Öldürmeyin!

Dün yazdığım yazıyı bu ”satılma” olayını bilmeden yazmıştım.Sanki her şey çok güzel olacakmış gibi bir hava yaratmışım hiçbir şeyden haberim olmadan.Yazdığım yazıyı yayınlamak üzereyken öğrendim bu haberi.Belki de son zamanlarda aldığım en kötü,en acı haberdi bu.Herkes gibi bende ilk olarak inanamadım.Böyle bir şeyi kimse bu şehre yapamazdı.İlk aklımdan geçen,kimsenin Türkiye’nin,belki de dünyanın en büyük taraftarına sahip bir takımın bu şekilde tarihe karışamayacağıydı.”Büyük”ten kastım sayı olarak değil,bir şehrin bir basketbol takımına karşı duyduğu sevgi ve bağlılıktı.Büyük olmak sadece insan sayısı,forma sayısı,kombine sayısı,salon kapasitesi,tesislerin durumu değildi.Büyük olmak,bir şehirde hatta bir bölgede tek başına dimdik ayakta durabilmekti.Yani bu şehirde büyük olan sadece taraftar değildi.Taraftarıyla birlikte büyük olan bir de Olin Edirne Basketbol takımı vardı.Herkesin takdirini kazanmış,tüm Trakya tarafından desteklenen ve tüm Türkiye’nin saygısını kazanmış bir takımdı bu.Başarıdan başarıya koşmasa da Avrupa’nın en iyi ikinci liginde yer almak bile ”her şeyin para olduğu” bir ortamda bir başarıydı.Büyük sermayelerin arasında kaybolmadan kendine yer edinmeye çalışan bir takımdı Olin Edirne.Büyük taraftarı onu hiç yalnız bırakmadı.Hiçbir çıkarı olmadan sezon boyunca bütün deplasmanlara uzak.yakın demeden gittiler,geldiler.Hem de üzülmek uğruna,hep aynı son ile karşılaşmalarına rağmen hep bu takımın yanında oldular.

Bu takımın bir sahibi var.Ancak bu takımın doğduğu,büyüdüğü bir şehirde var.Bu takımı çok seven insanlar topluluğu da var.Bu takımı ”Olin Edirne” yapmakta büyük bir pay sahibi olan insanlarında payı var bu takımda.Sadece parayı verenin sözünün geçmediği duygular da var bu insanların kalbinde.Binlerce kilometre gidenler de var gidemeyip heyecanla maçları takip edenlerde.Paranın ve sermayenin satın alamayacağı duygular bunlar.Bir marka takımı olmasına rağmen Edirne’den çıkan ve taraftarlarının desteği ile ”aldıkları kombineler” ile bu duruma gelen ve yüksekten uçan kartalların gözüne kestirmesine sebep olacak kadar büyüyen bir takım oldu Olin Edirne.Hatalar yapıldı,bedeller ödendi ama hep sonunda bir şansı daha hak etti Edirne şehri.Bu sene de zor sezonun ardından bir şansı daha hak etmişti Olin,Edirne için.İçinde Edirne geçen bir takımdı bu.Edirne’nin havasını soluyan herkes için vardı bu takım.Edirne ile bağlantısı olmayan kişiler bile sempatiyle bakıyorlardı Edirne’ye.Büyük bir heyecan getirmişti bu küçük şehre Olin.Sadece bir ürün markasından daha fazla şey ifade etmeye başlamıştı.Bu takımın hedefi ilk olarak Beko Basketbol Liginde devamlı olabilmekti.Bunun için uğraş veriliyordu ve her defasında da daha fazla tecrübeye sahip oluyordu hem takım hem taraftar.

Evet,Olin Edirne satılıyor.Bu haber maalesef doğru.Artık geri dönüşü çok zor.Büyük bir para karşılığında Olin ve Edirne satılacak.Bu takıma gönül vermiş,basketbol ile alakası olmamasına rağmen basketbolu öğrenen ve seven bu insanların ne düşündüğüne bakılmadan,verdiklerini emeklerinin karşılığını alamadan Olin Edirne’yi tarihe gömüyorlar.Bu ligde kalması için deplasman deplasman gezen taraftarların emeklerinin,uykusuz gecelerinin karşılığını kim verecek? ”Para” karşılığında satılan bir takım ve şehir karşısında bu insanlar ne için uğraştılar?Bir İstanbul takımı daha olsun diye mi uğraştılar? Bu takımı satanlar bunu düşünüyor mu? Vicdanları rahat mı? Geceleri yastığa başlarını koydukları zaman bu insanların umutları,sevinçleri ve en önemlisi ”emeklerini” düşünebilecekler mi? Bu nedenle kimse bana profesyonellikten bahsetmesin.Para ne kadar kuvvetli bir silah olsa da bazı şeyleri almaya gücü yetmez.Eğer bu takım satılırsa geri kalan tüm bunlar kolay kolay unutulur mu sanıyorsunuz? 3 yıl boyunca iyi,kötü yaşanan her şey unutulur mu sanıyorsunuz? Eğer öyle bir düşünceniz varsa yanılıyorsunuz.Sokak da bu insanlarla karşılaştığınızda ne yapacaksınız? Hiç bunları düşünüyor musunuz? Yoksa kimse sizin umurunuzda bile değil mi?

Bakış açımızı biraz değiştirelim.Olin Edirne,Edirne için büyük bir değerdi.Bu takımı Olin Edirne’ye kazandıranlara saygımız büyük.Ne kadar teşekkür etsek o kadar az.Onların kendi maddi güçleri oranında yaptıkları ortada.Onlar olmasaydı bu takımda ve bu taraftarlarda olmazdı.Kimse bu heyecanı yaşayamazdı.Doğru düzgün karşılığını alamadıkları bir yatırımdı Olin Edirne onlar için.Geri dönüşümü olmayan bir yatırımdı.Basketbola katılan bir değerdi.Trakya’ya kazandırılan büyük bir değerdi.Benim ilk yazılarımdan birinde dediğim gibi ”asil bir çocuktu” Olin Edirne.O çocuğu dünyaya getiren ve bizlere ona aile olma fırsatını verende bu yatırımı yapanlardı.Bu nedenle onlara teşekkür ediyoruz.Ancak bu çocuğu yaratmaları onlara veya kimseye öldürme hakkını vermez.Satmak yerine yapılabilecek hangi yol varsa o yol denenmelidir.Sponsor bulunması gerekiyorsa,o konuda bir çalışma yapılmalıdır.Çünkü doğup büyüyen çocuklar artık toplumun olurlar.Bu çocuk da çoktan Edirne’nin oldu.Bu nedenle Edirne bu takımın satılmasına izin vermeyecektir.Satılsa bile ki yüksek ihtimalle öyle olacak.Yine de ne düşünüyorlarsa,tepkilerini ortaya koymaları gerekiyor.Sessiz kalarak aslında kendi verdikleri emeklere ihanet etmiş oluyorlar.Bu nedenle bu takımın öylece sessiz sedasız satılmasına kimse izin vermemeli.3 yıllık bir rüya kabusa dönüşmemeli.Rüyaysa bile bir rüya gibi bitmeli,kabus gibi değil.

İnsan düşünüyor.Bu takım küme düşseydi daha mı iyi olurdu diye.O zaman belki satılmazdı diye.Bu da aslında karşımıza bir trajedi olarak çıkıyor.Takım düşmesin diye uğraş ve satılmasına da sen vesile ol.Bunu bu takım taraftarı kolay kolay kaldıramaz.Kaldırmamalı.

Ozan Dalgıç

https://twitter.com/Ozandalgic

Sosyal Ağlarda Paylaş

Share to Google Plus
Subscribe to Comments RSS Feed in this post

One Response

  1. Aynı düşünceleri paylaşıyorum ozan bey.Takım satılırsa bunca emeğe,bu takıma gönül verenlere çok yazık olur çook.