Play-off Diyorsan Evinde Maç Kaybetmeyecek ve Deplasmanda Rakiplerini Yeneceksin.

Merhaba sevgili Edirneliler ve basketbolseverler

Son derece başarılı bir hafta sonunu geride bıraktık.

Olin kazandı, Edirnespor bayan takımı kazandı, Edirnespor GK futbol takımı kazandı. 

Kazanmak performans sporlarında tabii ki en önemli şeydir, her hafta ayrı ayrı rakibe konsantre olursun  ve sezon sonunda da total performans ortaya çıkar, önemli olan da orasıdır zaten. 

Bu yüzden daha önce de yazdığım gibi önemli olan sezon sonunda nerede olduğundur.

Bu galibiyet için koç Gökhan Taştimur ve sporcularımızı öncelikle tebrik edelim. 

Olin basketbol takımının maçını seyredemedim, bu yüzden detaylı bir analiz yapma olanağım yok, 

ancak istatistiklere baktığımız zaman daha önce de yazdığım gibi Ratkovica transferi çok olumlu etki yapmış gözüküyor.

1-2 nolu pozisyonlarda rotasyon olanağımız hem nicelik hem de nitelik olarak kalite kazandı.Her ne kadar Yunanlı oyuncu bence koç Gökhan Taştimur’un kafasındaki 4 numara olmasa da Berkay’ın varlığı sorunlarımızı azaltıyor gibi. Her geçen gün savunma direncimiz artıyor gibi. Umarım katlanarak devam eder, çünkü play off diyorsan evinde maç kaybetmeyecek ve deplasmanda rakiplerini yeneceksin.

Bunlar olumlu gelişmeler, ancak görmemiz gereken eksiklik ve sıkıntıları görmezden gelemeyiz. Şöyle ki; Bu maç bizi kandırmasın, bilinen ve esnekliği olmayan hücum düzenimiz devam ediyor.

Yine 2 sayılık atışlarla 3 sayılık atışlarımız neredeyse  eşit. Gaziantep maçında olduğu gibi % 55 civarında atarsan kazanıyorsun. Hacettepe , Galatasaray ve Banvit maçlarındaki gibi % 30’larla atarsan kaybediyorsun. Ortalama 13-14 top kaybı ile oynuyoruz. Bunun da 10’lara inmesi lazım. 

20 sayı farkla kazandığın veya kaybettiğin maçlarda aradaki 3-4 fark bir şey ifade etmese de 

kafa kafaya giden maçlarda 3 eksik top kaybı maç kazandırır gibi geliyor bana.

Antalya ve Gaziantep gerçekten bu ligin sertliğinde olmayan takımlar, bu yüzden bu galibiyete sevinelim ancak sorunları da görelim.

Bir de seyirci sıkıntımız var ve maalesef giderilemiyor. Neden seyirci gelmiyor Olin maçlarına ?

A- biletler hala pahalı, B-Edirne seyircisi doydu, C-yeteri kadar tanıtım yapılmıyor, D-seyirci bu basketboldan keyif almıyor, E-hepsi

Gelelim Edirnespor bayan takımına , kazanmaya devam ediyorlar onları da tebrik edelim. Geçen hafta içinde uzun rotasyonunu güçlendirdiler ve önemli bir takviye yaptılar. Zayıf rakiplerden aldıkları galibiyetler ayaklarını yerden kesmesin, çünkü hedef maçlar ileride.  İlk gösterge maç Homend Şirince maçı olacak. Yönetim olarak Murat Boyacıoğlu, Murat Muranlı, Doğan Emel, Hüseyin Usta,Ozan Akkan ve arkadaşları sessiz sedasız kimseden bir şey beklemeden taşın altına girmiş gidiyorlar.

Peki biz Edirne’liler onlara hak ettikleri maddi desteği bırakın, manevi desteği bile gösteriyor muyuz?

Nerede basketbol taraftarlar derneği üyeleri? Olin maçlarında olduğu gibi pota arkasını niye doldurmuyoruz ? Niye 5 tl verip ailece, özellikle aileler kız çocuklarını alıp maça gelmiyorlar? 

Bu yönetim kurulu üyelerinin hepsini çok yakından tanıyorum, hepsi ne istediklerini bilen insanlar, 

ben inanıyorum ki belki bu sene belki bir sonraki sene bu takım 1.lige çıkacak. 

Cumartesi Olin Galatasaray’la oynarken, Pazar günü bayan takımımızın Fenerbahçe ile oynayacağı günler gelecek. Unutmamak lazım ki önce hayal etmek gerekir. Ben buna inanıyorum, siz de inanın ve bayan takımımıza sahip çıkalım. Bu arada Edirnespor bayan takımı yöneticilerine bir eleştirim olacak.

Lütfen işin tanıtım ve iletişim bölümüne ağırlık verin, sadece sosyal medya yoluyla bu iş olmaz ,olmuyor, şehrin her yerine pankartlar, afişler, el ilanları yoluyla ulaşmak lazım.

Şimdi izninizle Olin basketbol takımının idari menajeriyken yaptıklarımı anlatayım.Her Çarşamba 100 kadar afişi Edirne Matbaası’ndan aldıktan sonra  önce kredi yurtlar kurumuna gider arkadaşım olan müdür beyle çay içerken 17 bloğun girişlerine ve tüm kantinlere afişler asılırdı.

Sonra fakültelerin sekreteri arkadaşlarıma 1-2 afiş verir bütün üniversite öğrencilerinin maçı öğrenmesini sağlardım . Sonra tüm liselere gidip girişlere ve kantinlere asardım . Şimdi benim ayrıldığım görevi yapan Güven Demircan kardeşim de bazı orta okullara giderek bana yardımcı olurdu.

Sonra çarşıdaki ciğerciler, köfteciler, restoranlara gidip birer tane verirdim. Hatta balıkpazarındaki bütün balıkçılara bir adet afiş asardım. En son olarak ta öğrencilerim kafeteryada  oyun oynarken ben hocaları olarak camlara afiş as��p onları maça davet ederdim.

Şimdi her iki yönetim kuruluna da sormak istiyorum bunları yapıyor veya yaptırıyor musunuz? 

Cevabınız hayırsa niye seyirci gelmiyor demeden önce, kültürel yargılamalar yapmadan önce 

herkesin ben nerede hata yaptım demesinde  fayda var.

Bunları da kendimi övmek için yazmadım, sadece 5 yıl süreyle yaptığım tanıtım ve iletişim işlerinden küçük bir örnek verdim. Neyse portakal orada kal diyelim ve haftaya yine galibiyetlerin ardından görüşmek dileğiyle.

Selamlar, saygılar

(Bu yazı Spor Extra Gazetesinin 6. Sayısında da Yayınlanmıştır)

Sosyal Ağlarda Paylaş

Share to Google Buzz
Share to Google Plus
Subscribe to Comments RSS Feed in this post

One Response

  1. Ağzınıza sağlık Murat Erbaş çok güzel noktalara değinmişsiniz.inş. mesaj yerlerine ulaşır.

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*