Kazanılanlar Kaybedilenlerden Fazla

Beko Basketbol Ligi’nin 6.haftasında Olin Edirne, Anadolu Efes ile çekişmeli bir maçın ardından 72-66′lik skorla sahadan mağlubiyet ile ayrıldı.Ancak bu maç ile ilgili söylenecek çok konu var.Hem hücumda hemde savunmada genel olarak iyi bir duruş sergileyen Olin Edirne aradaki bütçe ve oyuncu farkına oranla sahaya yansıttığı mücadelesiyle bugün herkesten beğeni topladı.Bugün kazanılan ve kaybedilen çok konu var ama bence en büyük kazanım umarım Edirne seyircisi ve Olin Edirne taraftarları olur.Anadolu Efes’i izlemeye gelenlen bugün Olin Edirne’yi izlediler.Bu da g��zel bir reklam oldu.Umarım bu reklamdan sonra artık salon dolar.Çünkü sahada verilen mücalede artık bunu hak ediyor.Çünkü kazanılanlar kaybedilenlerden fazla.

İlk olarak savunma anlamında takım olarak iyi iş çıkardı Olin Edirne.Pota altı savunmasında Semih Erden’i durduramasa da close outları ve pas kanallarındaki yoğunluğuyla kolay sayı şansı vermedi.Ancak ikinci yarıda sahip olduğu hücum ribaundu avantajını kullanamayıp Anadolu Efes’e bu üstlünlüğü verdi ve rahat alabileceği topları rakibine verdi.Bunun da en kritik dakikalarda olması belki de Olin Edirne için şanssızlık oldu.Savunmada özellikle Davud Kamer Semih Erden eşleşmesinde bariz üstünlüğü bırakmadı Semih.Topu alıp potaya döndüğünde ya sayı yaptı ya da faul aldırdı.Davud’un süre alması doğaldı.Parakhouski’nin 3.faulünü almasa bile Davud zaten bu kadar süre alacaktı.Çünkü topun pota altına her pozisyonda inmesi ile 40 dakikalık bir maçta ayakta kalmak zor olabiliyor.Bu nedenle bu konuda yapacak bir şey yoktu.Bu eşleşme her halükarda olacaktı.Sadece faullerin artması Levent Bilgin’in süre almasını sağladı.O da kısa süre içerisinde elinden geleni yaptı.Özellikle Berkay’ın savunmada ki duruşu onun 1 periyotta 4 faul almasına neden oldu.Bu da onun maçın kalanında rotasyondan çıkacağı anlamına geliyordu.Bu faullerin içerisinden kolay çalınan 1 veya 2 faul vardı.Ancak hakemler genel itibariyle zaten kötüydü ve haklı olarak salonda da protesto edildiler.Maçın son 5 dakikası ise Sinan Güler’in bulduğu sayılar maçın bence hakkı değildi.Eğer bu maç kaybedilecekse bile böyle kaybedilmeyecekti.4 dakikada bir oyuncu arka arkaya 7 sayı atıyorsa o oyuncuyu adam adam savunma prensibi çerçevesinde savunan oyuncunun maçtan koptuğunun göstergesidir.Bu nedenle o oyuncuya önlem alınmalıydı.Buralara gelen bir maçı bir oyuncunun alıp götürmesi gerçekten kötü oldu.

Hücumda ise;Parakhouski diğer maçlara oranla daha çok top kullandı.Daha istekli ve daha hırslı göründü.Şu ana kadar oynadığı maçlardaki belki de en istekli maçıydı.Süre aldığı dakikalarda elinden geldiğince mücadele etti ve savunmada da Semih Erden’i durdurmaya çalıştı ve bence de çok kötü durmadı arkasında.Ancak Barac’ın süre aldığı dakikalarda daha etkili oldu.Özellikle savunma da oldukça zorladı Barac’ı.Hücumda ise bugün çok görmediğimiz ve benim sürekli üstünde durduğum bir konuyu sahada gördük.Özellikle ikinci yarıda ve topun potaya indirilemediği dakikalarda Jelinek ve Parakhouski’nin yaptığı ikili oyunlar,pick and roller özellikle tepe pick and rolleri hücumda zorlanılan dakikaların altın anahtarı olarak karşımıza çıktı.Jelinek’in iki kez yaptığı top kaybı dışında pozisyon ya sayıyla bitti ya da faul ile.Maçta en çok konuşulan pozisyonu da zaten bunun sonucunda oldu.Topun inişte olduğu anda Semih Erden’in blokladığı pozisyonda forvet pozisyonundan yapılan bir pick and roll ile geldi.Hücumda ayrıca bugün en iyi maçını oynayan Tapoutos’a ayrı bir parantez açmak gerekiyor.High posttan bulduğu yüzdeli atışlarla takımının maçta kalmasını sağladı.Ayrıca son çeyrekte bulduğu üçlük maçın kritik bir dakikasında gelmişti.Farkın açılmamasın sağlayan önemli bir katkı verdi.Savunmada ve hücumda da ribaudlarda takımın Mehmet Yağmur ile birlikte en iyisiydi.

David Jelinek ise yüzdeki üçlük atışının kurbanı oldu bu maç.Neden böyle söylüyorum.Çünkü maçın son 2 dakikası Olin Edirne 2 sayı gerideyken David Jelinek sağ forvetten screeni kullanarak üçlük atış denedi ve o atışın girmemesiyle maç zaten o anda bitti.O anda screeni kullarak içeriye drive etse veya içeriye devrilen Parakhouski’ye topu indirse belkide Olin hala maçın içerisinde kalacaktı.O şutu atmasının nedeni ise kendine güveniydi.Maç boyunca atğı 5 atıştan 3′ü girmiş ve önemli katkı vermişti.Ancak öne geçmek uğruna yapılan bu acele atış hem onun güveninin kırılmasına hemde takımının yenilmesinde katkısı olmasına neden oldu.Tabi ki yenilgideki tek neden bu olamaz.Mehmet Yağmur’unda uzaklardan kullandığı bir üçlük atış vardı.O da kısa kalınca zaten maç elden gitmişti.Burada ki hata top içeriye inmezse yapılacak hücumun 3′lük atışlara endeksli olması.Yani topu içeriye indiremiyorsanız rakip pivot sizi önden alıyorsa hemen screeni gider.Burada zaten problem yok.Parakhouski ve Davud bunu yapıyorlar ama.Bunu yapmaları değil düzgün yapmaları önemli.Screen yapılmıyor aslında yapılıyormuş gibi görülüyor ancak rakip savunma oyuncusu için bir dezavantaj olmuyor.Bunu bu maçta çok gördük.Ancak sevindiğim nokta artık tepe ve forvet pick and rollerinin kullanılmaya başlanması.Roll konusunda sıkıntı zaten yok.Asıl sıkıntı pick kısmında.Bunu da Parakhouski ve Davud’un daha fazla çalışması gerekiyor.Onun dışında Mehmet Yağmur’un bugün üçlük atışlarda etkili olamaması ve karşısındaki savunmanın ki bu Sinan Güler olması onu maç boyunca büyük sıkıntıya soktu.Sinan onu oyunda kaldığı her dakika yakından savunarak top almasına bile rahat bir şekilde izin vermedi.Bu da hücumda Olin Edirne’nin düzenini bozdu.

Son olarak tüm takımı ve özellikle koç Gökhan Taştimur’u çabası için kutluyorum.Maçı kazanmak için saha kenarında verdiği gayret gerçekten takdire şayan.Bugün takımda gerçekten genel olarak çok iyiydi.Özellikle topu paylaşmada ve Mehmet Yağmur’un cut edip forvetten topu alması ve pozisyon zenginliği yaratması ayrıca ikili oyunların sıksık kullanılması hücum anlamında işlerin iyi gittiğinin bir işareti.Ayrıca savunma dengesinin de oyuncu bazında değil takım bazında iyi olduğu söylenebilir.Zaten sıkıntı hücum kısmındaydı bu da artık yavaş yavaş oturuyor.Haftaya Türk Telekom maçı hem Olin Edirne için hem de teknik ekip için zor bir sınav olacak.Bu sınavdan kimin kalıp kimin geçeceğini göreceğiz.Umarım bu sınavdan hak eden kalır hak eden geçer.

Ozan Dalgıç

Sosyal Ağlarda Paylaş

Share to Google Buzz
Share to Google Plus

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*