Yazı (2): KURUMSALLAŞ(AMA)MA ÜZERİNE SESLİ DÜŞÜNCELER VE SORULAR

(Bu yazı 19 Haziran 2012 tarihinde yayınlanmıştı. Bugün gelinen noktada bir kez daha yayınlamayı yararlı gördüm.  Tüm okuyucularımızdan sorduğum sorulara kendilerinin de birer yanıt vermelerini rica ediyorum. Bugün Edirne’nin takımının satılma noktasına neden ve nasıl gelindiği bu sorular ve yanıtları içinde duruyor. Yaklaşık 1 yıl önce ben bu soruları sorarken, bir analiz yapmaya çalışırken şimdi “takımımız satılıyor, takımsız kalıyoruz” diye feryat edenler adeta devekuşu gibi başlarını kuma gömerek, gerçekleri görmezden gelmeye çalışarak sorunların çözüleceğini sanmışlar, teşhis ve tedavi yerine  suskunluğu yeğlemişlerdi. Umarım bugün karşı karşıya kaldığımız acı gerçek karşısında tatlı rüyadan uyanarak gerçekle yüzleşmeyi başarabilirler ve gerçek bir taraftar duruşu sergileyebilirler.)

Olin Edirne Basketbol Kulübü Derneği Yönetim Kurulu’nun, Edirne Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin sponsorluktan çekildiği açıklamasına adeta bir yanıt olan sayın Ağaoğulları’nın açıklaması bir çok şeyi anlayanlar için gözler önüne serdi. Kulüp yönetim kurulunca sanki hiçbir şey yokmuş ve herşey güllük gülüstanlıkmış ve sanki bu sponsorluk önceden ilan edildiği gibi süresi içinde bitmiş  gibi duyurulmasına karşı da adeta bir cevap niteliğinde idi sayın M.Edip Ağaoğulları’nın açıklaması. Ama nasıl anlaşıldı bilemiyorum.

M.Edip Ağaoğulları’nın açıklamasını nasıl okumak gerekiyor?

En başta bu açıklama sayın Ağaoğulları gibi muhterem bir şahsın yapabileceği kibar ama her şeyi anlatabilen ve sınırları çok iyi çizilmiş bir açıklamadır.

Sayın Ağaoğulları ne diyordu açıklamasında, altını çizerek devam edelim; “…İmkanlarımız dahilinde hiçbir fedakarlıktan kaçınmadığımız gibi ötesindekileri de karşılamaktan imtina etmedik.” Bunu daha sonra ya da başka bir yazımızda açmak üzere bir kenara koyalım ve devam edelim.

“Zaman içinde takımımızın başarı eğrisi, nice takımları imrendirecek bir performansla altı sene gibi kısa bir sürede bölgesel ligden Beko Basketbol Ligi Play-Off çeyrek finallerine kadar, ine çıka değil hep yükselen bir seyir izledi.”

Bunu da bir kenara koyalım ve esas önemli ve  açıklamaya anlam veren bölüme gelelim;

“…Hal böyleyken, basketbol takımımızın yanında bu başarının sürdürebilir ve kalıcı olması için gereken diğer yerel katılım ve klüp olarak kurumsallaşma hamlesi, bu hızdaki sportif başarıyla gelen ve büyüyen ölçeğin yanında yavaş ve yetersiz kaldı.”

Neymiş ? Kulüp kurumsallaşma yolunda yavaş ve yetersiz kalmış !

İşte, Edirne Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 6 yıldır Olin markasıyla Edirne basketboluna verdiği sponsorluk hizmetinin sona ermesinin ana nedeni budur. Kulübün kurumsallaşmasını başaramaması ve adeta bir mahalle kulübü hüviyetinden kurtulamamış olmasıdır.

Şimdi sesli düşünelim;

Önce Edirne Gençlik, sonra Olin Gençlik ve sonra da Olin Edirne Basketbol Kulübü’nün herhangi bir vizyonu, yakın uzak amaçları, kısa-uzun vadeli hedefleri olmuş mudur?

2.Lige çıktıktan sonra Beko Basketbol Ligi hedefi olmuş mudur? Olduysa bu 2.Ligde kaçıncı yılda hedeflenmiştir?

Beko Basketbol Ligi’ne terfi ettikten sonra amaçlar ve hedefler neler olarak tespit edilmiştir? Alt yapılar konusunda düşünce ve hedefler neler  olmuştur?

Yönetim Kurulu’nun bu ve bu gibi konularda almış olduğu kararlar ve herhangi bir stratejik planı var mıdır? Varsa bunların neler olduğunu kamuoyu ile paylaşabilirler mi?

Ben bütün bu saydıklarım içinde  hiçbir yazılı planın ve stratejinin olmadığını düşünüyorum.

2.Ligdeki ilk yıl, play-off birinci turundan sonra bir üst tura çıkılmaması, çünkü bunun maliyet getireceği konusunda o gün ki yönetimde bir tartışma yaşanmış mıdır? Yaşandıysa neden böyle bir tartışmaya gerek duyulmuştur? Sezon başlarken kulübün tespit ettiği her hangi bir hedef yok muydu, ya da kulüp günü birlik mi idare ediliyordu?

2. Ligdeki ikinci yılın başında, Gökhan Taştimur’un göreve getirilmesinden önce hedef neydi? Beko Basketbol Ligi’ne yükselme hedefi var mıydı? Yoksa hedef Final-Four oynayabilmek miydi?

Gökhan Taştimur göreve geldikten sonra hedef neden Beko Basketbol Ligi oldu? O sezon Beko Basketbol Ligi hedefinde olmayan bir yönetim kurulunu ve genel menajeri Gökhan Taştimur nasıl ikna etti? Beko Basketbol Ligi hedeflenirken bu ligin getireceği maddi zorlukların nasıl aşılaşacağı yolunda her hangi bir plan-program yapıldı mı? Gökhan Taştimur göreve geldiğinde kulübün bütçesi ne kadardı, Taştimur ne kadar artış olabileceğini söyledi? Kulüp o sezonu ne kadar bütçeyle tamamladı?

1.Ligdeki ilk yılın bütçesi ne kadar belirlendi? Ana sponsor ne kadar taahhüt etti, ne kadar üstüne çıkmak zorunda kaldı? Neden? Sezon kaç TL’lik bütçeyle tamamlandı?

Geçen sezon (2011-12) ana sponsor ne kadarlık sponsorluk anlaşması imzaladı, sezon bittiğinde vermek zorunda kaldığı meblağ ne kadar oldu? Neden?

Kulüp, Avrupa kupası Eurochallenge Cup’a katılmayacak dendikten sonra bir anda ne oldu da katılma kararı alındı? Kulübün, kombine alan taraftarlara bir jesti miydi yoksa bir oldu bitti ye mi getirildi? Ayrıca sayın Dr.Turhan Gazioğlu neden başkanlıktan istifa etti?

Yönetim Kurulu kulüpte olanların bitenlerin neresinde, ne kadar oldu? Her şeye hakim miydi? Yoksa bir çok şeyi sonradan mı öğreniyordu? Genel menajer ile yönetim kurulu ilişkileri hangi hiyerarşi içinde yürüyordu? Yönetim kurulu genel menajer üzerinde ne kadar etkiliydi? Yoksa aralarında adı konmamış bir güç mücadelesi mi vardı?

Genel menajerin görevi neydi? Görev alanı nasıl belirlenmişti? Bu görev alanı içinde başarılı mıydı?

Genel menajer-antrenör arasındaki hiyerarşi neydi?  Hiyerarşik açıdan antrenörün üzerinde olan genel menajer, antrenöre ne kadar hakimdi? Yoksa pratikte tek patron antrenör müydü?

Transferler nasıl yapılıyordu? Yönetim Kurulu, genel menajer transferlerin neresindeydi? Kurumsallaşmış kulüplerde bu iş nasıl yapılıyor?

Alt yapı ciddi anlamda neden kurulmadı ? (Küçük-minik takımları saymayın lütfen) Bunun nedeni kulübün 1 yıl sonrasını görememesi, stratejisinin olmaması olabilir mi? A-takım kadrosunda  çok rahat yer alabilecek, antrenmanlara çıkabilecek Barkın ve  Tolga gibi iki Edirneli gencimiz neden görmezden gelindi?

Transferlerin birer yıllık, opsiyonsuz kontratlarla yapılmasının nedeni kulübün gelecek ile ilgili planlarının olmaması ya da “Nereye kadar giderse, oraya kadar” anlayışına sahip olmak olabilir miydi?

Sayın Ağaoğulları’nın açıklamasında yer alan “…Ötesindekileri de karşılamaktan imtina etmedik” sözü ne anlama geliyor? Bu “ötesindekiler” nelerdir?

Bütün bu sorulara verilecek yanıtlar  Edirne Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin neden sponsorluktan çekildiğinin net yanıtını da verecektir.

Ayrıca sayın Ağaoğulları’nın açıklamasında “…Beko Basketbol Ligi Play-Off çeyrek finallerine kadar ine çıka değil hep yükselen bir seyir izledik” tespitini Olin Edirne Basketbol Kulübü Yönetim Kurulu nasıl değerlendiriyor? Bu değerlendirme geçtiğimiz sezonun başarısız geçtiği anlamına geliyor mu? Geliyorsa bu başarısızlığın nedeni nedir, kimdir? Yönetim Kurulu bunun özeleştirisini yapıp nedenlerini ve sorumlularını açıklayacak mıdır? Ortada bir başarısızlık ve kurumsallaşmanın yetersiz kalması ve bu kurumsallaşamama ve  başarısızlık Edirneli bir ana sponsorun kaybına neden olduysa, bunun sorumluları olması gereken yönetim kurulu, genel menajer ve baş antrenör istifa edecekler midir? Yoksa sayın Ağaoğulları’nın tespitinin tersine 2011-12 sezonunu başarılı mı addedeceklerdir?

Yanıt bekliyoruz !

Gelmezse biz kendi naçizane yorumlarımızla sorulara yanıt bulmaya çalışacağız.

Sosyal Ağlarda Paylaş

Share to Google Plus
Subscribe to Comments RSS Feed in this post

One Response

  1. Abi görüşlerine aynen katılıyorum bu sorulara muatpların cevap vermesi gerekir.
    Belki bu köşede zaman zaman bende görüş belirttim
    Burda siena modeli hayata geçirilebilird. Biz plansız büyümenin sancılarını yaşıyoru.z.doğru dürüst tepeden aşağıya belirli bir planlama yoktu.
    Aslında edirnenin tanıtımı çok iyi olacaktı taraftar üzerine düşen görevi yapmıştır.ancak destek vaat eden kişiler hepsi bir köşeye saklandılar.
    Ben olsam çok iyi bir planlama yapar öncelikle transfer bütcemi ortaya koyarım gelirlerimi giderlerimi ortaya koyarım açığğım varsa sponsorlardan destek.isterim
    alt yapıya önem verir her yıl bir iki oyuncuyu A takıma monte etmeye calışrım.
    kombine satışlarını edirnenin gelir konseptinide göz öününe alarak fazla yükseltmeden orta seviyede tutarım.
    Forma ve ürün satışlarını tüm trakyaya ve istanbulda belli magzalarla anlaşarak bu bölgelere yayarım.
    transferde önce iyi bir idari menajer ondan sonra alt yapısı sağlam genclere önem veren günü kurtaracak değil en az 10 yılı bu klupte gecirecek bir hocayla anlaşırdım.
    Transfer edilecek oyuncların en azıdan 7,8 tanesi 1 liğ tozunu yutmuş başarıya ac oyuncu grubundan olmasına dikkat ederdim
    Diğer bir husus salon salon ihtiiyaca cevab verecek kapasitede değil
    ilerisinide gözeterek 8-10 bin kişilk bir salon yapmak iç,in hükümet ve tüm millet vekilleri ve belediye başkanını derhal devreye sokardım.
    Başarı ancak sağlam temeller atılarak gelir.