KULÜBÜN VE TARAFTARIN FELSEFESİ OLMALI MI ?

Merhaba sevgili Edirneliler ve basketbolseverler.

Olin-Banvit maçı  düşük skorlu bir maç olmuş ve takımımız maçı kaybetmiş . Bu sonuç son derece doğal. Maçı seyretmeden bir yorum yapmayacağımıza göre aslında kazanıp kaybetmekten çok daha önemli olan bir konuyu irdelemeye çalışacağım.

Maalesef ülkemizde spora bakış günlük, aylık, sezonluk gibi çok kısa süreli olmaktadır.

Ülkemizin kültürü her alanda olduğu gibi spora bakışımıza da yansıyor.

Hiçbir zaman orta ve uzun vadeli planlar yapılmamakta, yapılamamaktadır.

İşte tam bugün, bu bakış açısının çok dışında bir basketbol kulübüyle oynadık ve kaybettik. Kazanabilirdik de, ama kazanmak veya kaybetmek sadece bir sonuç. Önemli olan ise süreçtir. Yıllar sonra baktığınızda ne yaptığınız ve nerede olduğunuzdur.

Biz bu Banvit’i ilk senemizde play-off larda dahil olmak üzere 3 defa yendik. Geçen sene onlar bizi iki defa yendiler, hiç kaybetmediler. Yani gördüğünüz gibi bir sezonda biz en tepelerde olduk, bir sezon sonra diplere çakıldık.

Bunlar sporda olmaz mı ? Elbetteki olur, ama esas olan o kulübün basketbola bakışı, felsefesi ve duruşudur.

İşte bBanvit kulübü bu anlamda saygı duyulacak, takdir edilecek bir bakışı ve duruşu olan kulüptür.

Banvit kulübüyle ilk yıl yaşanan tatsızlıklarda Banvit spor kulübü başkanı ve bazı yöneticilerin büyük hataları oldu.  Ancak bunlar oldu diye doğruları takdir etmemek olmaz.

Bakın bizim 2 yılda çıktığımız birinci lige onlar 5 yılda çıktılar ve tam 9 yıl sonra adım adım ilerleyerek gelebildikleri yer ancak yarı final oldu.

Oysa ki ilk yılımızda Galatasaray Antalya’ya ligin son maçında yenilmese, ligde iki maçta da yendiğimiz Galatasaray’ı eleyip yarı final görebilirdik,  belki de final bile oynayabilirdik.

Ancak bir sene sonra küme düşmemek için oynardık ve oynadık ta.  Oysa ki orta ve uzun vadeli planları olan bir kulüpte bunların olmaması lazım. Adım adım dengeli, ne yaptığını ve ne istediğini bilen bir felsefeyle hedeflere ilerlenmeli.

İşte Banvit bunları bence Türkiye’de en doğru yapan kulüp. Her sene play off oynuyorlar ve her sene bir hamle yukarıyı planlıyorlar. Alt yapı organizasyonları bence tartışmasız Türkiye’nin en düzgün olanı.  Türkiye’nin her yerinde basketbolcu adayı çocukları yatılı olarak Bandırma’da toplayıp en güzel şartlarda barınmalarını ve yemeklerini verip, eğitimlerini sağlayıp, sigortalarını ödeyip maaşlarını veriyorlar. İşte bu nedenle bir kasabadan 2 tane Beko basketbol ligi takımı çıkardılar. İki takımda da en az 5 tane kendi alt yapısından yetişmiş oyuncular vardı.

İşte doğru kulüp organizasyon,u doğru felsefe ve işte gelinen nokta.

Buna benzer bir örnek te tabiiki Tofaş spor kulübüdür.

Tofaş spor kulubü de  basketbolda önemli başarılara imza atıp şampiyonluklar yaşadı.

Hatta Yunanistan’ın Aris takımıyla Avrupa finali bile oynadı ama o finalden birkaç sene sonra kulüp kapandı. Daha sonra Efe Aydan başkanlığında felsefelerini değiştirip bambaşka bir yapıya büründüler ve alt yapılardan kendi oyuncularını yetiştirip o oyuncularla lige çıktılar,  ligden düştüler ama hiç ilkelerinden ve felsefelerinden vazgeçmediler.

İşte bu yüzden 2 yabancı oyuncusu ve en iyi Türk oyuncularından 3 tanesi sakatken geçen sene burada bizi 16-17 yaşındaki çocuklarla yendiler.

Tabiiki bu örnek kulüplerin en başında Anadolu Efes var.  Bu iki kulüp hep Efes’in açtığı yolda yürüdüler, hatta bence onu yakalayıp geçiyorlar bile.

Değerli Edirne’liler ve basketbolseverler,  Türkiye basketbol liginin gençlik kulüpleri olan GS,FB,BJK.KSK ve Efes, Banvit ve Tofaş gibi ilkeleri ve felsefesi olan kulüpler  birinci ligde daima varken diğer kulüpler birkaç sene sonra geldikleri gibi gittiler.

Şimdi sormak istiyorum, biz bu örnek kulüpler gibi mi olacağız yoksa diğerleri gibi mi ?

O antrenör geldi, bu gitti. Şu oyuncu geldi, bu oyuncu gittiler le mi uğraşacağız?

Sezonu 7.mi bitirdik;  herşey süper,  antrenör süper, oyuncular süper, menajerler süper.

Sezonu 14. bitirdiğinde hepsi tu kaka herkes gitsin.

Şimdi soruyorum sizlere, kimseyi suçlamadan, suçlu aramadan; Bzim ilkelerimiz ne ? Felsefemiz ne ? Duruşumuz ne ? Bizim kulübümüzün vizyonu ne ? Bizi bu vizyona götürecek orta ve uzun vadeli planlarımız neler ? Bu planları ortaya koyacak ve uygulayacak profesyoneller kim ? ( genel menajer, genel koordinatör veya adını sizin koyacağınız birim )

Eğer bu soruların cevabı yoksa,  daha da önemlisi bu soruları soran yoksa, kalıcı başarı gelmez.  Kimse hayal kurmasın

Deplasmanlı liglerde 5.senemiz. Biz hala 4 numaramız NBA’den mi olacak, yoksa Euroleague’ den mi olacak diye bekleye duralım. Bakın ben size bir soru sorayım,  ancak biraz zor bir soru.

Olin basketbol takımında deplasmanlı ligin 5. Yılında  kaç tane Edirne’li veya alt yapımızdan yetişmiş oyuncu var?

Bu zor soru için size bolca zaman veriyorum.  Ne de olsa çok zor sordum.

Haftaya görüşmek dileğiyle saygılar sunuyorum ve herkese iyi bayramlar diliyorum.

(Not: Bu yazı Spor Extra Gazetesi’nin 4. sayısında da yayınlanmıştır)

Sosyal Ağlarda Paylaş

Share to Google Plus
Subscribe to Comments RSS Feed in this post

One Response

  1. Sayın hocam kulübün ve taraftarın felsefesi olması gerektiğini düşünüyorun
    Ben bir taraftar olarak baktığımda Kulüp liğde 3 cü yılına girerken hala kurumsallaşamamış.biraz açacak olursak kurumsallamadan kasıt idari ve teknık anlamda profesyonel kişilerin iş başına gelmemesi gerekeli plan program bütce ve taraftar organizasyonunu iş başındaki yöneticilerin yapmamasından kaynaklanıyor halbuki profesyonel kişiler gelse sezon başı planlama daha iyi olur hoca ve oyuncu seçimlerinde hatalar olmaz doğabilecek sıkıntılar en aza indirgenmiş olur.Burda ben daha öncede belirtmiştim.Bir italyada siena modeli var burdan gönderilecek yöneticiler bu modeli iyi incelemeli ve kulübe entegre etmelidirler diye düşünüyorum
    Dğer bir hususta sponsorlarla ilgili biliyoruzki sayın edip ağaogullarının kulübe hizmetleri yadsınımaz eğer o olmasa idi bizim bu 3 cü sezonumuz olmazdı.Bu kulübe tüm trakyanın maddi menfaat gözetmeden yardımcı olması gerekir.Benim gözlemlediğim kadarıyla bu trakya insanın doğasında bu mümkün görünmemektedir.Dediğim Kulüp sağlam temeller üzerine oturtulursa başarı gelecektir.
    Taraftar boyutunda ise şu an da mevcut taraftar derneği ellerinden gelen desteği sağlamakla beraber yeterli değildir.Edirnedeki tüm sivil toplum örgütlerini kulüp için harekete geçirmelidir.Taraftarları daha fazla olin forması ve diğer olin ekipmanlarını almalı için çalışmalıdırlar.