyif purosuna tamam da biraz tebessüm istiyoruz sizden de.

Erdem Hocam, biliyoruz basketbol okulu, A takımı, Veteranlar derken kendinize zamanınız kalmıyor. Ama sizden de bir Haka dansı kursu açmanızı talep ediyoruz mümkünse.

İkinci yarının da ilk yarı gibi başarılı geçmesi dileği ile Telekom maçı öncesi şimdiden iyi tatiller …

PAYLAŞ

Subscribe to Comments RSS Feed in this post

2 Responses

  1. Güzel bir yazı kaleminize sağlık…

  2. Tamer bey bu tip yazıları daha sık yazın lütfen. Basketseverler olarak burada başka sitelerden copy paste yazılar değil böyle güzel orjinal yazılar okuyalım.

Yorum Ekle

Email adresi yayınlanmaz. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*