SİZ BİZİM GÖNLÜMÜZÜN ŞAMPİYONLARISINIZ

Edirnespor Kadın Basketbol Takımımız maalesef  TKB2L Final 6 grubunda oynadığı ilk 3 maçını kaybederek Türkiye Kadınlar Basketbol Birinci Ligi’ne çıkma şansını kaybetti. Kaybeden sadece Edirnespor Kadın Basketbol Takımı olmadı. Edirne’de kaybetti. Edirne’nin basketbolseverleri de kaybetti. Birinci ligde oynayan erkek basketbol takımı Olin’i kaybeden Edirne böylece kadın basketbol takımını da kaybetti. Bu, Edirne’de üst düzeyde basketbolun  bittiği anlamına da geliyor.

Ben Perilerin Muğla’da başarılı olup birinci lige çıkacağına yürekten inanıyordum. Bu inanışım içinde duygularımın da yeri vardı elbette. Şehrimin takımın birinci ligde olmasını canı gönülden istiyordum. Ama öte yandan tamamen duygularım değildi beni böyle düşündüren. Gerçeklerden uzak bir hayal de değildi düşüncem. Edirnespor ilk 3 maçından mağlubiyetle ayrılıp umutlar sona erince bazı arkadaşlarım bana ironik bir şekilde “Basketbol bilgin bu kadarmış, birinci lig hayalleri kuruyordun” diye takılıyorlar.

Basketbol uleması falan değilim. Ama yaşamım boyunca yaptığım, uğraştığım her işte konuyla ilgili bilgi sahibi olmaya gayret ettim. Hele hele artık bilgiye ulaşmanın çok kolay olduğu günümüzde basketbol konusunda da birkaç söz söyleyecek, kelam edecek bilgiye sahip olduğumu düşünüyorum. Perilerin birinci lige çıkacağına olan inancımı belirttiğim yazımda aynen şunları yazmışım;

“Şansı var mı? Hem evet, hem hayır ! Ama ben kadın basketbolcularımıza ve takımın başında bulunan Caner Yıllar hocanın tecrübesine güveniyorum. 5 kez birinci lige kadın basketbol takımı çıkarmış olan Caner Yıllar’ın bu kez Muğla’da da şapkanın içinden tavşan çıkaracağına inanıyorum. Takımımızın birinci lige çıkma şansı oranı ne derseniz ben %51 çıkar % 49 çıkamaz olarak görüyorum. İlk maçımızı oynayacağımız Çankaya Üniversitesi’ni yenmemiz halinde ikinci gün oynayacağımız Ormanspor karşısında da başarılı bir sonuç alabileceğimizi sanıyorum. Çankaya Üniversitesi ile ilk tur maçlarında aynı grupta oynamış  Ankara’daki maçı kaybederken Edirne’deki maçta onları yenmiştik. Yani yenebileceğimiz bir takım. İlk maçın kazanılması halinde bunun vereceği moral motivasyon ile hızlı basketbol oynayan Ormanspor karşısında da galibiyeti yakalayabiliriz. Böyle bir sonuç bizi bir anda birinci lig potasına sokabilir. Sonra üçüncü maçımız Orduspor ile. Orduspor Final6’nın favorilerinden. Belki orada takılabiliriz. Ama üçüncü gün sonunda rakiplerimiz de birbirlerini kırarlarsa bir anda aradan sıyrılma fırsatı elimize geçmiş olur. Evet karşımızda bütçe ve kadro olarak çok güçlü takımların olduğunu biliyorum. Ama bu tek başına fazla bir şey ifade etmiyor. Biz bu güçlü takımların bazılarını yendik. Çankaya Üniversitesi’ni, Altay Konak Belediye’yi yendik. Şimdi bir kez daha yenmemiz için önümüzde engel mi var? Hayır, kızlarımız onları ligde yenerek, her takımı yenebileceklerini hem kendileri gördüler hem de herkese gösterdiler. Ayrıca çokça zaman favoriler değil gizli favoriler kazanıyor.”

Yine aynılarını söylüyorum. Şayet Çankaya Üniversitesi ile oynadığımız ilk maçımızı kazanabilseydik Ormanspor karşısında da galip gelecektik. Kızlarımız her iki maçta da kazanabilecekleri bir performans ortaya koydular. Ama çeşitli etkenler maçları bize kaybettirdi. Biliyoruz ki her spor dalı  gibi basketbol da hatalar sonucu kazanılan ya da kaybedilen bir oyun. Her iki maçta da oyuncularımızdan kaynaklanan bireysel hatalar (ki bunlar çok doğal, insanın olduğu her yerde hatalar hep oluyor) maçları kaybetmemize neden oldu. Ama en önemlisi Çankaya Üniversitesi ile oynanan ilk maçta hakem Serkan Sert tarafından Edirnespor antrenörü Caner Yıllar’a çalınan lüzumsuz teknik faul Maçın son 2.30 dakikasında) ve ardından yenilen 3 sayılık basket bize ilk maçı kaybettirdiği gibi ikinci maçımıza da negatif olarak yansıdı. (Caner Yıllar’a çalınan bu teknik faulün ne kadar haksız olduğunu sonra şöyle gördük; Teknik faulü çalan hakem bir daha turnuvada maç yönetemedi). Her iki maçımızı kaybetmenin getirdiği moral bozukluğu Orduspor maçında kendini net bir şekilde gösterdi. Orduspor çok kuvvetli bir ekip. Çok kaliteli ve tecrübeli oyunculara sahip. Benchi kuvvetli. Bu sezon birinci lige yükselebilmek için tam 1,5 milyon TL’ik bir bütçe ayırdılar. Yani Edirnespor’un tam beş katı.

Evet ben, Çankaya Üniversitesi’ni yenebilseydik ardından Ormanspor’u da yenebileceğimize  sonra da Adana Botaş karşısında alacağımız bir galibiyetle birinci lige merhaba diyeceğimize inanıyordum. Olmadı. Ama olmadı deyip geçiştirmemek gerekiyor. Neden olmadı, olamadı diye sormak gerekiyor. En başta şu soruyu sormamız lazım; Edirne bu takımı ne kadar destekledi, sahip çıktı, ona inandı, yanında oldu? Bu takımı yaratan ve yaşatan bir avuç insandır. Büyük fedakarlıklar yaparak finale kadar taşımışlardır. Yüreğiyle oynayan, benim için bir çok Edirneliden daha çok Edirneli olan Amerikalımız Susan Marie Lester’in aylık ücreti 1800 Dolar iken başa baş mücadele ettiği rakiplerinden örneğin Altay Konak Belediyesi’nin Amerikalısı ayda 10 bin Dolar  alıyor. Bütün bu işlerin çakıl taşıyla değil parayla döndüğünü herkes biliyor. Biliyor bilmesine ama ceplerde akrep olunca sadece bilgide kalıyor. Şehir ne yazık ki kadın basketbol takımına da sahip çıkmamıştır. Bu takımın yöneticileri Muğla’ya gitmeden önce birkaç önemli sivil toplum kurumundan maddi dayanışma  talep etmişler ve duyduğumda hayretler içinde kaldığım, çok önemli bir sivil toplum kuruluşu bu dayanışmayı 2000 (İki bin) TL olarak takdir etmişlerdir.

Bu şehir gerçekten bu kadar acz içinde midir?  Yıllardır  futbolda üst düzeyde yokuz. Üst düzeyi bırakın profesyonel liglerin en altında bile yokuz. Erkek basketbol takımı destek olunmadığı gerekçesiyle satıldı. Birinci lige çıkmaya adım kalmış kadın basketbol takımımız yapayalnız bırakıldı. Sporun bir şehrin tanıtımına, ekonomisine ne kadar katkı sağladığını bilen sadece bir avuç insan mı var bu şehirde? Sporun şehrin sosyal yaşamına ne kadar büyük bir katkı sağladığı basit gerçeğini bile bilmekten yoksun mu bu şehrin iş sahipleri, kurumları?

Size yazımın altında bir fotoğraf sunuyorum. Bu fotoğraf Muğla’daki final müsabakalarında Edirnespor-Orduspor maçında çekilmiş. Fotoğrafta ortada ki ( mor gömlekli) kişi İçişleri eski bakanı ve Ordu milletvekili İdris Naim Şahin. Protokol tribününde oturmuş milletvekili olduğu şehrin takımını destekliyor. Lobi yapıyor. Herkese biz bu işin arkasındayız diyor. Yanında ki şahısları tanımıyorum. Belki de Ordu’nun önemli isimleri.

Edirnespor ise, yapayalnız, mahsun. Tribünlerde Orduspor, Altay, Ormanspor taraftarları. Yerel seyircinin boş bıraktığı tribünlerde 50 kişiyle bile olsa takımlarını destekliyorlar, motive ediyorlar. Boş tribünlerde 50 kişi takımlarını ateşlemeye yetiyor. Ben 30 kişilik bir taraftar grubuyla Çankaya Üniversitesi maçının kazanılabileceğini düşünüyorum. Orada 30-40 Edirnespor taraftarı olsaydı belki de bugün bambaşka bir yazıyı kaleme alıyor olabilecektim.

Hiç kimse kızmasın, alınmasın. Çoğu arkadaşım, kardeşim, dostum. Ama nerede bu Edirne Basketbol Taraftarlar Derneği? Erkek takımlarını kaybetmişken, ellerinde sadece bir kadın basketbol takımları kalmışken ve elde kalan bu son hazineye sahip çıkılması gerekirken neredeydi bu Edirne Basketbol Taraftarları Derneği? Yoksa  onlar sadece Olin Edirne Basketbol Taraftarlar Derneği miydiler?  Onlar değil miydi her türlü fedakarlıkta bulunup, ceplerinden yüzlerce lira harcayıp erkek takımları ligden düşmesin diye yüzlerce kilometre kat edip taa Gazianteplere, Mersinlere, Trabzonlara giden. Birince lige çıkmaya adım kalmış kadın basketbol takımlarını Muğla’da desteklemek çok mu zor idi? Yoksa hiç akıllarına mı gelmemişti?

Artık herkesin şapkayı önüne koyup düşünme zamanı. Şöyle yapacağız, böyle yapacağız, Edirnemiz şöyle güzel, Edirne’yi böyle uçuracağız, Edirne’yi benden çok seven yoktur diyerek, afaki ve hamasi nutuklarla hiçbir şeyin olmayacağını görebilme vakti gelmedi mi? Toplu sporların hiç birinde yokuz. Bu Edirne için bir ayıp değil mi?

Edirne hala BAL liginde ve Saraçhane’de amatör futbol maçlarını mı seyredecek? Basketboldan hiç bahsetmiyorum. Önümüzdeki sezon belki de hiçbir takımımız ne birinci ne de ikinci ligde olacak. Sadece yeni kurulan Meriçspor basketbol takımını bölgesel ligde izlemeyle yetineceğiz belki de.

Bize (Bir avuç basketbolseveri kastediyorum)  bu sezon kadın basketbolunda büyük bir  keyif ve heyecan yaşatan Edirnespor Basketbol Kulübü’nün değerli yöneticilerine, teknik ve idari ekibine, oyuncularına binlerce teşekkürü bir borç biliyorum. İyi ki vardınız ve inşallah hep var olursunuz. Siz bizim gönlümüzün şampiyonlarısınız. Siz bizim yeryüzündeki Perilerimizsiniz.

Sosyal Ağlarda Paylaş

Share to Google Plus

Comments are closed.