Taraftar Ne İster

12 Ocak 2013 Pazar günü, bir kez daha “basketbol günü” ilan edilmişti Edirne’de…

Önce TKB2L ekiplerinden Edirnespor’un Niğde Türk Telekom’la maçı vardı.Önceki maçlara göre nispeten daha kalabalık ve Genç 22 liler ile Batı Kale taraftar gruplarının da katkısıyla daha çoşkulu tribünler önünde başlayan maçın ilk çeyreğini 21-0 lık bir seri sonunda 27-4 önde kapatan taraf Edirne’nin Perileri oldu…

İlk çeyrek bitince, yaklaşık kırk kişilik bir grup Edirne Basketbol Taraftarları Derneği’nin organize ettiği otobüsle, İstanbul’daki Fenerbahçe Ülker – Olin Edirne maçını izlemek üzere Mimar Sinan Arena’dan ayrıldık.

Yolda Edirnespor maçının sonucunu öğrendik. 97-22 kazanmıştık…75 sayı ile takımımızın en farklı kazandığı maç olmuştu … Gurur duyduk… ”ayıp ama…bu kadar da olmaz…” esprileri yaptık…

Fenerbahçe-Olin maçıyla ilgili sohbetler yapıldı sonra…

Pek kimsenin umudu yoktu ya, “benim içimde iyi bir his var, ister misiniz yenip gelelim” diyenler de vardı, 30-40 sayı fark beklediğini söyleyenler de…Çoğunluk her iki düşüncenin ortalamasından yanaydı galiba ; “mağlubiyet normal sonuç, ama çok fark olmaz…”

Fenerbahçe Ülker Sports Arena’ya vardığımızda salonun ihtişamı karşıladı bizi…Fenerbahçe taraftarlarıyla yan yana, aynı gişelerden biletlerimizi alıp salona girdik…

Bize ayrılan yeri bulduğumuzda aramızdan bazılarının başı dönüyordu. O kadar yüksekteydik…

Sahada Fenerbahçe-Botaş kadınlar 1. Ligi maçının son periyodu oynanıyordu. Ama bizim gözümüz salonun ihtişamındaydı…

Bu noktada bir konuya değinmeden geçmeyelim… Özellikle büyük salonu olan deplasmanlarda, konuk takım seyircisinin, salon tamamen dolu olmamasına rağmen salonun en yüksek, sahaya en uzak ve hep de pota arkası tribünlerine yollanması, her ne kadar ev sahibi olmanın avantajını kullanmak gibi haklı gerekçeyle yapılıyor olsa da bana hep ters gelmiştir…

Takımının peşinden deplasmana koşmuş taraftarların her iki takımı da daha yakından izlemesi sağlansa çok daha şık olur.

Pazar günü sahayı iyi göremediği için, maçı skorboarddaki dev ekrandan takip edenler bile oldu…!

Neyse gelelim maça…

Maçla ilgili söylenecek çok şey yok aslında…Art, sahada kaldığı toplam 2 dakikada 4 faul alınca maç daha başında koptu…

Bu arada maçın başında, David Jelinek’in Caja Laboral’le anlaştığı ve son kez Olin formasıyla sahada olduğu ve Mehmet Yağmur’un Salı günü takıma katılacağı haberini aldık…

Şaşırdık haliyle…

İlk yarı bittiğinde tam göz hizamızdaki skorboardda 53-26 yazıyordu…

İkinci yarıda farkın 40 sayıyı aştığına şahit olduk…

“ayıp ama…bu kadar da olmaz…”  dedik…

Bazı arkadaşlarımızın, tepkilerini haykırdığını duyduk… Katılan da vardı, katılmayan da… Kimsenin keyfi yoktu ama…

Maç  98-61 sona erdi.

Sabah kızlarımız en farklı galibiyetini almıştı…

Öğleden sonra Olinimiz en farklı yenilgisini aldı…

Bir uçtan diğerine savrulduk aynı gün içinde…Bu oyunun içinde vardı bunlar, yenmek kadar yenilmeyi de bilmek lazım…Bilmek lazım da, taraftarlık var serde…

Kolay değil boynunu eğip gitmek…

Taraftar, takımı hep mücadelenin içinde olsun ister…

Kulübü güçlü, yönetimi tek yürek, tek ses olsun ister…

Reaksiyon göstermek, gösterdiği reaksiyonla takımına güç vermek ister…

Takımı, oyuncuları saygı görsün, en iyiler arasında olsun ister…

Yıldızları olsun, bu yıldızlar All Star’da takımının eşofmanıyla boy göstersin ister…

Tüm bunların gerçekleştiği de olur, gerçekleşmediği de…

Ama taraftarlık böyledir işte…

İster babam ister…

Sosyal Ağlarda Paylaş

Share to Google Plus

Comments are closed.