Olin Edirne-Beşiktaş Cola Turka Maçının Ardından

Kazandığımızda ligde çok önemli bir avantaj yakalayabileceğimiz maçı kaybettik. Beşiktaş Cola Turka’nın oyun kurgusu içinde çok önemli bir oyuncu olan Mire Chatmann’ın sakatlığından dolayı oynayamayacak olması bir çok Olin Edirne taraftarı tarafından sevinçle karşılanmıştı. Haklılık payı vardı elbette bu sevinçlerde. Ama işin diğer yönü çok fazla dikkate alınmadı. Chatmann’ın olmadığı bir Beşiktaş Cola Turka savunmaya daha fazla ağırlık verecekti. Bir çok basketbolsever bunu atladı. Beşiktaş mecburen kadroda değişikliğe gitti.

Chatmann sakat olmasaydı,  belki de maçta 24 sayı ile yıldızlaşan  Serhat Çetin bu kadar süre almayacaktı. Ve böylece, 2 yıl Fenerbahçe Ülker’de yeterli süre alamayan ve sezon başında Beşiktaş Cola Turka’ya transfer olan ama burada da istediği performansı yakalayamayarak yeterli süre alamayan  ama 24 yaşında yetenekli bir oyuncu olan ve bir maçta mutlaka patlama yapacak olan Serhat Çetin bu patlamasını başka bir maça bırakabilecekti.

Son birkaç maçtır olduğu gibi Beşiktaş Cola Turka önünde de maça tutuk başladık. Ve daha ilk saniyelerde potamızda gördüğümüz basketlerle 9-0 geri düşünce oyuncularımızda adeta bir panik baş gösterdi. 24 saniye süresini bile kullanmadan, alelacele şutlar atmaya başladı Olin Edirne’li oyuncular. Farkı kapatma telaşına düştüler ama attıkları şutlar  başarılı olamayıp, Beşiktaş Cola Turka karşı hücumlarında da potasında sayılar görmeye başlayınca bu fasit döngünün kurbanı oldular.

Olin Edirne’nin basketbol anlayışında karşı takımın hızını kesip, kendi oyun anlayışını onlara kabul ettirmek yatıyor. Bu kez bunu başaramadık ve Beşiktaş Cola Turka’nın istediğini kabul edip inisiyatifi onlara kaptırdık. Uzaktan atılıp isabetsiz olan her şutun akabinde potamızda Beşiktaş’ın sayılarını gördük. Ve fark giderek açılmaya başlandı.

Olin Edirne’nin oyun kurgusu içinde 5 numaranın yani pivotun önemi çok büyük. O’na, yani Predrag Samardziski’ye indirilen toplar ya sayı olmalı ya da o zor durumda kalırsa dışarı çıkartıp topu başka bir oyuncuyla buluşturup bunun sayıya dönüştürülmesi gerekiyor. Maalesef bu maçta Predrag beklentinin çok altında kaldı. Bunda belki de Fenerbahçe Ülker maçında olduğu gibi çok erken 3 faule ulaşmış olması etken oldu. Bilemiyorum. Ama sonuçta bu maçta takımımız adeta 5 numarasız oynadı. 35/10 gibi %28.6’lık 2 sayılık atış istatiği de bunu doğruluyor. Bu oranlarla maç kazanılması imkansız.

Oyun kurucularımız da hücumlarda önemli sayıda top kaptırıp (12 top kaybı)  bunun sonunda savunma boşluğu doğunca Beşiktaş Cola Turka’nın sayılarına engel olamadık.

Maçın tümünde, tüm periyotlarda üstün olan taraf Beşiktaş Cola Turka oldu. 4. periyotun  hemen başında peşpeşe bulduğumuz sayılarla farkı 4 sayıya indirince, önceki maçlarda olduğu gibi seyirci desteği ile de bu maçı kazanacağız umudu oluştu. Ama tam bu sırada gelen Beşiktaş Cola Turka molasından sonra, adeta bir saman alevi gibi parlamasıyla sönmesi bir oldu bu ateşin. Tam bu iş oluyor derken fark yine 14 sayılara çıktı.

Beşiktaş gibi önemli oyuncuları olan takımlara karşı, bir de siz de kötüyseniz maçı çevirebilmenin pek kolay olmayacağı açık. Nitekim olmadı. Maçın taktiksel ve stratejik yönünü bir kenara bırakalım. Teknik ekip bunun çözümü ve önlemlerini bulur.

Hakem “hatalarına” da değinmeden geçemeyeceğim. Hakemlerden özellikle  Ozan Gönen Olin Edirne aleyhine öyle düdükler çaldı ki “Pes artık” dedirtti. Hakem hata yapabilir, yanlış düdük çalabilir hepsi olabilir, eyvallah. Ama burnunun dibinde olanı göremeyip bir de olayın mağdurunu cezalandırıyorsan  eyvallah değil “Yuh artık” denir. Sahaya çıkıp düdük çalacaksan eğer takım kaşkolunu boynundan çıkartacaksın. Beyninden sileceksin taraftar noktasını. Emek hırsızlığı yapmayacaksın. Ozan Gönen’in düdük çalacağı maçlarda ben Beşiktaş’ın kolay maç kaybedeceğine pek inanmıyorum.

Oyuncularımıza dönelim. Benin görebildiğim ve bu konuda Gökhan hocanın da söylediği gibi oyuncularda mental bir düşüş var. Fenerbahçe maçında da vardı. Beşiktaş maçında da. Bazı oyuncularımız maalesef kendilerinin de aynı ligde oynadıklarını, aynı ligin bir parçası olduklarını unutarak, sanki mağlubiyeti, ya da kazanamamayı peşinen kabul etmiş bir görüntü sergiliyorlar. Hani futbol deyimiyle maça 1-0 yenik başlıyoruz böylelikle.

Kimden çekineceğiz ki, neden çekinelim ki* Karşındaki takım güçlü olabilir, tek tek oyuncuları çok yetenekli olabilir. Ne olursa olsun, Olin Edirne’de  Türkiye’nin en üst liginin 16 takımından biri. Olin Edirne’nin oyuncuları da yaklaşık en üst seviyedeki 250 oyuncunun içinde yer alan oyuncular. Kafalarındaki bu sorunu çözdükleri gün maçlarımız, kaybetsek de çok daha güzel olacak. Elbette her maçı kazanamayacağız. Elbette evimizde de kaybedeceğiz. Ama daha maç oynanmadan kafalarımızda maç kaybetmeyeceğiz.

Aslında gayet başarılıyız da. Beko’da oynadığımız ilk yılda Türkiye Kupası dahil toplam 11 resmi maçta 6 galibiyet 5 yenilgi almışız. Az bir şey mi bu? Gökhan hocanın da dediği gibi “Fenere yeniliyoruz bir hafta kendimize gelemiyoruz. Beşiktaş’a yeniliyoruz hep beraber kahroluyoruz. Helal olsun bize. Çok büyük iş yapmış bu çocuklar”. Evet büyük iş yaptınız. Ama, Olin Edirne’nin bir sistem takımı olduğunu, bir düzen takımı olduğunuzu unutmadığınız zamanlar. Bundan uzaklaştığınızda, sistemin dışına çıktığınızda hem siz üzülüyorsunuz, hem taraftar.

İlk kez Mimar Sinan’da bir maçımız TV’den canlı yayınlandı ve basketbolseverler Olin Edirne taraftarıyla tanıştı. Basketbol yorumcuları Mimar Sinan’daki atmosferi öve öve bitiremiyorlar. Dünya ikincisi bir ülkeye böyle bir basketbol atmosferi yakışır diyorlar. Ama eklemeden de geçemiyorlar “Bir de küfür olmasa”. Bu küfür olayından Türk Telekom eski antrenörü Faruk Akagün yakındı, Oyak Renault antrenörü hemşerimiz  Yücel Pilatin yakındı. Beşiktaş Cola Tuka antrenörü Burak Bıyıktay’da “Çok muhteşem bir taraftar. Bir de küfürler olmasa” dedi.

Belki bir Beşiktaş Cola Turka-Fenerbahçe Ülker maçındaki küfürlerin yanında deve de kulak kalır ama onlar bize örnek, kıstas olmamalı.

Futbol ile Basketbol arasındaki tek ortak nokta ikisinin de top ile oynanmasından başka bir şey değil.

Basketbol ve futbol birbirinden çok farklı dünyalar. Basketbol seyircisi ile futbol seyircisi arasında dağlar kadar fark var.

Evet hepimiz yeni yeni basketbol ile tanışıyoruz. Basketbol taraftarlığımız tam oturmuş değil. Öğreneceğiz birlikte. Ama artık bu küfür olayına bir son vermeliyiz. Tüm Türkiye Edirne seyircisinden övgüyle bahsederken bu övgüyü küfüre feda etmeyelim. Küfür devam ederse övgüler yergiye dönüşecek ve hep birlikte kaybedeceğiz.

Maçın sonunda Beşiktaş Cola Turka’yı alkışlasak ta maç sırasında ve öncesinde özellikle Iverson’a yapılan küfürlü tezahüratı utanarak izledim. Iverson gibi bir dünya yıldızını Mimar Sinan’da seyredebilme şerefine ulaşabilmek ne demek biliyor musunuz?  Dünyada yüz binlerce  insan böyle bir anı yaşayabilmek için neler vermeye hazırlar, hiç aklınıza geliyor mu?

2 yıl önce, “Iverson Mimar Sinan’da oynayacak” denseydi, tepkiniz ne olurdu? Bunu söyleyene “Git işini deli misin?” demez miydik?

Ayrıca hakemlere de ne kadar yanlış düdük çalarlarsa çalsınlar küfürsüz protesto yapılamaz mı?

Küfürsüz de tezahürat yapılacağını, takımımızın destekleneceğini, rakip takıma Mimar Sinan’ın dar edileceğini, gerekirse hakemleri de protesto edebileceğimiz öğrenmek zorundayız. Ya öğreneceğiz, ya öğreneceğiz ! Spor salonlarıyla futbol sahalarının aynı yerler olmadığını kafalarımıza kazıyacağız. Bunu öğrenmeyen, öğrenmek istemeyen Mimar Sinan’a değil futbol sahalarına gidecek. Basketbol taraftarları olarak küfüre izin vemeyeceğiz.

MAÇ İSTATİSTİKLERİ:

2 Sayılık Atış:

Olin Edirne:35/10 %28.6

Beşiktaş CT: 43/23 % 53.5

3 Sayılık Atış.

Olin Edirne: 29/13 %44.8

Beşiktaş CT: 11/7 %63.6

Serbest Atış:

Olin Edirne: 21/16 % 76.2

Beşiktaş CT: 32/21 %65.6

Ribaunt:

Olin Edirne: 8 Hücum, 25 Savunma Toplam: 33

Beşiktaş CT: 7 Hücum, 30 Savunma Toplam: 37

Asist:

Olin Edirne: 12

Beşiktaş CT: 17

Faul:

Olin Edirne:26

Beşiktaş CT: 22

Top Kaybı:

Olin Edirne: 12

Beşiktaş CT: 15

Top Çalma:

Olin Edirne: 9

Beşiktaş CT: 8

Blok:

Olin Edirne: 2

Beşiktaş CT: 3

Sosyal Ağlarda Paylaş

Share to Google Plus
Subscribe to Comments RSS Feed in this post

4 Responses

  1. Hocam bu yazı olmadı ama :) İstatistikler, maç yorumu… Biz okuyuculara yorumlayacak birşey bırakmamışsınız. Sorduğumuz ve yanıtını beklediğimiz bir sürü soruların da yanıtını aldık. Ne ala :)

  2. Ama yine de muhalefet edecek bir nokta bulduk Hocam :) Serhat Çetin ‘ in şimdiye kadarki sezon istatistiklerine bakıldığında bu maçta aldığı süreye yakın süreleri önceki maçlarda da aldığı görülüyor. Zaten maçta Chatman’ dan kaynaklanan pg boşluğu da Cüneyt Erden ile dolduruldu. Yani Chatman’ ın sürelerini Cüneyt Erden aldı. Ama Serhat’ ın patlamasını bizim maçta gerçekleştirdiği doğru.
    BJK belki de sezonun en iyi maçını bize karşı oynadı. İlk defa bu maçta iyi savunma yaptılar. Takım olarak iyi savunma yapıyoruz ama dersini iyi çalışmış iyi savunma yapan takımlara karşı da hücum organizasyonunda bocalıyor, zorlama ve anlamsız işler yapıyoruz. Penetrecilerimizden biri baltayı yiyeceğini göre göre boş adamı aramayıp sayıya ulaşmaya çalışıyor ve hali ile blokları yiyor, diğeri ise sağ turnikede bomboş pozisyonda topu potaya bırakmayıp iki rakip oyuncunun kapattığı pivota top çıkartıyor. Arasını bir bulsalar :)
    Son olarak seyircimizin rakip takım oyuncularına yönelik başarı ile uyguladığı protesto ve baskının aynısını takım aleyhine çalınan her düdükte hakemlere karşı da kullanmasını öğrenmesi gerek…

  3. Evet hakemlerden Ozan GÖNEN geçen yıl 2. lig maçlarında da Olin aleyhine birçok düdük çaldı. Bence art niyetli ve Olin’in maçlarına verilmemeli. Ben Federasyona bu konu hakkkında mail attım ama ne kadar etkili olur bilemiyorum. Tüm basketbolsever ve Olin Edirne’yi destekleyen arkadaşların bu hakem hatalarında tepkilerini belirtmeleri gerekiyor. Tabi bu küfür ile değil, bu sadece takımımıza zarar verir.