Taraftarlık

 

Her yerde iyi niyetli insanlar mevcuttur.”Sınırsız sevgisini verir,koşulsuz destekler ama bir türlü verdikleri bitmez,hep daha fazlasını isterler.” Verdikçe daha fazlası,verdikçe en fazlasını isterler.İyi niyetli insanları öyle bir kullanırlar ki kandırılan insanlar bunun farkında bile olmazlar.Birde kendilerini avuturlar.”Ben taraftarım, paramı verir takımımı desteklerim,gerisi beni ilgilendirmez” derler.Böylece savunma mekanizmaları kendilerini korumuş olur.Çünkü onlar için sadece destek vardır.Düşünmezler,düşünseler çünkü anlayacaklar gerçekleri.Bilerek düşünmezler.Sadece kendi oluşturdukları kalıbı,onlara düşen rolü oynarlar ve böylece kendilerini mutlu zannederler.Oysa gerçek öyle değildir.Gerçek taraftar onların anladığı şeyden çok farklı bir olgudur.Taraftarlık her zaman takımının yanında olmaktır,evet.Ancak bazen taraftarlık ortaya çıkan yanlış uygulamaları protesto etmektir.Kendisinden oynanması istenilen rolü beğenmemesidir.Bir şeyleri değiştirmek için,”korkmadan” tepki verendir.Riske girmelidir.Her söyleneni ”taraftar psikolojisinden” çıkarak irdelemeli ve yanlışı söylemelidir.Kendisi söylemese bile başkalarını engellememeli onları etkilememelidir.Bu bağlamda herkesin ”taraftar” ve ”taraftar derneği”  kavramından anladıkları başka olabilir.Benim için taraftarlar her zaman takımı desteklemeli saha içinde ve saha dışında takımın yanında olmalı.İyi de oynasa kötüde oynasa her zaman destek verilmeli.Ancak bu destek, takımı aşarak kişilere,sponsorlara,başkana,üyelere kayıtsız,şartsız verilirse ortada çok büyük bir sorun oluşur.Elbette onlara da destek verilir ancak onların yaptıkları yanlışlar gözardı edilmez ve hatta ”küçümsenmez.” Üyeleri ve taraftarların nabzını düşürmek için her saat başı açıklama yapılmaz.Eğer bir dernekteki üyelerin büyük çoğunluğu bir şeye tepkiliyse ve tepkilerini göstermek isterse o asla ve asla engellenemez.Verilecek o tepki kulübe veya yönetime zarar vermez tam aksine yapılan yanlıştan dönülmesini sağlayacağından daha çok faydası olur.Eğer bir tepki verildi diye sponsorlar alınır ve ellerinden geleni yapmazlarsa bu zaten onların hayatında kara bir leke olarak yer alır ve Edirne’liler de bunu asla unutmazlar.Bu nedenle ”büyüklerden” gelecek tepkilerden korkmadan,çekinmeden riske girerek bazı sorunları aşmalıyız.Her şeyin bir bedeli elbet vardır.Ancak bu bedeli ödemeden de bu şehir ve bu taraftarlar rahat edemeyecektir.Sindirilmeye ve koyun gibi güdülmeye devam edeceklerdir.Bunu herkes başına gelince anlayacak.Şu anda olduğu gibi.Bu daha bir ”başlangıç.”

Herkes hür iradesiyle düşüncesini ”her platformda”  tabi ki ”sınırları belirli bir kural veya kuralları” varsa söylemelidir.Eğer bir derneğe ait bir Facebook sayfası varsa ve bunu ciddi olarak bir grup üye yönetmek istiyorsa öncelikle belirlenmesi gereken kurallar olmalıdır.Herkes eminim herhangi bir forum sitesine veya alışveriş sitesine üye olmuştur.Üye olurken bazı kuralları ve şartları kabul ederek üye olursunuz ve sitenin bir yerinde o kurallar bütünü yer alır ve yöneticilerde bu kurallara uymayanları cezalandırırlar.Sonuç olarak hukukta yer alan ”kanunsuz suç olmaz” ilkesiyle paraleldir bu durum.Yani derneğin Facebook sayfasında yapılan eleştiriler sonucunda bazı üyelerin uzaklaştırılması olmayan bir kanunun veya kuralın uygulanmasıdır.Bu kuralları da sadece başkan veya birkaç kişi belirleyemez.Yönetim kurulu böyle bir karar alır,belirlediği kuralları sayfaya ekler.Böylece herkes hem kuralları görmüş olur hem de adil bir yönetim sağlanmış olur.Her şey şeffaf olur kimse zor durumda kalmaz.Bu işler göründüğü kadar kolay ve sanal değildir.Her şeyi kitabına göre yaparsak karşı tarafın dayanacak bir olgusu kalmaz.Bu nedenle Facebook’ta yer alan ”Edirne Basketbol Taraftarları Derneği” sayfasının acilen toparlanması ve yeknesak,herkese uygulanabilecek kurallar belirlemesi gerekmektedir.Tabi ki bu kurallar da özgür düşünce ve eleştiri hakkından uzak olmamalıdır.

Ben geçen seneden beri yönetimi,Gökhan Taştimur’u,hala eski demeye bile tereddüt ettiğim menajerimizi eleştiriyorum.Gördüğüm,duyduğum ve herkesin bildiği şeyleri hep burada yazmaya çalıştım.İyi yapılan işleri de söyledim kötü yapılan işleri de.İleride de bunları söylemeye devam edeceğim.Elbet bir şeyler düzelecek,düzelmesi için söylenmesi gerekli şeyleri etraflıca yazacağım.Bunlar sadece benim görüşlerim.Sizler bana katılabilirsiniz veya katılmazsınız bu benim için önemli değil.Benim tek derdim yanlışları düzelterek mükemmele olabildiğince yaklaşmak.Unutmayın ki ”Bir yerde, herkes aynı fikirdeyse hiçkimse yeterince düşünmüyor demektir.”

 

Ozan Dalgıç

Sosyal Ağlarda Paylaş

Share to Google Buzz
Share to Google Plus

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*