Edirne Basket » TARAFTAR GÖZÜYLE – Olcay Akdağ Trakya ve Edirne'nin İlk ve Tek Basketbol Haber Sitesi Thu, 07 Apr 2016 20:04:44 +0000 tr-TR hourly 1 http://wordpress.org/?v=3.4.1 Yaşadıklarımdan Öğrendiklerim /yasadiklarimdan-ogrendiklerim/ /yasadiklarimdan-ogrendiklerim/#comments Mon, 26 Jan 2015 10:55:07 +0000 dede /?p=29979 Devamını Oku »]]> Edirne’de bir basketbol haftasını daha geride bıraktık…

TKBL’de ilk devrenin son maçında Edirne Belediyesi Edirnespor, Fenerbahçe’yi konuk etti.

Dolu tribünler önünde, harika bir atmosferde, özellikle ilk üç periyodunda harika bir maç oldu…

Edirnespor,  Lindsey Harding, Ayşe Cora ve Marissa Coleman’ın etkili oyunu ile güçlü rakibine karşı oyunun içinde kaldı.

Son periyoda kadar maçı kazanabilecek görüntü veren Edirne’nin Perileri, dar kadronun kaçınılmaz neticesi, yorgunluğun baş göstermesi sonucu daha fazla hata yapmaya başlayınca Fenerbahçe’nin kadro kalitesi avantajı ortaya çıktı..

Luca Ivankovıc’ın, rakibin atletik uzunları karşısında, alıştığımız etkinliğinden biraz uzak kaldığını izledik.

Neticede maçın galibi Fenerbahçe oldu…

 

Sezonun ilk devresini 7 galibiyetle 7. sırada tamamlayan Edirne Belediyesi Edirnespor, bir çok kesimin beklediğinin çok üstünde bir performansla övgüyü sonuna kadar hak ediyor…

İlk devre sonu itibarıyla TKBL istatistik liderleri arasında da iki oyuncumuz yer aldı… Sayı lideri Harding ve blok lideri Ivankovıc… Onları da ayrıca kutluyoruz…

Bu takımın play off oynama şansının çok yüksek olduğuna inananların sayısı giderek artıyor. Tabi bu işin ekonomik yönü de Yönetimi şimdiden düşündürüyordur kuşkusuz…

Gelelim biraz da bu güzelim maçın önüne geçen saha dışı olaylara…

Başlangıç olarak şunu söylemeliyim ; ilk yarı bittiğinde seyrettiğim oyundan ve atmosferden müthiş keyif aldığımı düşünüyordum… Hatta içimden  (kadın basketbolu özelinde) ” Fenerbahçe-Galatasaray derbisi tadında bir maç oluyor” diye geçirdim… Ama ne yazık ki sonu da “Fenerbahçe-Galatasaray derbisi” tatsızlığında!!! oldu…

Spor sahalarında yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şeyler var…

1-Öncelikle üç büyük İstanbul takımının taraftarlarında, gittikleri her yerde her istediklerini yapabilecekleri eğilimi var… Cumartesi günü Mimar Sinan’da gördüğümüz gibi, rakip takım tribününe kendi pankartını asmaya kalkışmak da dahil…! Böyle bir girişime, dünyanın hiç bir yerinde müsade edilmez… Sonra da “Edirnespor tribününde Galatasaray bayrağı açılınca olaylar çıktı” safsatasına sarılmak da cabası…!

2-İstanbul dışındaki şehirlerde yaşayıp da üç büyük İstanbul takımından birini tutmak, ülkemizde çok yaygındır… Hatta -az da olsa- kendi şehrinin takımının maçında İstanbul takımlarının tribününde yer almak, o takımları desteklemek de… Bu tamamen tercih meselesidir ve beğensek de beğenmesek de saygı duymak durumundayız… Tabi bu destek sportmenlik çerçevesinde kaldığı sürece…

3-Takımımızın Galatasaray ile oynadığı maçta rakip tribüne 6 işareti yapmak veya Fenerbahçe atkısı göstermek, Fenerbahçe maçında Galatasaray , Beşiktaş maçında diğer büyüklerin veya Bursaspor atkısı, ne bileyim mesela Karşıyaka maçında Göztepe atkısı açmak karşı tribünü tahrik eder… Olay çıkma olasılığını arttırır ve bizim sahamızda çıkacak her tribün olayı,mutlaka bir şekilde bizim takımlarımıza zarar verir…

Elbette böyle bir tahrik olasılığına karşı “tahrike kapılmak için hazır kıta bekleyen” üç büyük takım taraftarının şartlanmışlığını da unutmamak lazım… İki bin kişi içinde çoğunluğun, takımını desteklemekten başka amacı yokken 3-4 tane atkıya takılıp hırçınlaşmak o salona iyi niyetle gelinmediğini gösterir…

4- Siz Edirne, İstanbul, Tekirdağ, Kırklareli vb yerlerden gelip kendi sahasında Edirnespor taraftarına küfür edip çirkin tezahüratlar yaptığınızda karşılığında alkışlanmayı, hoş görülmeyi bekleyemezsiniz… Ama zaten amacınız tahrik edip karşılık görmeyi beklemekse o zaman başka tabii…

5-Güvenlik güçlerinin tribün olaylarını bastırmak için kullandığı yöntemleri gözden geçirmesi gerekmektedir… Tribünden bir kişiyi almak için bütün bir tribünü kargaşaya sürüklemek, kapalı salonda biber gazı kullanmak gibi yöntemlerin, olayları bitirmek şöyle dursun daha da vahim hale sürüklediğini yaşayıp görüyoruz…

6- Sportif başarı için ekonomik imkanlar ve güçlü, geniş kadrolar elbette önemlidir ama olmazsa olmaz değildir… Bununla ilgili en net açıklamayı hafta içi Edirne Belediyesi Edirnespor Başkanı Murat Boyacıoğlu yaptı.. Başkanın bahsettiği olanakları, ortamı sağlayamayıp sadece parayla saadet arayanların düştüğü durum ise hepimizin malumu…

Pazar günü TB3L deki temsilcimiz Trakya Üniversitesi Meriçspor’un Batman Petrolspor maçını izledik…

Maçın kopup gideceği anlarda özellikle periyod sonlarında Batman’ın geri dönüşleri olsa da temsilcimiz rahat bir oyun sonunda istediğini aldı…

Bu maçta en dikkat çeken oyuncularımız Doğuş ve Mesut olurken, Berat, Mert ve Kaptan Uğur’un da katkılarıyla Meriçspor kendini çok sıkmadan sahadan galibiyetle ayrıldı…

Pazar günü ortaya çıkan bir şey daha vardı… İki başarılı basketbol takımımızın farklı taraftar kitlesine sahip olduğunu gördük… Öğrencilerin olmaması, bu defa salonu nispeten boş bırakmıştı… Takım ayırmaksızın Edirne Basketbolunu takip eden, destekleyen taraftarlar ise yine yerlerini almıştı…

]]>
/yasadiklarimdan-ogrendiklerim/feed/ 0
Açık Mektup /acik-mektup/ /acik-mektup/#comments Sun, 31 Aug 2014 10:24:36 +0000 dede /?p=28039 Devamını Oku »]]> Erkekler Basketbol Birinci Ligi’nde Edirne yok artık…

Bunu anladık…

Evet, oynanan oyunları, çevirilen dolapları, yalanları, dolanları anlamayacak, transfer edilen oyuncular hakkında bilgi toplayıp yorum yapacak, sevinecek kadar saf olabiliriz…

Amma ve lakin artık Birinci Lig’de Erkek Basketbol Takımımızın olmadığını kavrama yeteneğine de sahibiz…

Bu duruma gelinmesinde bir kaç kişinin değil, belki de ben dahil bir sürü insanın irili ufaklı katkısı ve sorumluluğu var muhakkak…

Fakat gelinen koşullarda, ortaya bir çözüm projesi koyduklarını iddia ederek sahne alan, bir ay içinde unutulacak cafcaflı sözlerle hem Edirneli basketbolseverleri hem de basketbol kamuoyunu aldatan Derya Yannier ve arkadaşları !! görünen o ki fırsatçılık yapmışlar…

Kendileri Türk basketbol hafızasında kolay unutulmayacak bir yer edinmişlerdir…

Ve yine görünen o ki; Edirne Basketbol Taraftarlarının bu işi kolay kolay sindirip, unutulmasına ve ört bas edilmesine izin vermeye niyeti yok…

Edirne Basket, tarihe gömülmüş olabilir ama, Ülkenin tüm salonlarında Olin Edirne formalı taraftarlar boy göstermeye devam edecek…

Takımın Eskişehir’e taşınmasının gerekçesi olarak; seyirci desteği ve sponsor olanakları öne sürülmüş…

 

Bir defa ilk gerekçeye, bu ülkede basketbolla biraz ilgilenen herkes, her bi tarafıyla güler…

Seyirci sayısıysa kasıt, Edirne’nin ve Eskişehir’in nüfusunu kıyaslayamayız bile… Eyvallah…

Fakat bu işlerde sayı mı önemlidir, işlev mi..!?

“Sayı” diyorsanız ona da eyvallah… Sustum…

Sponsor konusuna gelince…

Söylentilere göre Eskişehir Basket’in sponsoru ETİ olacakmış…

Peki, bu ETİ basketbola yatırım yapmaya, destek vermeye niyetliyse illa ki Eskişehir ismini mi taşıması gerekiyor, destek vereceği takımın..?

Neden “ETİ Edirne Basket” olamıyor mesela…?

ETİ, Eskişehir merkezli bir şirket olabilir ama, ürünleriyle sadece Eskişehirlilere mi hitab ediyor..?

Biz de burada, Edirne’de ETİ ürünleri tüketmiyor muyuz..?

Bu mantıkla bakınca “aaa Eskişehir bize çok uzak, ETİ almayalım, bak İstanbul merkezli bir marka var, daha yakın, onun çikolatalarını bisküvilerini alalım” diye mi düşünmeliyiz..!?

 

Neyse bunlar hep, halen adı Edirne Basket olan kulübün yöneticilerinin açıklayacağı, cevaplayacağı konular… Merak ve sabırsızlıkla bekliyoruz…

 

Biz gelelim mektubumuza…

Mektup naçizane Edirneli bir basketbol taraftarından Türkiye Basketbol Federasyonu’na…

 

Hepimizin malumu olduğu üzere, sportif yarışmalar, amatör olsun profesyonel olsun, belli oyun kuralları çerçevesinde, adilane koşullarda ve hedeflenen amaçlara ulaşmak için yapılır…

Müsabakalardan aylar önce hazırlıkları, planlamaları vs başlar… Aylarca da müsabaka süreci devam eder…

Emek harcanır, para harcanır, zaman harcanır, alın teri dökülür…

Hasretlikler çekilir, baskı altına girilir, fedakarlıklar yapılır…

Ve daha bir sürü şey…

Tüm bunlar hep amaca ulaşmak içindir…

Kimi zaman bu amaca ulaşılır, başarılı olunur… Kimi zaman tam tersi olur…

Şimdi, ortada bir Olin Edirne gerçeği var…

7-8 yıllık bir emek, özveri, yoktan var edilmiş bir basketbol gerçeği…

Ekonomik sıkıntılar nedeniyle zora düşmüş kulüp…

Sonra birileri bir teklifle gelmiş… Yönetim haklarını 5 yıllığına devir almış… Yeni yapılanma vs vs masalları ile şehri uyutup takımı Eskişehir’e taşımaya kalkışmış…

 

Şimdi bir adım geriye çekilip resme bir daha bakalım…

Olay çok özetle şudur ;

Olin Edirne aslında ligden çekilmiştir…

Eskişehir Basket ise parayı bastırıp o bölgesel ligler, üçüncü ligler, ikinci ligler gibi süreçleri yaşamadan Erkekler Birinci Basketbol Ligi’ne konmaktadır…

Leylekler getirip bacadan atmaktadır kendilerini…

Peki bu hangi adalet anlayışıyla bağdaşmaktadır..!?

 

Madem ki Edirne, Erkekler Birinci Basketbol Ligi’nden çekilmektedir, o halde yerine en uygun seviyeden, o ligi diğer 15 takımdan sonra en çok hak eden takım davet edilmelidir…

O takım da hiç kuşkusuz, yıllardır seyircisiyle, yönetimiyle, tüm dinamikleriyle Birinci Lig için çaba gösteren ve iki yıldır Finalde kaybeden Giresun’dur…

Madem Edirne yok…

Edirne’den boşalan yer Giresun’un hakkıdır…

Diğerleri de bi zahmet hak ederek gelsinler…!!

 

]]>
/acik-mektup/feed/ 10
Çamur Deryası /camur-deryasi/ /camur-deryasi/#comments Thu, 28 Aug 2014 15:47:03 +0000 dede /?p=28021 Devamını Oku »]]> “Edirne geleneksel bilmemkaçıncı basketbol kaos günleri” ne hoş geldiniz…

Hayırlısı olsun…

Eskişehir taraflarından yükselen sevinç nidaları, Edirne semalarında duyulmaya başladı…

Edirne basketbol kamuoyu ve özellikle de taraftarlar dedektif titizliğinde gerçeklerin peşinde…

Gerçekler ise, her zamanki gizli ajan titizliğinde…

Gerçi Edirnebasket.com bugün giz perdesini araladı…

Araladı da, hala daha resmi bir bilgi ve açıklama yok…

Niyet okumak durumundayız bir kez daha…

Edirne Basketbol Taraftar Derneği Başkanı “Kandırıldık” diye feryat ediyor…

Yeni oluşum, oluşur oluşmaz renklerin kırmızı-beyaz-siyah olarak değiştirilmesi ile Eskişehir yörelerinden yükselen sevinç nidaları arasında bağlantı kuruyor insanlar…

Derya Yannier’in, “… ne olursa olsun, bu takım Edirne’nin takımı olacak. Tüm haklarını devralsak ta takımımız maçlarını hep Edirne’de oynayacak. Edirne ile, taraftar ile daha da bütünleşeceğiz. Zaten düşündüğümüz model içinde bu çok önemli bir yer tutuyor …” şeklindeki sözleri sorgulanıyor…

Taraftarlar arasında tam bir “allem ettiniz kullem ettiniz takımımızı bizden kopardınız” havası hakim…

Ama ne fayda…

Kimse de adam yerine koyup iki kelime etmiyor…

Hep böyle olmadı mı…

“Çapulcu” bile olmadı mı bu taraftar..!

“Antremanlarını isterse Brezilya’da yapsın, yeter ki bizim takımımız olarak kalsın, isminde “Edirne” var olsun yeter” ümidleriyle yelkenlerini şişirip yeni sezon denizine indirmeye hazırlandığımız tekneler, çamura saplandı…

Gerçekleri henüz tam olarak bilmiyoruz ama taraftar gözüyle, olan biten böyle görünüyor…

Umalım ki…

…!

Ne umalım bilemedim…

 

]]>
/camur-deryasi/feed/ 0
Çok Değerli Bir Şampiyonluk /cok-degerli-bir-sampiyonluk/ /cok-degerli-bir-sampiyonluk/#comments Fri, 09 May 2014 13:37:15 +0000 dede /?p=27412 Devamını Oku »]]> Geçen hafta, Olin Edirne’nin 2013-2014 sezonu performansı için;

“Şampiyonluk kadar değerli”

demiştik…

Bugün de TKB2L deki temsilcimiz Edirnespor Altılı finallerdeki dördüncü maçını da kazanarak,

“Çok değerli bir Şampiyonluk”

elde etti…

 

Önümüzdeki yıl hem kadınlar, hem de erkeklerde Türkiye Basketbolunun en üst düzeyinde mücadele edeceğiz…

Büyük olasılıkla da üç büyük şehir dışında, hem BBL hem de TKBL de takımı olan tek şehir Edirne olacak…

 

Bu gurur hepimizin elbette ama ;

İmkanları temin eden ve hedefi koyanlara, bu imkanları en verimli şekilde kullanıp belirlenen hedefe koşanlara, içeriden dışarıdan, maddi manevi destek verenlere ve altılı finallerde takımını yalnız bırakmayan Edirneli Basketbolseverlere teşekkür boynumuzun borcudur…

 

Edirne’yi basketbol şehri yapanlara selam olsun…

 

 

]]>
/cok-degerli-bir-sampiyonluk/feed/ 0
Şampiyonluk Kadar Değerli /sampiyonluk-kadar-degerli/ /sampiyonluk-kadar-degerli/#comments Fri, 02 May 2014 10:37:26 +0000 dede /?p=27347 Devamını Oku »]]> Olin Edirne, 2013-2014 sezonunun bitmesine bir hafta kala Beko Basketbol Ligi’nde kalmayı garantiledi.

Fazla söze gerek yok…

Sezona başlarken bir kaç takım şampiyonluk hedefiyle, bazıları play of  hedefiyle yola çıkmıştı…

Hatta Avrupa’da başarı kovalayanlar vardı…

Şampiyonluk için daha çok zaman var ama diğer hedefler şekillenmeye başladı…

Ligi hedeflediği yerde bitiren takımlardan biri de Olin Edirne oldu…

Lige, kümede kalma amacıyla başlamıştı Olin…

Amacına ulaştı…

Ligin en düşük bütçeli, en dar kadrolu, en az yabancılı, devşirmesiz ve yola çıktığı kadroya takviye yapmayan tek takımı olarak Olin Edirne’nin elde ettiği sonuç,  Şampiyonluk kadar değerlidir…

Beko Basketbol Ligi’nde beşinci kez biz de varız…

Emeği geçenlerin elleri dert görmesin…

]]>
/sampiyonluk-kadar-degerli/feed/ 1
Dandik Bir Yazı /dandik-bir-yazi/ /dandik-bir-yazi/#comments Mon, 14 Apr 2014 13:08:30 +0000 dede /?p=27147 Devamını Oku »]]> Sayın Hıncal ULUÇ’la başlayan ; spor, sanat, bilim, ekonomi, siyaset vb her konuda bilgi sahibi olup yorum yapabilen gazeteci, yazar, aydın profili günümüzde oldukça yaygınlaştı. Hal böyle olunca da bizim gibi sadece bir konuda ahkam kesenler arada kaynayıp gidiyor. Tolere edilebiliyoruz… Haddimizi aşarsak da af ola…

Spor tutkunları, taraftarlar, arma peşinden koşan insanlar takip ettikleri branşın ve özellikle de kendi takımının her şeyini bilir, öğrenmek ister, hayatında çok önemli  yere koyar… Mantıksızca destekler, yeri gelir kızar, acımasızca eleştirir, yeri gelir gözü döner holigan oluverir… Bunların hepsi sporun doğasında var. Elbette her duyguyu ve tepkiyi dozunda tutmak, ayarı kaçırmamak en güzeli…

Haydi biz de ayarı kaçırmadan, dozunda eleştiri hakkımızı kullanalım.

Kimi eleştirsek, kimi eleştirsek.!?

Sahi ya Olin Edirne  var elimizin altında !

Hazır iki haftadır rakiplerinden fark yemiş… Düşme tehlikesini hala atlatamamış…

…..

İyi de neyini eleştireceğim…?

Dört sezondur Avrupa’nın en zorlu ikinci basketbol liginde Edirne’yi temsil ediyor olmasını mı…?

Bırakınız Beko Basketbol Ligi’nin en düşük bütçeli takımı olmasını, İkinci Ligin bile birçok takımından çok daha az parayla yürütülen bir organizasyon olmasını mı..?

Ligdeki ilk yılında gösterdiği performansla Play-Of statüsünü bile değiştirmiş olmasını mı..?

Her sezon Avrupa ve Dünya Basketbolunun, hatta NBA’in  yıldızlarını Edirne’de çıplak gözle bize izlettiği için mi..?

Bu sezonun en dar kadrolu, tek 3 yabancılı ve devre arasında takviye yapmayan takımı olduğu halde, son dört haftaya düşme potasındaki rakiplerine karşı avantajlı girmesini sağlayacak galibiyetler aldığı için mi..?

Büyük olasılıkla önümüzdeki sezon hepimize Beko Basketol Ligi’ndeki beşinci sezonu yaşatacağı için mi..?

Yok yok bulamadım… Zamanı geldi eleştirdiğimiz de oldu ama, bu koşullarda eleştirecek bir şey bulamadım.

Çok büyük paralar harcayıp Euro League’ de ilk sekizi bile göremeyen Fenerbahçe Ülker’i çatır çatır eleştirebilirim de ligin en mütevazi  bütçesi ve en dar kadrosuyla sezon başında belirlenen hedefine, ligde kalma hedefine sımsıkı tutunmuş Olin Edirne’yi nasıl eleştireyim…?

Ne niyetle yazmaya başlamıştım, nerelere gitti yazı..!

Kusuruma bakmayın lütfen…

Kabul ediyorum dandik bir yazı oldu…

]]>
/dandik-bir-yazi/feed/ 0
Meliih…Berk’e Pas Ver… /meliih-berke-pas-ver/ /meliih-berke-pas-ver/#comments Mon, 20 Jan 2014 15:02:25 +0000 dede /?p=25325 Devamını Oku »]]> Bir çok açıdan, bir çoğumuz için pek de beklediğimiz gibi geçmeyen 2013 yılını geride bıraktık…

Edirne basketbolu adına ise 3 takımımız açısından da 2014 yılına güzel duygular, olumlu beklentiler ve umutlar taşıyoruz…

Sebep olanların, katkı verenlerin -şu anda görevde olan, olmayan- hepsi sağ olsun…

 

Beko Basketbol Ligi’ndeki takımımız Olin Edirne, sezonun ilk yarısı sonunda 6 galibiyet elde edip puan cetvelinin 10. sırasında kendine yer bulurken gerek bizlerin, gerekse basketbol kamuoyunun beklentilerinin üzerinde bir performans ortaya koydu…

Sezonun bu ilk yarısında ;

Darius Washington’un sayı krallığı, Barış Güney’in ise asist krallığında zirvede yer alması,

Reha Öz’ün skor anlamında kariyerinin en iyi sezonlarından birini geçiriyor olması, özellikle ardı ardına Tofaş, Telekom ve Torku Konya maçlarındaki performansı,

Mersin maçının son saniyesinde Darius’un galibiyeti getiren üçlüğü,

İlk iki maçtaki boş tribünlerden sonra Mimar Sinan Spor Salonu’nun o eski, alışılmış, güzel atmosferine kavuşması,

Kolay kolay akıllardan çıkmayacak, bir daha benzerine şahit olmak istemeyeceğimiz Galatasaray Liv Hospital maçı,

Beşiktaş İntegral Forex maçındaki kabus gibi hakem yönetimi,

Tapoutos’un bir kaç maç dışında, genelde istikrarlı performansı,

Francis’in 4 maçta double double yapması

ve 6 galibiyetten dördünün deplasmanda elde edilmesi… (üstelik Konya deplasmanında Darius’un yokluğunda…)

Aklımızda kalan detaylar oldu…

İlk devrede dışarıda yendiğimiz 4 takım (Trabzon, G.Antep, Telekom, Konya) ve ayrıca Aliağa ile TED ikinci devre Edirne’ye gelecek…

Hedef maçı kabul edebileceğimiz 6 maç içeride oynanacak… Diğer iki konuğumuz ise Efes ve Fenerbahçe…

Deplasmanda karşılaşacağımız 7 takımdan beşine içeride yenilmiştik… (Karşıyaka, Uşak, Beşiktaş, Banvit ve Galatasaray)

İçeride yendiğimiz Mersin ve Tofaş’ı deplasmanda da yenmeye çalışacağız…

İlk devre elde edilen 6 galibiyetin üstüne, ikinci devre fikstür avantajı yanımızda gibi… Tabi bu sadece kağıt üstünde böyle… Hiç bir maç oynamadan kazanılmaz…

Dar rotasyonumuz ve takviye yapmadan yola devam edecek olmamız, umarım handikap yaratmaz…

——-

Unutmadan, akılda kalan bir de sesleniş var… İlk yarının son maçından ;

“Meliih… Berk’e pas ver…”

Yayıncı kuruluş yorumcusu  yayın masasından, oyuna girmek üzere olan Melih Mahmutoğlu’ya sesleniyor…

Ligin en düşük bütçeli, en dar kadrolu takımı Olin Edirne karşısında 30 farkı yakalamış ve genç oyuncusu Berk’e sayı attırma çabasına girmiş, THY Euroleuge ‘in en yüksek bütçeli takımlarından Fenerbahçe’nin oyuncusuna…

Hani şu Top 16′ya 3 maçta 3 mağlubiyetle başlayan Fenerbahçe…!

Seslenen de, hani şu Beko Basketbol Ligi’nin yayın haklarını elinde bulunduran ama 4 İstanbulludan başka takımın maçını (lider Banvit’in maçlarını bile) yayınlamayan yayıncı kuruluş yorumcusu…

Ligin ikinci haftasında dört İstanbullu birbiriyle oynadığı için sadece 2 maç yayınlayan… (o hafta Telekom-Gaziantep, Banvit-Tofaş, Konya-Aliağa, Trabzon-Olin Edirne maçları vardı…)

Hani şu, spikerinin dört İstanbulludan birinin maçında “ribaund bizde kaldı” gafını ağzından kaçırdığı yayıncı kuruluş…

Böyle böyle basketbolu sevdirecekler memlekete…!

Sevsinler…!

——

İlimizi EBBL’de temsil eden Trakya Üniversitesi Meriç Spor Kulübü, önümüzdeki hafta sonu FMV Işıkspor’u konuk edecek ve 3.Lige katılma şansını elde etmeye çalışacak… Salonda olup destek vermek, boynumuzun borcu olsun…

——

Kadınlar Basketbol İkinci Ligi’ndeki temsilcimiz Edirnespor bu sezon rakip tanımıyor… 11 maç sonunda ligin en çok atan, en az yiyen ve Çankaya Üniversitesi’yle birlikte namağlup takımı… Zaten üst düzey teknik ve oyuncu kadrosuna sahip olan takımın son transferi de ayağının tozuyla çıktığı Harran maçında 20 sayı 11 ribaunt üretti…

Bu sezon Edirnespor için “Şampiyonluk” kelimesini daha çok telaffuz eder olduk…

Haydi hayırlısı…

]]>
/meliih-berke-pas-ver/feed/ 1
Banvit’i Yenebilme İhtimali /banviti-yenebilme-ihtimali/ /banviti-yenebilme-ihtimali/#comments Mon, 23 Dec 2013 10:29:51 +0000 dede /?p=25135 Devamını Oku »]]> Telekom deplasmanında da yüzümüz güldü…

Bu hafta bize yine mutluluk düştü…

Puan sıralamasında ilk sekiz içinde olmayalı uzun zaman olmuştu…

Ne söylesek yetmez…

Düşük bütçe…

Dar kadro…

Bana mısın demiyor takım…

Emeği geçenlerin ellerine sağlık…

Ah bir de verilen sözler yerine gelse…

Şu “bütçenin yarısı kadar…” olan mesela..!

Cem Akdağ’ın seçenekleri artsa… Yıldızlarımızı dinlendirecek, destekleyecek takviye yapılabilse…

Hazır playoff  potasına girmişken orada kalsak…

 

Yoksa biraz şımardık mı ne ..?

Şımardıysak da, sorumlusu Koç ve Takımdır…

Baksanıza Banvit’i yenebilme ihtimalini soktular aklımıza…

Salona güvenle, umutla gitmeye, gururla çıkmaya alıştırdılar bizi…

Biliyoruz ki; kazanır-kaybeder, iyi oynar-kötü oynar ama çıkar yenmek için oynar bu takım…

 

Mersin maçından sonra da yazmıştım :

“Ben bu takımı seviyorum…”

Şimdi bir de;

Ben bu takımın “Banvit’i yenebilme ihtimalini” seviyorum…

Çarşamba akşamını iple çekiyorum…

Takımımı desteklemek için…

Banvit’i yenebileceklerine inandığımı göstermek için…

 

 

 

 

]]>
/banviti-yenebilme-ihtimali/feed/ 4
“Reha Öz… Bu İşi Çöz…” dü /reha-oz-bu-isi-coz-du/ /reha-oz-bu-isi-coz-du/#comments Mon, 16 Dec 2013 17:41:48 +0000 dede /?p=24984 Devamını Oku »]]> Olin Edirne, geçtiğimiz Cumartesi günü Beko Basketbol Ligi’nin 10. Haftasında dördüncü galibiyetini aldı.

Yeni bir Erşan Kartal faciasına ramak kalan maçta, kaptan olaya el koyup sevimsiz bir sonuca izin vermedi. Özellikle ikinci çeyrekte üst üste pota altını zorlayıp bulduğu sayılarla takımın direncinin düşmesine engel olan Reha Öz, ikinci yarıda kritik anlarda bulduğu iki üç sayılık isabetle de “işi çözen” adam oldu…

Maçın ilk periyodu ve dar kadromuzun kronik belası olan yorgunluğun devreye girdiği son periyodu dışında takım zaten bu maçı kazanacağı sinyalini veriyordu.

Beşiktaş maçında Fatih Söylemezoğlu-Halil Baldemir ikilisinin sıkı markajından ! kurtulamayıp sahada sadece 7  dakika kalabilen ve takıma hiç katkı veremeyen Christos Tapoutos bu defa basketbol oynama fırsatı bulunca bu sezon bizi alıştırdığı performansını sergiliyor ve 21 sayı buluyordu…

Reha ve Darius’un, Francis’e verdikleri ribaunt desteği sayesinde, bu sezon pek alışkın olmadığımız bir şekilde rakipten fazla ribaunt topluyorduk…

Maç içinde beşer top kaybı yapan Barış Güney ve Francis’e aynı sayıyla eşlik edince, Beşiktaş maçındaki 7 top kaybını hatırlayıp bir an için “eyvah” dediğimiz Darius, 24 sayı 8 ribauntluk performansını, faul atışından seken topu kovalayıp Tofaş’ın son topu kullanma şansını ve maçı çevirme umudunu yok ederek taçlandırıyor ve Mersin maçından sonra, bu maçın da galibini tayin ediyordu…

Fotoğraf: Berker Kartel

Bizlere gelince…

Biraz da Erşan Kartal’ın ateşlemesi !! sayesinde yine tribün-takım bütünleşmesinin, maçı yaşayan Edirne tribünleri güzelliğinin, keyfinin tarafı oluyorduk…

Bir sloganın hayata geçişine, gerçek oluşuna şahit oluyorduk ;

“Reha Öz… Bu İşi Çöz…”

Bir kez daha teşekkürler takım…

Teşekkürler Kaptan…

 

]]>
/reha-oz-bu-isi-coz-du/feed/ 1
I Love This Team /i-love-this-team/ /i-love-this-team/#comments Mon, 18 Nov 2013 20:23:31 +0000 dede /?p=24353 Devamını Oku »]]> Bu hafta, Mersin karşısında sezonun ilk iç saha galibiyetini aldı Olin Edirne…

Çok güzel maç oldu.

Son saniyesine kadar heyecan dolu…

Sonu da güzel bitti…

Hem de ne güzel…

Maç gitti, geldi…

Kimin kazanacağına Darius karar verdi..

Harikaydı…

 

Francis double double yaptı…

Christos 15 sayıyla omuz verdi arkadaşlarına…

Reha Öz, hep bildiğimiz gibi… 12 sayı, 4 ribaunt, 1 top çalma, 2 blok üretti…

Barış Güney, uygulamalı asist derslerine devam etti…

Hepsi iyiydi, hepsi güzeldi de bana en fazla keyif veren, salondaki atmosfer oldu…

Bu sezon ilk defa Edirne seyircisi seyirci olmaktan çıktı…

Reaksiyon verdi…

Oyunun içine girdi…

Maçı yaşadı…

Oyuncularıyla etkileşime girdi…

“ohh be” dedim, bu oyun işte böyle daha güzel…

Çok keyif aldım…

Herkes keyif aldı sanırım…

 

Uzun uzadıya anlatmaya gerek yok ;

Ne güzel yendik…

Ne güzel sevindik…

Ne güzeldik…

 

6 maçta 3 galibiyetimiz oldu…

Galatasaray kadar…Tofaş kadar…

Beşiktaş’tan fazla …

Telekom’dan da… Trabzon’dan da…

 

NBA’in bir sloganı var, hepimiz duymuşuzdur :

“I Love This Game”

“Bu oyunu seviyorum…”

Ben de…Ben de bu oyunu seviyorum…

Ama daha çok ;

Ben bu takımı seviyorum…

 

]]>
/i-love-this-team/feed/ 1