Tahammül Sınırları

Sanayisi yok denecek kadar az, ekonomisi durgun küçük bir şehir olan Edirne’nin takımı Olin Edirne, bir avuç insanın ve en önemlisi de Sayın M.Edip Ağaoğulları’nın büyük fedakarlıkları ile Beko Basketbol Ligi’ne yükseldiğinden beri  ligin en renkli deplasmanlarından biri olmuştur Mimar Sinan Spor Salonu…

Beko Basketbol Ligi’ne yükseldikten ve ilk yılında beklenenin üstünde bir performans gösterdikten sonra, maliyetler giderek artmaya ve karşılanamaz hale gelmiş ama Ana Sponsorumuz , basketbol sevgisi ve Edirne sevdası nedeniyle pes etmemiş daha da fazla fedakarlık yapmak durumunda kalmıştır.

İçinde bulunduğumuz sezonun başında yine ekonomik zorluklar baş göstermişken Sayın Vedat Kumuşoğlu görev üstlenmiş ve yönetim kurulu başkanlığına soyunarak Edip Bey’le omuz omuza yola koyulmuştur…Transfer için geç kalınmış olmasına rağmen oldukça iyi bir kadro oluşturulmuştur…

Bu süreç içinde Basketbolu çok seven, bu oyundan keyif alan, her maçta salonu doldurup taraftar ürünleri alan, en uzaktaki dahil bütün deplasmanlara giden kadın, erkek, genç, yaşlı, çocuk hatta bebeklerden oluşan bir taraftar profili ortaya çıkmıştır.

Spor sahalarında zaman zaman tanık olduğumuz spor dışı, ahlak dışı, centilmenlik dışı, şiddet, kavga, küfür vb istenmeyen olaylara karışmamış, kimi zaman rekabetin heyecanı içinde gerçekleşebilen ufak tefek alevlenmelere bile süratle kendi dinamikleri içinde müdahale edebilen bir yapı oluşmuştur…

Elbette ki kulübünü ve takımını çok seven ve ona hayatında çok önemli bir yer ayıran bu taraftar profili  kimi zaman haksızlıklarla karşılaşmış, kendi içinde, Edirne basketbol camiası içinde, kulüp içinde ve Türkiye Basketbolunun diğer bazı bileşenleri ile zaman zaman sorunlar yaşamışsa da daima takımının menfaatlerini ön planda tutmuş, abartılı tepkiler vermemiş ve hatta çoğu zaman boyun eğmiştir…

Ancak bu sezonun başından itibaren Olin Edirne maçlarını yöneten hakemlerin  yönetim ve/veya tutumları kabul edilebilirlik sınırlarını zorlamaya başlamıştır. Hata elbette ki kabul edilebilir ve hakemlik mesleğinin doğasından gelen beşeri bir davranıştır…Sözümüz “hata” ya değil…Hem zaten hata sürekli aynı tarafa yönelik olmaz…Fakat  agresif, “ben bilirim”ci, uzlaşmasız, diyalogsuz, istikrarsız, saygısız ve sevgisiz davranışlar tahammül edilmeyi hak etmez…Üstelik de bu davranışlar hep aynı tarafı işaret ediyorsa…

Özetle bu sezon, Olin Edirne’ye karşı geçen sezon da benzer davranışlar içinde bulunan, isimlerini hepimizin bildiği, buradan bir kez daha ifade etmeye gerek görmediğimiz bazı hakemlerin tavırları, Anadolu Efes maçında tüm Basketbol Kamuoyunun gözleri önünde zirve yapmış, buna rağmen salonda en ufak bir olay çıkmayıp son derece medenice yoğun bir şekilde protesto edilmiştir.

Geçtiğimiz Cumartesi günü oynanan TED Ankara Kolejliler maçının daha başında maçın baş hakemi Mehmet Keseratar, takımımıza ve özellikle pota arkası tribündeki taraftarlarımıza karşı anlaşılmaz şekilde agresif, sert ve olumsuz bir tutum içine girmiş, küfür ve hakaret içermeyen bir serzenişte bulunan bir taraftarımızı salondan atmakla tehdit etmiş ve ilk fırsatta da yine küfür ve hakaret içermeyen bireysel protesto nedeniyle maçı durdurup soyunma odasına gitmiştir…

O ana kadar ne topluca bir kötü tezahürat, ne sahaya yabancı madde atma, ne de bireysel küfür veya hakaret içeren eylemler gerçekleşmemiştir…Kaldı ki maçın oynanmasını tehlikeye sokan davranışlar olsa hakemin anons yaptırması, bireysel küfür, hakaret, tehdit, aşağılama vb bir şey olsa yapan kişinin salondan çıkartılmasını istemesi gerekirdi…Bu yollara da başvurmamıştır…

Bu sırada Mehmet Keseratar’ın anlaşılmaz tavrına, başka anlaşılmazlar da eklenmiştir ne yazık ki… Bir anda taraftarın etrafını polisler sarmış, yüzünü taraftara dönüp ayakta durarak ön sıralardaki çocukların maçı izlemesini bile engellemişler, her şeyin ötesinde yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz taraftar profiline holigan muamelesi yapmışlardır…Polisler muhakkak ki kendilerine verilen talimata göre davranmak zorunda…Burada asıl önemli husus bu talimatı kimin verdiği ve daha da önemlisi böylesine yoğun güvenlik önlemini kimin ne gerekçeyle talep ettiğidir…

Gittiğimiz deplasmanların çoğunda salonun toplamında görmediğimiz kadar güvenlik görevlisini, neredeyse Mimar Sinan’daki  her maçta sadece pota arkası tribünün çevresinde görmekteyiz… Kim kimi kimden koruyorsa buna artık bir açıklık getirilmelidir…

Unutulmamalıdır ki bu taraftar, kendi takımını en kötü zamanında bile son topa kadar destekleme, adil koşullarda bizi yenen her rakibi de alkışlarla uğurlama alışkanlığına sahiptir.

Bu arada anlaşılmaz bir tavır da taraftarı sakinleştirme çabası içine girilmesidir. Halbuki orada taraftarın sakinleştirilmesini gerektirecek bir durum bulunmamaktadır… Bu davranış “aman yapmayın etmeyin” izlenimi vermiştir ki zaten bir şey yapılmamış, edilmemiştir..! Bu tavır  ortamın biraz daha gerilmesinden başka bir işe yaramamıştır ve taraftara karşı olumsuz davranışlardan biri olarak hafızalara kazınmıştır.

Tüm bunlardan bahsettikten sonra gelelim maça…Aslında maçla ilgili söyleyecek çok şey yok… 25 tane üç sayılık atış kullanır ve bunlarda %20 isabet sağlarsan maç kazanma şansın olmaz… Üstelik bir de faul çizgisinden %60 la atıyorsan…Stanoyevic, Penney ve Nedim Yücel’e engel olamadığımız bir maç seyrettik… Art yine erken faul problemine girince, Mehmet Yağmur’un skora katkısı olmayınca çok önemli bir galibiyet şansını kaçırdık…

Olin’de Bekir Yarangüme’nin savunma ve hücum performansını, çabasını saygıyla ve beğeniyle izledik…  Tapoutos’un 3. Çeyrekte gösterdiği reaksiyon da umut vericiydi… 10 sayılık avantaj 3 dakika içinde nasıl olup da eridi gitti, 0-12 lik bir seriyle TED’e geçti anlayamadık… Bir de Gökhan Taştimur’un bu süreçte oyuna müdahale etmemesini…Tabi bir de 20 civarında sayı ortalaması olan Mehmet Yağmur’un 7 sayı da kalmasını…

Sonuçta Hacettepe’den sonra, bir diğer Ankara takımı TED Ankara Kolejliler’e de sahamızda yenildik… Şimdi Perşembe günü oynayacağımız Mersin maçı çok daha önemli hale geldi…

Sosyal Ağlarda Paylaş

Share to Google Plus
Subscribe to Comments RSS Feed in this post

One Response

  1. “Olin’de Bekir Yarangüme’nin savunma ve hücum performansını, çabasını saygıyla ve beğeniyle izledik… ” çok komik yaa ben başka maç izledim herhalde bekir’in bu oyununa saygı duyulacaksa pes valla…