PLAY-OFF’a YÖNELİK ENTRİKALAR YA DA LA FONTAİN MASALLARI

Neler oluyor yarabbim? İnsanlar çıldırmış olmalı. Anlı şanlı kulüpler, kelli felli insanlar daha dün kurulmuş, ufacık bir kulüple uğraşıyor. Basketbol “dükaları” “paryalardan” rahatsız mı oluyor?

Ama eşyanın tabiatına da aykırı değil hani. Hani bir laf vardır ya “Kış kışlığını, P…., P…..’luğunu yapacak” diye. Onlar da işlerini yapıyorlar. Emir nemalandıkları yerlerden geliyor herhalde. Yazı bakalım diyorlar, ne güne duruyorsunuz!  Oynatın kaleminizi, dünkü b…k ,  nasıl iki kez galip gelme cüreti gösterdi?

Futbol üstadı, gurme, manken koçu, sanat bilirkişisi, formula 1 pilotu,  politika uzmanı, defile yazarı, her şeyimiz, ünlü Türk büyüğü Olin’in dokuz sekizliklerini sergiledi cümle aleme. Allah razı olsun. Herkes öğrendi Türk basketbolunun kara lekesinin kim olduğunu. Baba, bunu yaptın ya, heykelini dikmek lazım Sinan Erdem Spor Salonu’nun önüne, Türk basketbolunu kurtaran adam diye. Sen olmasaydın ne yapardık biz? Siz bakmayın Olin’in 1 yıldır Beko Basketbol Ligi’nde olduğuna, babanın bir bildiği vardır. Olin mutlaka gizli gizli, ilegal olarak yer alıyordu yıllardır birinci basketbol liginde. Her şeyi o yapıyor, her şeyi o manipüle ediyordu. Allah razı olsun senden. Gözümüzü açtın, canavarı gösterdin bize.

Eh bu kadar ironi, şaka yeter!

Olin hakkında yazılan yazılar aslında Türk Spor Yazarlığının içler acısı halinin son örneğidir. Bilmeden, görmeden, seyretmeden yazmak, ahkam kesmek ve binlerce iyi niyetli insana bunları doğru diye empoze etmek.

Hincal Uluç’ta böyle yazdı bugün ki köşesinde Sabah gazetesinde. Olin Edirne’nin bileğinin hakkıyla, aklıyla kazandığı maçı şaibeli duruma getirmeye kalkmış aklınca. Ona göre Galatasaray Cafe Crown “Olaylı ve hakem hatalı bir maç sonucu” yenilmiş. Bu tek satır bile kendisinin maçı seyretmediğini ele veriyor.

Hangi olay Hıncal bey? Bunu ispatlayamazsanız müfteri olacaksınız sayın Uluç! İsteyin maçın CD’sini Spormax’ten koyun cebinize gelin Edirne’ye, Selimiye meydanında hep beraber seyredelim. Tek bir olay gösterin bize, sizi baş tacı yapalım. Doğrucu Davut diye heykelini dikelim Edirne’ye. Ama önce Hocaoğlu’nda veya Köfteci Osman’da köfte, Ciğerci Niyazi’de veya Ciğerci Kemal’de veya istediğiniz bir yerde ciğer, sonra Badem Ezmesi, Kavala Kurabiyesi falanda ikram ederiz. Mis Sabunu’da hediye ederiz. Arzu ederseniz Edirne süpürgesi de verebiliriz kapınızın önünü süpürmeniz için. Sonra siz de “Ne güzeldi falan diye” köşenizde yazarsınız. Ama bizim de bir ricamız olacak. Tek bir olay gösteremezseniz “ÖZÜR DİLEYECEKSİNİZ” Edirne halkından ve basketbol camiasından.

Nasıl bir hakem etkisidir ki Galatsaray 10 sayı geriden gelip son 4 saniyeye 1 sayı önde giriyor. Bunu bana, bırakın sizi bu işin ordinaryusu  anlatabilir mi?

İlle de bir şey yazmak istiyorsanız maçla ilgili. Sorunuzu sayın Mahmuti’ye çevirin ve “Ne oldu bu 4 saniyede ?” diye sorun. Biliyor musunuz sayın Uluç? Olin Edirne-Galatasaray Cafe Crown maçının son 4 saniyesi belki de ders olarak anlatılacak. Anlatabiliyor muyum?

Daha başkaları da linç korosuna dahil oluyor. Kendilerine emanet edilmiş köşelerde, linç kampanyalarını andıran yazılar yazmaya çalışıyorlar. Takvim gazetesinde (özellikle 2001 Avrupa Basketbol Şampiyonası maç anlatımında çok ilgi çeken) Ünal Özüak kendi özel meselelerine Olin’i alet ediyor. Türk basketboluna kurumsal yapısıyla, taraftarıyla, organizasyonlarıyla örnek olmaya çalışan Olin’i “Şikeci” gibi göstermeye gayret ediyor.

Ajansspor’da yazan Erce Kaftan isimli zat da aynı gerçek dışı şeyleri dile getiriyor. Ahmet Kandemir, Hürriyet gazetesinin daha okurken asparagas kokan haberi ile nasıl aforoz edildiyse şimdi de Olin Edirne linç edilmek isteniyor.

Tek bir belge, tek bir kanıt yok!  Ama olsun beyefendilerin köşeleri var ya! Çamur at izi kalsın. İspatla yükümlü olan iddia makamıymış, onlara ne ! Mazlum suçsuz olduğunu ispatlasın! Gerçek ortaya çıkınca da bir şey olmamış gibi devam.

Kösele maalesef sadece ayakkabı tabanında kullanılmıyor.

Elinizi vicdanınıza koyun beyle! Tepişecekseniz gidin başka yerde tepişin. Malum filler tepişince çimenler ezilirmiş. Olin’i ezmeye kalkmayın.

Bir tanesi “İnanılmaz kötü oyunla Pınar Karşıyaka ve TOFAŞ’a yenildiler” diye yazıyor, diğeri “Olin istese de bu kadar kötü oynayamaz” diyor.

Sizi, bu ülkeyi tanımayan birileri okusa Olin Edirne’yi mutlaka Türkiye’nin en güçlü, en eski takımlarından biri zanneder.

Karşıyaka’ya yenilmişiz, TOFAŞ’a yenilmişiz! Ne büyük suç işlemişiz ya. Beyler siz gerçekten basketbolla hiç haşır neşir oldunuz mu? Bu iki takım Türk basketbolunun 2 önemli direği yahu. Alt yapılarıyla, şampiyonluklarıyla, kurumsallaşmış yapılarıyla bir ekol bu takımlar.

Efendim Olin bunlara yenilmiş. Olin Edirne’nin eti ne, budu ne, gücü ne, çapı ne beyler? Bu maçları seyrettiniz mi? Belki Karşıyaka maçını TV’den. Ama onu da seyretmiş olsaydınız bu saçma yazıları yazmazdınız (Bir art niyetiniz yoksa eğer?)

TOFAŞ maçında kötü oynadı dediğiniz Olin, 17 sayı farkı 3 sayıya indirdi. Birkaç dakika daha olsa belki maçı kazabilirdi. Neymiş efendim her şey yedinci olabilmek için yapılmış. Yedinci olunca Galatasaray Cafe Crown ile eşleşmek adınaymış her şey. Zatı muhteremler ! Bahsettiğiniz takım Galatasaray. Lig ikincisi. Sizin ağzınızdan çıkanı kulağının duyuyor, yazdığınızı gözünüz görüyor mu? Galatasaray gökten zembille mi indi lig ikinciliğine? Bu takımın 3 oyuncusu Shumpert, Rancik ve Tutku Açık’ın toplam bedeli Olin takımının tüm oyuncu bütçesine bedel. Aslında hakaret ediyorsunuz Galatasaray gibi bir köklü bir kulübe.

Bakın size bir sır vereyim. Neden sadece 2 maçı konu ediyorsunuz? Olin’in yenildiği diğer 11 maçı da mercek altına alın, onları da sorun, onları da inceleyin. Öyle ya Olin hiç yenilir mi? Yenilirse mutlaka “Şike” falan vardır. Ne olur bu kara noktaları da aydınlığa çıkarın!

Aaa, bak unutuyordum ayol. Beşiktaş Cola Turka’yı da mercek altına alsanıza. Onlar da Efes’ten, Karşıyaka’dan falan kaçmak için Olin Edirne’ye kendi sahalarında 10 sayı öndeyken yenilmiş olmasınlar? Onun için İzmir’de Karşıyaka’yı yenememiş olmasınlar?

Araştırın ne olur! Sakın ihmal etmeyin ama.

Not: Olin Edirne’nin, Galatasaray Cafe Crown, Pınar Karşıyaka ve TOFAŞ maç CD’lerini Mimar Sinan Spor Salonu adresindeki Olin Edirne kulüp binasından isteyebilirsiniz. Size mutlaka göndereceklerini sanıyorum. http://www.olinedirnebasket.com resmi internet sitelerinden de diğer iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 Bunu da benim kıyağım olarak kabul edebilirsiniz.

PAYLAŞ

Subscribe to Comments RSS Feed in this post

3 Responses

  1. Elinize ve bedeninize sağlık teşekkürler…

  2. super bır yazı´her cumlesının altına ımzamı atarım.
    Hıncal Uluc zaten budur bır kere daha vurgulamıs olduk

    SAYGILAR

    NG / BODRUM

  3. İşte budur…Kaleminize sağlık…

Yorum Ekle

Email adresi yayınlanmaz. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*