Neme Lazım Dememek Lazım

Avrupa’nın en ilgi çeken basketbol liglerinden biri olarak kabul edilen Türk Basketbolunun zirvesi, Beko Basketbol Ligi’nde 16 takım mücadele ediyor. Son üç sezondur bu 16 takımdan biri, bizim takımımız…

Beko Basketbol Ligi’ndeki  16 takım, ülkemizin 10 şehrini temsil ediyor. Bu 10 ayrıcalıklı şehirden biri de Edirne…

Bunlardan 3 tanesi Türkiye’nin metropolleri İstanbul, Ankara ve İzmir… Bu üç şehrin toplam 9 takımı var ligde…

Kalan 7 takımdan dördü hem nüfus, hem gelişmişlik olarak, hem de adı üstünde “Büyük Şehir”… Bursa, Antalya, Mersin ve Gaziantep…

Geriye kaldı 3 takım…

Ereğli’nin sponsoru Erdemir Grubu, toplam varlıklar açısından Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu… İstanbul Sanayi Odası (İSO) ‘Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’ 2011 yılı raporuna göre ise 5.274.727.229 TL ciroyla 7. büyük şirket konumunda…

Bandırma’nın sponsoru Banvit ise aynı rapora göre 1.059.866.937 TL ciroyla 2011 yılının 58. büyük firması…

Son olarak şehrimizin takımı, Olin Edirne’ye bakalım… Öncelikle Edirne  nüfus, sanayi, ticaret hacmi, ekonomi vb aklınıza gelebilecek her bakımdan “küçük” bir şehir… Basketbol takımımızın ana sponsoru Edirne Yağ San. Ve Tic. A.Ş. ise  İSO “’Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesinin 479. Sırasında… 2011 cirosu 166.210.462 TL… Erdemir ve Banvit’le kıyaslanması bile mümkün değil…

Birkaç adım geriye çıkıp, son üç yıldır bizzat içinde bulunduğumuz rüya gibi konuma biraz uzaktan bakmak lazım…Avrupa’nın en prestijli liglerinden birinde temsil edilen en prestijli kentlerin en prestijli takımlarından birine sahibiz…Kimi zaman NBA’in, kimi zaman Dünya basketbolunun en önemli oyuncularını izliyoruz…

Takımımızda oynadıktan sonra sıçrama yapan, büyük kulüplere giden basketbolcuların gururunu yaşıyoruz…

Çok heyecanlı, keyifli, dinamik bir rekabetin içinde yer alıyoruz…

Peki rakiplerimize göre bunca dezavantajımız varken nasıl oldu da buralara geldik..?Bu tam anlamıyla bir başarı öyküsüdür. Öykünün ayrıntılarını hepimiz biliyoruz… Çok özetle inançtır, sevgidir, fedakarlık ve emektir bu noktaya getiren…

Emeği geçenlerin hakkı asla ödenmez…

Önümüze öyle bir “değer” sundular ki kıymetini ölçmek bile olanaklı değil…

Biliyoruz ki rüzgar bazen arkadan öyle bir eser, hedeflerinizin çok ötesine taşıyabilir sizi… Bazen de tam aksi yönden eser ya da hiç karışmayabilir…Şimdilerde bu “değer”i kaybetme korkusu sardı hepimizi…Sportif açıdan işler pek iyi gitmiyor… Alt lige düştüğümüz taktirde geri dönmenin çok ama çok zor olduğunu düşünüyoruz… O üç yıl önceki koşullar tekrar yaratılabilir mi, şüpheliyiz…

Dolayısıyla kaybedersek, tekrar elde edememekten korkuyoruz…

Basketbolu seviyoruz…Edirne’yi seviyoruz…Takımımızı seviyoruz… Beko Basketbol Ligi’nde kalıcı olmak istiyoruz…

Bu sebepledir ki, Tofaş maçında “salon yıkılacak” hissi veren bir atmosfer vardı…

 

Bu takımdan para kazananlar dışındaki tüm unsurlar kalıcı ve belirleyici etkiye sahiptir takım üstünde… Sponsorlar, yöneticiler, il idarecileri, yerel basın, taraftar grupları ve tek tek taraftarlar, basketbolseverler…

 

Mesleği “basketbol” olanlar, ancak basketbolu görev edinmiş olan kalıcı unsurların sımsıkı kenetlenerek oluşturacağı sinerji sayesinde kendilerini bu takıma, bu şehre ait hissedebilir. Yoksa onlarınki iştir…İşlerini yaparlar…İş hayatında başarı da vardır, başarısızlık da… İş değiştirirler olur biter…!

Ama biz çok şey kaybetmiş oluruz…Hepimiz…Mesleği basketbol olmayanlar…

Kaybetmek her şeyin sonu değil elbette… Ama kaybetmek istemiyoruz… Kazanmak için farklı yöntemlerimiz, farklı düşüncelerimiz var… Kimsenin bireysel hesap içinde olmadığı düşüncesiyle, her farklı düşünceye sımsıkı sarılmak lazım…

Bütün farklılıkları mantık süzgecinden geçirip ortak tavır geliştirmek lazım…

Bu şehre, bu takıma ;

M.Edip Ağaoğulları lazım…

Vedat Kumuşoğlu ve yönetimi lazım…

Edirne Basketbol Taraftarları Derneği,  Genç 22 liler,  Batı Kale lazım…

Edirne Belediyesi ve tüm yerel unsurlar lazım…

Üstüne sarıyı, yeşili giyip, salona koşan her bir basketbolsever lazım…

 

Bu ligde kalıcı olmak, Türk Basketbolunu Edirne’den mahrum etmemek lazım…

“Neme lazım” dememek lazım…

Sosyal Ağlarda Paylaş

Share to Google Plus
Subscribe to Comments RSS Feed in this post

One Response

  1. Yine ben daha öncede burdan yazmıştım;Bu liğe çıkarsınız belki iyide performans gösterebilirsniz ama iyi bir plan ve program yapmadan geleceği şekillendiremezsniz.Hatırlayın daha o zamanlar söyelmiştim bu iş sadece edip ağaoğulları yüremez diye herkes bu takıma menfaat gözetmeksizin sahip çıkmalı herşeyi ana sponsordan beklememeli a dan z ye kadar destek olmalı demiştim gelinen o noktada bir arpa boyu yol alınamadı.Ne doğru dürüst bir plan ne bir proğram nede geleceği dönük bir yatırım yapılabildi baksanıza kulübün doğru dürüst bir internet sayfası bile yok hiç kimse hiç bir şey bilmiyor
    Transfer döneminde ilk sezon hariç gelen oyuncuların yüzde sekseni beş para etmez hepsi ununu elemiş eleğini asmış oyuncular bir çoğunun liğ tecrübesi yok,para her şey demek değil demek için önce temelleri iyi atman lazım ki bina yıkılmasın geçmiştede bu piyasadan temelleri sağlam olmayan bir çok kulüp tarihin karanlık sayfalarında yerini aldı.
    Eğer bizde bunlardan biri olmak istemiyorsak temelleri sağlam atmamız lazım.Bu kulube çok iyi bir menajer lazım alt yapı bir an evvel oluşturulmalı,
    Biraz basketbol sevgisi varsa içimizde tüm trakya taranıp yetenekli basketbolcular kulübe kazandırılmalı;Kulüp ürünleri kaliteli olarak üretilmeli ve çokta fahiş fiyatlarla satılmamalı,
    Son olarak bu kulübe herkes sahip çıkmalı
    Bir sözüm bu siteyi açanlara sizinle irtibata geçebileceğimiz bir irtibat telefonu bile yok.